hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow
    Ozan Onat Ozan Onat

    Dördüncü Sanayi Devrimi Kıyısında Türkiye ve Dünya

    22.01.2019 Salı | 15:36Son Güncelleme:

    Dünya liderlerini, küresel şirket yöneticilerini, ekonomistleri, politikacıları, gazetecileri her yıl İsviçre’nin ünlü kayak merkezi Davos’ta biraraya getiren Dünya Ekonomi Forumu başladı. Zirve 1979 yılından beri, bugün hala başkanlığını yürüten, Klaus Schwab önderliğinde düzenleniyor.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow


    Dördüncü Sanayi Devrimi Kıyısında Türkiye ve Dünya

    Dünyadaki ekonomik, siyasi ve toplumsal gelişmelerin masaya yatırıldığı, çözüm önerilerinin sunulduğu zirvenin son yıllardaki ana odak noktalarından biri dördüncü endüstri devrimi. Bu yıl da ana tema olarak ‘’Küreselleşme 4.0: Dördüncü Sanayi Devrimi Çağında Küresel Yapıyı Şekillendirmek’’ belirlenmiş durumda.

    2016 yılında Dördüncü Sanayi Devrimi adlı kitabını da yayınlayan Klaus Schwab yaşadığımız çarpıcı teknolojik dönüşümle ilgili şöyle diyordu;

    “Yaşama ve çalışma biçimimizi kökten değiştirecek teknolojik bir dönüşüm sürecinin henüz başındayız. Bu kadar büyük bir ölçek ve geniş bir kapsamda ve bu kadar karmaşık bir dönüşümü insanlık belki de ilk defa deneyimleyecek.”

    İnsanlık zor bir dönüşümün kıyısında ve bu seneki zirve de ABD ve Çin arasında giderek artan ticari restleşme ve siyasi tansiyon, İngiltere’nin Brexit oylaması, Çin ekonomisinde yaşanan küçülme ve yaklaştığı iddia edilen global resesyon beklentisi derken hem siyasi hem de ekonomik anlamda pek çok belirsizlik içinde toplanıyor. Zirveye ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Theresa May de katılmayacaklarını açıklamıştı.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Popülist politikalarla korumacılığın giderek yükseldiği bir dönemde Klaus Schwab, zirve öncesi kaleme aldığı makale ile dünyayı tekrar ele ele vermeye çağırıyor. “Popülist politikalar ve milliyetçilikle ekonomileri birbirine kapatmaktansa, ülke vatandaşlarının liderleriyle iyi bir bağ kurabileceği, herkesin evinde güvende hissederken dünyaya da sonuna kadar açık olacağı bir sosyal düzen kurmalıyız.

    Yeni nesil bir kamu – özel sektör işbirliğini sağlamalı, insanlığın yararına olacak bir ekonomik büyümeyi ve sürdürülebilir bir çevre anlayışını hedeflemeliyiz” diyor ve şöyle çarpıcı bir ifade kullanıyor;

    “Küreselleşme 4.0 dönemi henüz başladı ama biz bu döneme hiç hazır değiliz.”

    Dördüncü Sanayi Devrimi Kıyısında Türkiye ve Dünya  

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Dördüncü Sanayi Devrimiyle birlikte karşımızda zorlu bir adaptasyon dönemi var. Hem şirketler, hem de çalışanlar bu teknolojik dönüşüm dönemine adapte olmaya çalışırken,  başta sağlık, ulaşım, iletişim, üretim, dağıtım ve enerji olmak üzere pek çok sektör hızla dönüşüyor. Ve bu dönüşümü yönetmek için sadece ulusal ve uluslararası işbirliğine değil, yeni eğitim modellerine, çalışanlara yeni beceriler kazandıracak programlara da ihtiyacımız olacak.

    Yeni nesil teknolojiler ekonomiyi, toplumu ve yaşam kalitesini yükseltirken, gelişmekte olan ülkeler için ciddi riskler de taşıyor. Dönüşüme adapte olamayan ülkelerin hızla oyun dışında kalma ihtimali de yüksek.

    Sadece yerel değil, küresel çapta ekonomik ve siyasi riklerin arttığı böyle bir dönemde ülke olarak kutuplaştırıcı değil, toplumu biraraya getirecek, güven ortamını sağlayacak politikalara, samimi ve güler yüzlü iletişime ihtiyacımız var. Sık sık konuşmalarımda da dile getirdiğim üzere “Kendi dönüşümümüze biz liderlik edersek, geleceğimizi de biz yönetebiliriz.”