Türkiye’nin çocukları geleceğin dilini öğreniyor

Yeni nesil teknolojiler hayatımızı tarihte hiç olmadığı ölçüde ve hızda dönüştürüyor. Tüm dünyanın her alanda radikal bir dönüşüm geçirdiği böyle bir dönemde Türkiye’nin de bu dönüşüme hızla adapte olması, hatta bazı alanlarda liderlik etmesi gerekiyor.

Ancak bu dönüşüme adapte olmak, bu dönüşümü sürdürüp liderlik edecek bir nesil yetiştirmek ihtiyacını da ortaya koyuyor. Ben de geleceğin becerilerine sahip  bir nesil yetiştirme uğrunda projeler yürüten iki çok önemli kuruluşun yöneticileri, 20 yıldır toplumsal dönüşüm ve bilişim odaklı kalkınma projeleri yürüten Habitat Derneği’nin Başkanı Sezai Hazır ve 11 yıldır Türkiye’nin toplumsal gelişimine katkıda bulunan projelere imza atan Türkiye Vodafone Vakfı’nın Başkanı Hasan Süel’le Mardin’de bir araya geldim.

Projeyle geride kalan süreçte 30 ilde 12 bini aşkın çocuğa ulaşıldı. Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırında da yaklaşık 7 ayda 12 ilde 2.500 çocuğa kodlama eğitimi verildi.

Teknolojik dönüşümün çok hızlı yaşandığı bir ortamda geleceğin iş dünyasına adapte olabilmek aynı zamanda bazı becerilere sahip olmaktan geçiyor. Programlama becerisi ya da kısaca kodlama bunların en başta geleni. Sizler de bu amaçla 3 yıl önce çocuklara yönelik kodlama eğitimi hedefiyle “Yarını Kodlayanlar” projesini birlikte hayata geçirdiniz. Kısaca bu projeyi hayata geçirirken altında yatan motivasyonunuz, amacınız neydi biraz anlatır mısınız?

Hasan Süel – İçinde bulunduğumuz dijital dünyanın lisanı kodlama. Bu nedenle, dünyada yeni eğitim yaklaşımları artık kodlama üzerine kurgulanıyor. 

OECD'nin dijital ekonomi konulu son raporuna göre, bugünün 3 çocuğundan 2'si, gelecekte bizim şu an bilmediğimiz mesleklere sahip olacak. Robot veterinerliği, holoportasyon uzmanlığı, etik hacker'lık, duygu tasarımcılığı, bilgi madenciliği, yapay organ imalatçılığı ve rüya gerçekleştiriciliği gibi meslekler ortaya çıkacak. Kulağa ütopik gelen bu meslekler 20 yıl içinde şirketlerdeki yerini alacak.  Bu yeni mesleklerin temelinde kodlama yer alıyor.

Sezai Hazır - Yarını Kodlayanlar projesi ile yola çıktığımızda Vodafone Vakfı bize çocuklarla bir şeyler yapmak istediğini dile getirdi. Biz de “acaba bu proje yurtdışında uygulanmış bir projenin Türkiye uygulaması mı olacak?” diye düşünürken, bunun tamamen Türkiye’de ortaya konan ve Hasan Bey’in fikri olduğunu öğrendik. Ekibimizle projeyi geliştirdik.

Yarını Kodlayanlar projesindeki eğitimler sayesinde çocuklarımız sadece teknoloji tüketicisi olmayıp yeni teknoloji ya da dijital eser yaratmanın yollarını öğreniyor. Proje kapsamında verdiğimiz eğitimlerde çocuklara 4 temel değeri öğretmeyi hedefliyoruz: Hayal et, Tasarla, Yap, Paylaş. Bu değerler, “kendin yap” kültürünün de temelini oluşturuyor. Yeni fikirler her zaman hayal etmekle başlar. Çocuklarımızın hayal gücünü harekete geçirmeyi hedefliyoruz. Onlara hayal ettikleri düşünceleri tasarlama imkânı sunuyoruz.


Çocukların belki daha okuma yazmayı, toplama çıkarmayı yeni öğrendiği bir dönemde onlara kodlama eğitimi vermek, onların hayatına nasıl dokunuyor, nasıl bir fark yaratıyor sizce?

Hasan Süel - Kodlamada yetkinliği ne kadar erken kazanılırsa, o kadar iyi. Kodlama, yaratıcılığı geliştiriyor, yenilikçi düşünmenin kapılarını açıyor, hayalleri somutlaştırıyor. Hayallerin somut çıktılarını görmek ise her seferinde daha farklı, daha yenilikçi projeler geliştirmek için gerekli motivasyonu sağlıyor, özgüveni artırıyor. Kodlamanın temeli olan algoritma, bir problemin çözümünde önemli olan mantıksal ve sıralı şekilde ifade etme yetisini geliştiriyor.

Biz de “Yarını Kodlayanlar” projemizle çocuklarımızı kod yazmaya özendirerek geleceğin teknoloji üretenleri olmalarını sağlamak istiyoruz.

Sezai Hazır - Kodlama bilmek artık okuma yazma bilmek kadar önemli. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de kodlamanın ders olarak yer almamasının önündeki en büyük engel bunu verecek yetişmiş insan gücünün olmaması.

Biz bu proje ile hem yetişmiş insan gücüne katkı sağlamak için gönüllü eğitmenler yetiştirdik. Hem de bu gönüllü gençler ile çocuklara dokunduk. Gençlerle birlikte çocukları geleceğe hazırlamanın adımlarını attık.

Gelecekteki büyümenin anahtarı, eğitim ve beceri geliştirme gibi üretkenliği artıracak alanlarda yapısal reformlar yapmak. Küresel bilişim üretiminde binde 8 düzeyinde pay alan Türkiye’nin zaman kaybetmeden bu alanda güçlü bir dönüşüme imza atması lazım.

Bu projede eğitim gören çocuklar bir gün belki sizin firmanızın bir yazılımcısı, mühendisi, yöneticisi olacaklar. Sizin bu gençlerden beklentiniz nedir? Ne gibi becerilerle kapıdan içeri girmeleri gerekiyor?

Hasan Süel - İş dünyasında her zaman yeni fikirlere ihtiyaç duyulur. Yeni fikirler de her zaman hayal etmekle başlar. Kodlama eğitimleriyle çocuklarımızın hayal gücünü harekete geçirmeyi hedefliyoruz. Onlara hayal ettikleri düşünceleri tasarlama imkânı sunuyoruz. Tamamladıkları projeleri başkalarının yapabileceğini ya da geliştirebileceğini anlatıyoruz, yani paylaşımcı olmayı öğretiyoruz. Tüm bunlar, iş hayatına atıldıklarında onlara yardımcı olacak önemli değerler.

Ayrıca, bu eğitimler sayesinde çocuklarımız sadece teknoloji tüketicisi olmayıp teknoloji üretmenin de yollarını öğreniyor. Bu yönüyle kodlama, dijitalleşme vizyonumuzla da doğrudan örtüşüyor. Her bir çocuğumuz kod yazmaya başladığında, Türkiye dijitalleşecek. Bu durum yerli yazılım üretimini de teşvik edecek. Kod yazan çocukların, hedeflediğimiz dijital geleceğin mimarları olacağına inanıyoruz. Türkiye’yi dijital geleceğe çocuklarımızla taşımak istiyoruz.

Eğitim doğası gereği çok uzun soluklu ve çıktısının ölçümü zor yapılan bir alan. “Yarını Kodlayanlar” projesi şu gibi somut, umut verici çıktılar sağlamıştır diyebileceğiniz örnekler var mıdır?

Sezai Hazır - Projemizin ilk yıl sonuçlarına göre, çocuklarımızda önemli ve olumlu yönde değişimlerin olduğunu gözlemledik. “Scratch ile kendi oyunumu yapabiliyorum” diyen çocuklarda %31’lik, “Bir yazılım problemini çözmek için daha zor ve uzun programlar yazabilirim” diyenlerde ise %35’lik artış görüldü.

Ayrıca, 2017 yılında Vodafone’un yayınladığı ‘Connected Education’ raporunda yer alan projemiz, tüm dünyaya örnek gösterilerek bizim için gurur kaynağı oldu. Londra’daki törende ailesi 20 yıl önce Batman'dan İstanbul'a göç eden ve 2007 doğumlu Esra kodlama ile değişen hayallerini anlattı. İleride ayakkabı tasarımcısı olmayı isteyen Esra, bu hayalinde kodlama eğitiminin büyük etkisi olduğunu da belirtti. Esra, bu hayalini gerçekleştirdiğinde öncelikle eve yorgun gelen babasına masaj yapabilen bir ayakkabı kodlayarak tasarlamak istediğini anlattı.

Bir başka örneğimiz ise Berk Sürücü oldu. İlkokul öğrencisiyken Habitat’la tanışan ve devamında projelerimizde aktif yer alan Berk’i basında “Kuyudan köpeğin kurtarılmasında robot kol yapan lise öğrencileri” başlıklı haberlerden tanıyabilirsiniz.

2014 yılında Silikon Vadisi'nde katıldığı 54 saatlik bir hackathon çalışmasında ekibiyle beraber geliştirdiği proje sayesinde 'Young Entrepreneurs' (Genç Girişimciler) ödülü kazanmıştı. Berk Sürücü aynı zamanda 2016-2017 sezonunda dünyada ilk 3'e giren FRC Robotik takımı 3646 INTEGRA üyesi. Bu projenin de önemli somut başarı hikayelerinden biridir.

Şimdi ise Adana’da projemizin eğitimlerini alıp ardından hackathonlarımıza katılıp başarılar elde eden ve dünyaca ünlü bir robotik yarışmasının Türkiye finalinde derece elde edip Çin’deki dünya finaline gidecek bir takımımız mevcut. Onların da projemiz ve ülkemiz adına önemli başarılar elde edeceğine inanıyoruz.

Çok teşekkür ediyorum ve projenizin büyüyerek devam etmesi diliyorum.

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS