Prof. Dr. Murat Ferman Prof. Dr. Murat Ferman

"Aşı çıpa"sını elden kaçırma lüksümüz yoktur

02.05.2021 Pazar | 12:13

Tüm dünya pandemi sürecinin bunaltıcı konjonktüründen sıyrılmaya çalışırken, bundan sonraki seyir ile gelişmelerin öngörülmesindeki zorluk ve belirsizlik, “huzur bırakmayan” varlığını ve “yaşam kalitesindeki aşındırıcı” etkisini sürdürüyor. Normalleşme-Eski Rutinlere Dönme bakımından elimizde bulunan ve deyim yerindeyse “kerteriz alınması gereken” ÇIPA; aşı ve aşılanma hızı/oranı olarak karşımıza çıkıyor.

Birbuçuk yılı aşkın bir süredir devam eden pandemi sürecinde aşı geliştirme konusunda çabuk mesafe alındığını, üstelik bu işin; farklı teknolojilere( inaktif, RNA, vektör ) dayalı olarak çeşitli aşı kategorileri ve birden fazla tedarik kaynakları( Çin, Almanya, Rusya, vb. ) temelinde başarıldığını kabul etmeliyiz.

An itibarıyla öncelikli mesele; kriz döneminde ihtiyaç duyulan “kaynak yaratımı” konusunda sergilenen küresel başarı ve yetkinliğin erişime açılması ve dünya nüfusunun en az % 70’ ine ulaştırılması sürecinin etkin planlama ve yönetimi’ne dönüşmüştür.

Aşıya erişim ve popülasyona uygulama sürecinde yaşanan global gelişmeler, her halde pek çok farklı ideolojik-felsefi değerlendirmeye konu edilebilecek kapsam ve derinliktedir. “Kıt kaynaklara ulaşım ve kullanım” sürecinde önceden varolan eşitsizlikler; ölüm-kalım mücadelesi olarak nitelendirilebilecek pandemi döneminde daha keskin ve acımasız yüzü ile karşımızdadır.

“ Zor, oyunu bozar! ” deyişinden hareketle, şu anda yaşananların aslında önceden varolan haksızlık ve eşitsizlikler temelinde ortaya çıktığı hususunu teslim etmeli; belki de hesaplaşma ve tartışma işini daha sonraya bırakma ferasetini göstermeliyiz. Şimdi dikkatimizi, eldeki çıpaya; aşının süratle temin ve uygulanmasına yoğunlaştırma zamanıdır.

“Aşı çıpası”nın kullanımında dikkatlerimizden kaçmasına izin verilemeyecek bir özellik bulunuyor; süreci başlattığınız anda aslında “pandoranın kutusunu açmış” oluyorsunuz: Bir tanesi hariç, tüm aşıların birbirini takip eden “iki doz” sekansında uygulanması gerekiyor ve ilk dozdan sonraki terminde “yeni varyasyonlara konak sağlayıcı bir zemin geliştirme riski” gibi FİZYOLOJİK; kişilerde “bekleyiş-kuyruk sendromu ve algı yönetimi” gibi SOSYO-PSİKOLOJİK ve “ temel yönetim tercih ile becerilerinin sorgulanması “ temelinde POLİTİK sorun kulvarlarının inşasına temel atılmış olunuyor. O halde, aşılama süreci bir kere başlatılınca, “ mazeret üretme; pardon deme hakkından peşinen vazgeçilmesi hükmü” hakim duruma geçmektedir. Yarışta start alan atletin, klasman dışı kalma hakkı yoktur!

Çağdaş emanetçileri olduğumuz köklü kültür coğrafyamız imbiğinden damıtılmış şu söze kulak verme zamanıdır:

“Elden gelen öğün olmaz; o da vaktinde ulaşmaz!”

İnsan hareketliliğinin kısıtlanmaya çalışıldığı uzun kapanma döneminde, ülkemizdeki aşılama sürecine yeniden ve hiç vakit kaybetmeden vaziyet etme zamanıdır. Halihazırda kaybolduğu görülen sekans ve dizgeleme işinde, “ince ayar” niteliğinden daha ötede, köktenci ( radikal ) yaklaşımların; uygulama amaçlı olarak acilen değerlendirmeye alınması gereklidir. Yerli üretim ve tedarik meselesinde gerçekçi güncelleme ve öncelikli yaklaşımlara duyulan gereksinimin gereği, ivedilikle, yeniden çalışılmalıdır.

Genel-geçer bir ifadeyle; “ hareket olmadan, bereket olmaz! “ Ancak, hareket’ in olabilmesi için de “hayat” gereklidir. Salgın koşullarında üç vardiya; uzun saatler ve aralıksız çalışarak katma değer üretmeye devam eden fedakar işgörenlerimiz başta olmak üzere, milletimizin istikbali bakımından elde mevcud tek çıpa olan aşı’yı ıskalama; çalkantılı denizde kaybetme marjımız bulunmamaktadır.

Diğer Yazıları

En kıymetli değerlerimiz; Demokrasi ve çocuklarımız

Yüzüncü yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kıvanç ve iftiharla kutluyoruz.

Devamını Oku 23.04.2021

Ekonomik büyümenin ana kulvarı sanayidir

Ekonominin gidişatını, geride bıraktığımız ilk üç ayın verilerine bakarak değerlendirme zamanıdır. BELİRSİZLİK faktörünün adeta “bunaltıcı” ikliminde yola devam etme kıskacından kurtulamasak da, öncü göstergelere bakarak; ileriye yönelik öngörü oluşturma “dik duruşumuzu” sürdürmeliyiz.

Devamını Oku 17.04.2021

İkinci çeyrek arefesinde enflasyon riski...

Ekonomik gelişmeleri; üçer aylık(çeyrek) bazda izlemeye alarak çeşitli değerlendirmelere konu etmek, benimsenmiş bir yaklaşımdır. Nitekim, söz konusu zaman dilimi; ekonomideki trend ve yönelişlerin ortaya çıkmasına fırsat tanıyacak, genel eğilimlere işaret edecek en kısa zaman aralığı-termini temsil eder. Şimdi, ilk çeyreği tamamlayan dünya ekonomisinin, bundan sonraki seyrine ilişkin “ortaya karışık-potburi ” tespitleri paylaşma zamanıdır.

Devamını Oku 11.04.2021
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS