Altın’da; yerleşik fiyatlandırma süreç ve kararlarını yeniden sorgulama ve “kağıt/sertifika” temelli yaklaşımı hedef alan önemli bir girişime Çin tarafından start veriliyor. “Vatandaşları hızlı fiyat hareketlerinden koruma” görünür sebebi ileri sürülerek, gerçek kişilerin kağıt esaslı işlem yapmalarına engel; fiziksel altın temelli işlemlere destek geliyor.
Aslında Çin, dünya altın fiyatlarının kaldıraçlı “kağıt/sertifika/taahhüt üzerinden değil” ve fakat, “fiziki/emanet/ elle tutulur” maden üzerinden belirlenmesi sürecini zorluyor; Batı’nın finansal hegemonya avantajını zayıflatmaya çalışıyor. Her fiyattan sürekli fiziki altın alımını sürdüren Çin, dolaylı olarak, Amerikan Doları’nın; altın karşılığı kalmayan/olmayan rezerv para durumuna düştüğü gerçeğini hatırlatmaya uğraşıyor. Yakın bir erimde, Amerikan Doları yerine kendi parasını ikame etme hayaline kapıl(a)mayan Çin, uzun soluklu ve sabırlı çabaları sürdürme konusunda kararlılığını koruyor.
Eş zamanlı olarak, COMEX Şikago Değerli Madenler Borsası tarafından 7/24 Kesintisiz İşlem rejimine geçildiği yönündeki açıklama elbette “manidar” bulunuyor! Altın ve değerli maden piyasalarını yeni açılım ve yönelişlerle dolu bir gelecek bekliyor.
Çin, ABD hakimiyetine karşı zorlayıcı Eko-Politik açılım ve uygulamalarını Yapay Zeka (AI) kulvarına da taşıyor. Şangay Borsasında halka arz edilen çip üreticisi CXMT, şimdiye kadar sadece Amerika-Hollanda-Tayvan elinde bulunan litografik-devre basma teknoloji yeterliğine ulaştığını iddia ediyor. İlk işlem gününde %500 değer artışı yaşanan firma öncülüğünde, yerleşik rekabet haritasının yeniden çizilmesi gerekeceği değerlendiriliyor.
Geçen sene başında büyük yankı uyandıran DeepSeek YZ açık programından sonra, şimdi MOONSHOT firması tarafından kullanıma sunulan KİMİ K3 programı, deyim yerinde ise, “çarşıyı karıştırıp” büyük tartışmalara yol veriyor. ABD’li AI devlerinin yıllardır harcadıkları para; topladıkları kaynak ve talep ettikleri yüksek kullandırma maliyetleri tablosu karşısında “Çin Alternatifi” prestij kazanıyor; ilgi çekiyor. AliBaba firmasının dahi bu yarışa katıldığı; daha ucuz geliştirme ve kullanım maliyetli Çin YZ çözümlerinin prim kazandığı görülüyor.
Senelerdir borsaları yukarı taşıyan “Muhteşem Yedili” ve diğerlerinin, yakın süreçte yaşadıkları değer kaybı ile adeta “devrelerinin yandığına” şaşırmamak gerekiyor. Çin, birbirini takip eden bu gibi hamleleriyle; YZ işinin de “daha ekonomik ve erişilebilir olduğunu” göstermeye, sistemin egemenlerini hesap vermeye davet ediyor! Nitekim, Yapay Zeka kurgu ve oyun kurallarının tanımlanması işinde de Çin aktif bir tutumla ön almaya çalışıyor; Başkan Şi evsahipliğinde “Dünya Yapay Zeka Konferansı” Şangay’da düzenleniyor. Aralarında Brezilya ve Endonezya gibi alanın çıkış yapan ülkelerinin de bulunduğu 29 ulus, “açık sistem” ve “eşitlikçi kullanım” tadında ilkeler çerçevesinde ortak kararlar oluşturmaya çalışıyor ve bu işi; “sadece ABD’nin eline bırakmama” prensibi taraftar topluyor.
Keza, Birleşmiş Milletler himayesinde Cenevre kentinde düzenlenen PALEXPO YZ Etkinliği’ne Amerikalı firmaların katılmaması ve buna karşın Çin’in, BM Temsilcisi Fu Cong aracılığı ile ”isteyen herkese yardım elinin uzatılacağı” mesaji dikkat çekiyor. Çin’in; EV (Elektrikli Araçlar) ve güneş panelleri gibi alanlarda kendisini taşıdığı avantajlı rekabet yolculuğuna, bu kez, Yapay Zeka kulvarını ekleme çabasına giriştiği görülüyor.
Geride kalan Soğuk Savaş döneminin hal ve şartları altında ortaya çıkan “Demir Perde” yaklaşımı zihinlerdeki yerini koruyor. Günümüz Jeo-Politik yapılanmasında benzer bir bakış açısı ile “Silikon Duvar” kavramı sıklıkla gündeme getiriliyor. Her söylem ve aksiyonu ile “tek kutuplu (ABD hegemonyası) dünyaya karşı; çok kutuplu dünya sloganı arkasında duran” Çin, Dijital-Yarı İletken-Yapay Zeka coğrafyasında yükselecek her “duvarın”; inşa edilecek türlü platformların da ana mimarları arasına katılma ülküsünü yansıtmayı sürdürüyor.
Altın’da; yerleşik fiyatlandırma süreç ve kararlarını yeniden sorgulama ve “kağıt/sertifika” temelli yaklaşımı hedef alan önemli bir girişime Çin tarafından start veriliyor. “Vatandaşları hızlı fiyat hareketlerinden koruma” görünür sebebi ileri sürülerek, gerçek kişilerin kağıt esaslı işlem yapmalarına engel; fiziksel altın temelli işlemlere destek geliyor.
Aslında Çin, dünya altın fiyatlarının kaldıraçlı “kağıt/sertifika/taahhüt üzerinden değil” ve fakat, “fiziki/emanet/ elle tutulur” maden üzerinden belirlenmesi sürecini zorluyor; Batı’nın finansal hegemonya avantajını zayıflatmaya çalışıyor. Her fiyattan sürekli fiziki altın alımını sürdüren Çin, dolaylı olarak, Amerikan Doları’nın; altın karşılığı kalmayan/olmayan rezerv para durumuna düştüğü gerçeğini hatırlatmaya uğraşıyor. Yakın bir erimde, Amerikan Doları yerine kendi parasını ikame etme hayaline kapıl(a)mayan Çin, uzun soluklu ve sabırlı çabaları sürdürme konusunda kararlılığını koruyor.
Eş zamanlı olarak, COMEX Şikago Değerli Madenler Borsası tarafından 7/24 Kesintisiz İşlem rejimine geçildiği yönündeki açıklama elbette “manidar” bulunuyor! Altın ve değerli maden piyasalarını yeni açılım ve yönelişlerle dolu bir gelecek bekliyor.
Çin, ABD hakimiyetine karşı zorlayıcı Eko-Politik açılım ve uygulamalarını Yapay Zeka (AI) kulvarına da taşıyor. Şangay Borsasında halka arz edilen çip üreticisi CXMT, şimdiye kadar sadece Amerika-Hollanda-Tayvan elinde bulunan litografik-devre basma teknoloji yeterliğine ulaştığını iddia ediyor. İlk işlem gününde %500 değer artışı yaşanan firma öncülüğünde, yerleşik rekabet haritasının yeniden çizilmesi gerekeceği değerlendiriliyor.
Geçen sene başında büyük yankı uyandıran DeepSeek YZ açık programından sonra, şimdi MOONSHOT firması tarafından kullanıma sunulan KİMİ K3 programı, deyim yerinde ise, “çarşıyı karıştırıp” büyük tartışmalara yol veriyor. ABD’li AI devlerinin yıllardır harcadıkları para; topladıkları kaynak ve talep ettikleri yüksek kullandırma maliyetleri tablosu karşısında “Çin Alternatifi” prestij kazanıyor; ilgi çekiyor. AliBaba firmasının dahi bu yarışa katıldığı; daha ucuz geliştirme ve kullanım maliyetli Çin YZ çözümlerinin prim kazandığı görülüyor.
Senelerdir borsaları yukarı taşıyan “Muhteşem Yedili” ve diğerlerinin, yakın süreçte yaşadıkları değer kaybı ile adeta “devrelerinin yandığına” şaşırmamak gerekiyor. Çin, birbirini takip eden bu gibi hamleleriyle; YZ işinin de “daha ekonomik ve erişilebilir olduğunu” göstermeye, sistemin egemenlerini hesap vermeye davet ediyor! Nitekim, Yapay Zeka kurgu ve oyun kurallarının tanımlanması işinde de Çin aktif bir tutumla ön almaya çalışıyor; Başkan Şi evsahipliğinde “Dünya Yapay Zeka Konferansı” Şangay’da düzenleniyor. Aralarında Brezilya ve Endonezya gibi alanın çıkış yapan ülkelerinin de bulunduğu 29 ulus, “açık sistem” ve “eşitlikçi kullanım” tadında ilkeler çerçevesinde ortak kararlar oluşturmaya çalışıyor ve bu işi; “sadece ABD’nin eline bırakmama” prensibi taraftar topluyor.
Keza, Birleşmiş Milletler himayesinde Cenevre kentinde düzenlenen PALEXPO YZ Etkinliği’ne Amerikalı firmaların katılmaması ve buna karşın Çin’in, BM Temsilcisi Fu Cong aracılığı ile ”isteyen herkese yardım elinin uzatılacağı” mesaji dikkat çekiyor. Çin’in; EV (Elektrikli Araçlar) ve güneş panelleri gibi alanlarda kendisini taşıdığı avantajlı rekabet yolculuğuna, bu kez, Yapay Zeka kulvarını ekleme çabasına giriştiği görülüyor.
Geride kalan Soğuk Savaş döneminin hal ve şartları altında ortaya çıkan “Demir Perde” yaklaşımı zihinlerdeki yerini koruyor. Günümüz Jeo-Politik yapılanmasında benzer bir bakış açısı ile “Silikon Duvar” kavramı sıklıkla gündeme getiriliyor. Her söylem ve aksiyonu ile “tek kutuplu (ABD hegemonyası) dünyaya karşı; çok kutuplu dünya sloganı arkasında duran” Çin, Dijital-Yarı İletken-Yapay Zeka coğrafyasında yükselecek her “duvarın”; inşa edilecek türlü platformların da ana mimarları arasına katılma ülküsünü yansıtmayı sürdürüyor.