Prof. Dr. Murat Ferman Prof. Dr. Murat Ferman

EKO-POLİTİK ARKA PLAN OKUMASI: DCGAP KURGUSU

05.04.2026 Pazar | 17:47Son Güncelleme:

İkinci ayına giren Körfez Savaşını başlatan sebepler ve devamını sağlayan; sonlanmasını geciktiren nedenler tartışma konusu olarak kalmaya devam ediyor. İşte bu bakımdan, derli-toplu ve özlü arka plan okuma şablonlarına her zamankinden fazla ihtiyaç duyuluyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Başkan Trump’ın ilk döneminden başlayarak uygulamaya geçtiği politikalar, eko-politik gidiş ve dinamiklere ağırlıklı olarak “kazanç/kazanım maksimizasyonu” penceresinden bakıldığı tespit ile teşhisini işaret ediyor. Üstelik, bu ana “tutku”; egemen güç olmanın getirdiği “ben-merkezcil” vaziyet ediş ve hareketleri bünyesinde barındırıyor ve “şimdiye/kısa vadeye” odaklanmış bulunuyor. Hal böyle olunca, sürdürülebilirlik ilkesi gibi uzun soluklu perspektifler kapsam dışı bırakılıyor; bugünlerin kazanç ile kazanımları hemen daima ilk plana taşınıyor.

Yenilenebilir enerji kulvarında kazanılmış tüm kurumsal/yasal gelişmelerin bir anda ortadan kaldırılması; kömür ve petrole yeniden dönüş gibi ikinci Trump dönemi uygulamalarını bu cümleden saymak gerekiyor. Ukrayna-Rusya Savaşının başlangıç ve halen devamı dinamikleri bakımından da benzer değerlendirme geçerli kalıyor. Günden güne değişen, tutarlılık kaygısı sergilemeyen, uyarı ve tehdit dozu yükseltilmiş söylem ile açıklamaların arka planında işleyen eko-politik kurguya, daha gerçekçi bir okuma üzerinden yaklaşmak gerekiyor.

Arka plan kurgusunu oluşturan ana faktörleri ve nasıl etkileşim gösterdiklerini sergilemek için “D.C.G.A.P. Yaklaşım” sistematiğini dikkatlere sunuyoruz:

D harfi ile temsil edilen Dolar (Dollar) , ABD’nin kazanan taraf olduğu son büyük savaş sonrasında yapılandırılan küresel eko-mimarinin rezerv parası olmayı sürdürüyor. 1970’li yılların başında altın karşılığı kaldıracından ayrıldığı için, karşılığını; Amerika’nın askeri/teknolojik/kültürel gücü oluşturan Dolar, “Petro-Dolar” çıpası kurgulanması üzerinden kuvvetli bir köprü dayanak ile birlikte varlığını sürdürüyor. Uzun bir dönem boyunca “Güçlü Dolar” politikası çerçevesinde kazanç (başta tahvillerine yatırım) sağlayan ABD, kırk trilyon seviyesine yaklaşan dış borç tutarında iskonto sağlamak amacıyla istikamet değiştiriyor ve güçlü dolar duruşunu gevşetiyor; diğer finansal varlıkların adeta önünü açıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

C harfi ile temsil edilen Kripto Varlıklar (Crypto Currencies), Trump’ın beklenmeyen sürpriz tutum değişimi ve “Amerika’yı, galaksinin kripto merkezi yapacağız!” ifadesi ile yeni bir istikameti işaret ediyor. İkinci döneminin hemen başından itibaren Başkan Trump, bizzat kendisi ve ailesinin yer aldığı girişimleriyle dikkat çekiyor. Kripto varlıkların bayrak ismi BitCoin senenin ikinci yarısında tarihi zirveleri test ettikten sonra farklı bir seyir izliyor. İş; kripto varlıklara geldiğinde bu kategoride en fazlasına sahip olanın gene ABD olduğu ortaya çıkıyor.

G harfi ile temsil edilen Altın (Gold) söz konusu olduğunda, dünyada en fazla fiziksel altına sahip ülkenin gene ABD olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Yukarıda belirtildiği üzere, Dolar cinsinden dış borcunu tenzilata uğratmak üzere Altına “yol verildiğinde” teknik temelleri zayıf ve fakat baş döndürücü/perspektif şaşırtıcı bir yükseliş ile günün sonunda gene Amerika kazançlı çıkıyor. Sıcak savaşın başla(tıl)masıyla devreye giren “Dolar yukarı/Altın aşağı” deviniminde, her türlü karlı çıkanın kim olduğunu tarife gerek kalmıyor!

Haberin Devamı
Haberin Devamı

A harfi üzerinden işaret edilen Silah Endüstrisi (Arms Industry) kulvarında Amerika’nın dünya lideri olduğu biliniyor. Ukrayna Savaşı andacında silah satış gelirlerini arttırma ile eş zamanlı olarak NATO üzerinden savunma harcamalarını düşürmeyi beceren ABD, gelişen Körfez çatışması temelinde de ilgili gelirlerini arttırıyor. Saldırı altındaki Körfez ülkelerinden trilyon tutarında savaş harcama katkısı talep eden Trump, kullanılan silah ve mühimmatın yerine konması beklenen talebi üzerinden, ülkesindeki silah üreticilerine yeni imkanlar sunuyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

P ile işaret edilen Petrol ve Türevleri (Petrol) kurguya dahil edildiğinde, “kazançlı çıkan taraf “ resmi daha net hale geliyor. Son yıllarda değişen dinamikler ile dünyanın bir numaralı petrol üretici/tedarikçisi unvanı ABD’ye geçmiş bulunuyor. Savaş öncesinde 60 Dolarlı seviyelerde seyreden petrol fiyatlarının ortalama 100 Dolar seviyesine yükselerek işlem görmesi, “ilgili her türlü siparişi karşılamaya hazır olduğu sıklıkla vurgulanan” Amerika’nın petrol gelirlerini bir anda arttırıyor. Üstelik, Hürmüz Boğazı sendromu üzerinden, kendi beklentilerine uygun yeni lojistik yapılanmalara (işin içine Karadeniz ve Hazar’ı da katan Dört Deniz Yaklaşımı başta gelmek üzere) zemin hazırlama bakımından ortam hazırlanmasında mesafe alınıyor.

Sunulan DCGAP şematik yaklaşımı ile reel-politik temelinde bir pencere açılması amaçlanıyor. Tüm tartışma ve karşı manevralara rağmen, Dolar temelli ABD hegemonyasının kısa sürede bertaraf edilmesi ihtimali artmıyor. Son dönemin yükselen aktörü Çin gibi ülkelerin, yıllar içinde kazandıkları ve Dolar cinsinden tuttukları ekonomik zenginliğin büyük ölçüde hegemon ABD ile ticaret/ihracat yoluyla elde ettiklerini hatırlatmak gerekiyor. Kısacası, Amerika’nın parası olan Doların bugünü ve yarını ile ilgili dinamikler sadece Amerika’nın problemi olarak kal(a)mıyor; Petro-Dolar’ın kaderi her kesimi ilgilendiriyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

“ Her koşul ve gelişmede; her zaman karlı çıkan ABD! ” imajının uyandırdığı karşıt duruşların, ustalıklı kurulmuş DCGAP benzeri emperyal kurgular karşısında kıymet-i harbiyesi ve etkinlik durumunun gerçekçi açıdan değerlendirilmesi; işin arka plan okumasının nesnel olarak yapılması gerekiyor.