Prof. Dr. Murat Ferman Prof. Dr. Murat Ferman

Eko-Politik Geleceğe Açılan Dört Pencere..

15.01.2026 Perşembe | 21:09Son Güncelleme:

2026 yılının ilk günlerinde, eko-politik gidişata dair risk ve öngörülerin güncellendiği kapsamlı çalışmalar ortaya konuluyor. Burada, hepsi saygın kurumlar tarafından düzenli olarak hazırlanan ve henüz açıklanan dört adet saygın uluslararası çalışmayı mercek altına almak gerekiyor:

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Dünya Bankası (IBRD), düzenli olarak hazırladığı “Global Economic Prospects” (Küresel Ekonomik Beklentiler) raporunun 2026 Ocak sayısını saatler önce paylaşıyor. 180 sayfa hacmindeki raporda, küresel bazlı öngörülerin yanı sıra, bölgelere göre ayrılmış tüm dünya ülkelerine ilişkin ekonomik beklentiler yer alıyor. Kurumun kalkınma ekonomisi alanında üst düzey yöneticisi Ayhan Köse’nin öteden beri koordine ettiği kapsamlı çalışmada, “geçen dönemde şok üstüne şok yiyen küresel ekonomi ve ticaretin dayanıklılığını korumayı başardığı” tespiti ortaya konuluyor. Yaşanan tüm belirsizlik ve gümrük vergileri artışlarına karşın, küresel milli gelirde, bir önceki raporda öngörülen %2,7’lik artış oranının yakalanma başarısına işaret ediliyor. Gene de, küresel büyümenin “vites küçülttüğüne ve ortaya konulan öngörülerin gerçekleşmesi durumunda bile, 1960’lardan bu yana en küçük oranlara düşüldüğüne” dikkat çekiliyor. Üstelik, gelişmiş ülkeler ile diğerleri arasındaki uçurumun açılması ve “mutlak yoksulluk” probleminin adeta aşılamaz hale gelmesi riskleri daha keskin çizgileriyle ortaya çıkıyor. Çalışmanın dikkat çekici bir tespiti olarak; “21. Yüzyılın ilk 25 yılında gelişmiş ülkeler dışında dünyada refahın yakalan(a)madığı” ibaresi ön plana çıkıyor. Küresel ölçekte büyüme öngörüleri, 2026 için %2.6; 2027 için ise %2,7 oranlarında ifade ediliyor. Dünya genelinde enflasyon 2026 için, aşağı yönlü bir revizyonla; %2,6 düzeyine çekilmiş bulunuyor. Küresel ticarette öngörülen büyüme ise, bu sene için %2,2 ve önümüzdeki yıl için %2,7 oranlarına endeksleniyor. Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerinin, yukarı yönlü revizyonlar çerçevesinde, %3,7 (2026) ve % 4,4 (2027) oranlarına taşınması ayrıca dikkat çekiyor.

Birleşmiş Milletler dahilindeki Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 14 Ocakta açıklanan güncel çalışma; “Employment and Social Trends” (İstihdam ve Sosyal Eğilimler Raporu) başlığını taşıyor. 96 sayfa hacmine sahip raporda; 2026 yılında küresel işsizlik rakamının 186 milyon kişiye; istihdam oranının ise %4,9 düzeyine ulaşacağı öngörülüyor. Geniş kapsamlı işsizlik göstergeleri ise söz konusu tahmini 408 milyon kişiye taşıyor. Küresel istihdam kalitesinde iyileşmenin son yirmi yılda irtifa kaybettiği tespiti dikkat çekiyor. Halen 280 milyonu aşkın işgörenin “aşırı yoksulluk” sınırlarını aşmayan yaşamlara mahkum olduğu can yakıcı gerçeğine vurgu yapılıyor ve 2026 yılında dünyada 2.1 milyar işçinin “kayıtdışı” istihdam çemberini kıramayacağı ifade ediliyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

19-23 Ocak tarihlerinde düzenlenecek Davos Zirvesi öncesinde, bu sene 21. kez, “Global Risks Report 2026” (Küresel Riskler Raporu 2026) çalışması yayınlanmak suretiyle “gelenek devam ettiriliyor”! Toplam 102 sayfalık raporda, dünyada kalburüstü 1300 yönetici ve uzmanın beklenti ve “risk okumaları” kayıt altına alınıyor. Bu seneki raporun alt başlığına bakılarak genel beklenti ve eğilimi kestirmek mümkün oluyor: “Yeni Rekabet Çağında Yükselen Küresel Ekonomik Riskler”. Genel kanaat ve değerlendirmelerin; “önümüzdeki kısa ve orta vadeli erimlerde jeo-ekonomik gerilim ve devletlerarası silahlı çatışmaların belirleyici ana faktör olacağı” noktasında yoğunlaştığı görülüyor. Kısa vade kategorisinde değerlendirilen 2026-28 döneminde bunlara ilaveten, yanlış bilgi/dezenformasyon; toplumsal kutuplaşma; aşırı iklim olayları; göç ve siber güvensizlik faktörleri destek buluyor. 2036 yılına ulaşan uzun vadeli analiz ile kestirimlerde ise “iklim krizi” ön plana çıkıyor; ekosistem tahribatı; bio-çeşitlilikte erozyon; yapay zeka teknolojilerinin risk yaratımı faktörleri de resme dahil oluyor. Bu sene Davos Zirvesine ABD Başkanı Trump’ın katılımı ile yaşanacak gelişmeler şimdiden merak konusu haline gelmiş bulunuyor.

Her yıl küresel planda iş dünyasının karşılaştığı riskleri ortaya koyan “Allianz Risk Barometer” (Allianz Risk Barometresi) 2026 yılına ait günceli ile kamuoyunun bilgisine sunuluyor. 97 ülke ve 23 farklı sektörden 3338 risk yönetimi uzmanı nezdinde gerçekleştirilen uzmanlar paneli , bu sene 43 sayfalık bir hacim kapsamında önemli değerlendirmeleri ortaya koyuyor. Risk sıralamalarının ülke bazında da tespit edilmesi, çalışmanın etkinlik ve takibini arttırıyor. Türkiye için ilk sırada “makro-ekonomik gelişmeler” yer alırken, geçen sene yedinci sırada yer alan siber hadiseler ikinci sıraya; siyasi riskler ve şiddet ise üçüncü sıraya yükselmiş bulunuyor. Geçen sene ilk sırada yer alan doğal felaketler dördüncü sıraya düşerken, ilk kez olmak üzere, yapay zeka; yetenek ve işgücü sorunları; pazardaki gelişmeler ve itibar/marka değeri kaybı risk faktörleri listeye ilk kez dahil ediliyor. Küresel ölçek planında ise tablo değişiyor; bu yıl için de beş yıllık birincilik sırası gene siber hadiseler olarak egale edilirken, geçen sene onuncu sırada yer alan yapay zeka başlığı, risk sıralamasında ikinci sıraya yükseliyor. İş kesintileri; doğal afetler; siyasi riskler ve şiddet risk kategorileri de kendilerine yer bulmaya devam ediyor. İşleri, güçleri; “risk analiz etmek” olan uzmanların bu neviden risk okumaları, geleceğe pencere açmak bakımından önemli ve değerli bulunuyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Tamamı, geride kalan saatler içerisinde açıklanan yukarıdaki süreli çalışmalar ve sınırlı sayıdaki benzerleri, belirsizliklerle örülmüş bir dünyada yol ve yön bulma; sert esen ve değişken rüzgarlara karşı dik durma yolunda en değerli destek ile araçlar olma kimliğini taşımaya devam ediyor.