Prof. Dr. Murat Ferman Prof. Dr. Murat Ferman

Eko-Politikte Zorlu Sorular

14.12.2025 Pazar | 21:14Son Güncelleme:

Hızla gelişen ve değişen güncel eko-politik dinamiklere etraflıca bakıldığında akla gelen bir dizi soruyu, sene sona ermeden kayıt altına almak gerekiyor:

Haberin Devamı
Haberin Devamı

“TÜİK ölçümlü enflasyon manşeti (TÜFE) 2025 yılını %30 çıtasının altında tamamlayabilir mi?”

(Yıllık enflasyonda %30’un altında kalmak için Aralık ayı manşetinin 0,26 düzeyini aşmaması; aritmetik olarak gerekiyor! Geçen yılın aynı ayına ait rakamı ise, kayıtlarda 1,03 düzeyinde görülüyor.)  

“Altın; senenin son günlerinde Gram başına 6000 Lira rekor değerine ulaşır mı?”

(Yılı 2984 Lira/Gr. düzeyi ile açan altın; geride kalan elli haftalık süreçte %99,6 oranında çarpıcı bir değer artışı ile 5956 Lira değerine ulaşmış bulunuyor.)

“Gümüş; senenin son günlerinde Ons başına 70 Dolar rekorunu kırar mı?”

(Yılı 29,90 Dolar başlangıç fiyatı ile açan gümüş; geride kalan elli haftalık süreçte %134 oranında etkileyici bir artış ile 65 Dolara ulaşmış bulunuyor ve Noel tatili dönemine kadar önünde kalan süre bir haftayı ancak buluyor.)  

Haberin Devamı
Haberin Devamı

“Kripto varlık piyasalarının sembol ismi ve temsilcisi Bitcoin; seneyi 100 bin Dolar üzerini görerek tamamlayabilir mi?”

(Başkan Trump’ın rüzgarı ve katkısı ile Ekim ayında tarihinin en büyük değerini (136 bin Dolar) gören Bitcoin, hızlı ve rekor düşüşlerle seksenbin Dolar düzeylerini test ettikten sonra, senenin Noel tatili öncesi son haftasında 90 bin Dolar seviyesinde tutunmaya çalışıyor.)

“Tespit çalışmaları süren ve takvimi işleyen 2026 yılı Asgari Ücret zam oranı %30’u aşar mı?”

(Orta Vadeli Program hedefleri ve beklenen 2026 yılı enflasyon hedefi -%16- göz önüne alınırsa; işgören temsilcisinin mektup yoluyla ilettiği %14,38’lik geçen yıl kaybı dahil talepleri 39,525 Lira düzeyinde taban teklif ve %79’a yaklaşan bir artış oranını ortaya koyuyor.)

“TÜİK tarafından yayımlanan İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Kişi Başına Gelir kulvarında Kocaeli’nin, birinciliği İstanbul’a kaptırması nasıl açıklanabilir?”

(Sanayi kesiminde yaşanan daralma dolayısıyla sanayi merkezi Kocaeli irtifa kaybederken, hızlanan hizmetler sektörünün lideri İstanbul’da daha hızlı gelir artışı yaşandığı anlaşılıyor.)

“Ekonomik büyüme ile enflasyon karşıtı politikaların hemhal edilmesi; ödünleşme sendromunun üstesinden gelinmesi bakımından doğru ve sonuç verici ekonomi anlayış ile uygulamalarına ne kadar yakın durulmaktadır?”

Haberin Devamı
Haberin Devamı

(Son çeyreklik büyüme rakamları manşet rakamı kadar, kompozisyonu itibarıyla uyarıcı mesajları gündeme getiriyor; büyük ölçüde tüketime ve konjonktürel canlandırıcı inşaata  dayalı tablo, dezenflasyonist politikalara karşıt ve/veya ket vurucu etkiyi karşımıza çıkarıyor.)

“Üçüncü yılına giden güncel ekonomi dezenflasyon paketi uygulaması ( başta parasal politikalar olmak üzere) cari enflasyon oranlarında beklenen düşüş etkisine yol açmaması ardında yatan sebepler ve hal çaresi nedir?”

(Talep üzerinden sıkılaştırıcı politikalar uygulanması yaklaşımının ancak ve sadece gelir dağılımı ve servet transferinde hızlı/beklenen ötesi bir bozulmanın yaşanmadığı ekonomik konjonktürlerde başarılı olacağı biliniyor ve nüfusunun çoğunluğu üzerinde etki göstererek kısılan talep, hızla zenginleşen varsıl nüfus dilimi tarafından “misli ile” telafi ediliyor. Ayrıca, parasal politikaların; mali politikalar ve yapısal reform destekleri eşlik ve uyumunda yürütülmesi gerektiğini unutmamak gerekiyor.)

Haberin Devamı
Haberin Devamı

“Küresel bir problem olan ve son dönemde hızla kötüleşen gelir eşitsizliği problemini; öngörülebilir gelecekte çözüme kavuşturmak/önemli ölçüde iyileştirmek mümkün müdür?”

(G20 Liderler Zirvesinde, geçtiğimiz günlerde sunulan ve saygın ekonomist Joseph Stiglitz başkanlığında hazırlanan Küresel Eşitsizlik Raporu; ülkelerin %83’ünde yüksek seviyede gelir eşitsizliği bulunduğu tespitine yer veriyor. Buradan hareketle, dünya nüfusunun %90’ının, yüksek oranlı gelir eşitsizliğinin hakim olduğu bir eko-politik düzende yaşadıkları sonucuna varılıyor.)

Senenin son demlerinde gündeme gelecek benzer zorlu ve yakıcı soruların sayısını arttırmak hiç de güç görülmüyor. Bu ve benzeri sorunlara sürdürülebilir çözümler sağlamanın ilk adımının, soruların serbestçe tartışmaya açılmasından ibaret olduğunu teslim etmek gerekiyor.