Prof. Dr. Murat Ferman Prof. Dr. Murat Ferman

İstihdam Kulvarında Güncel Gelişmeler

02.04.2026 Perşembe | 12:03Son Güncelleme:

Ekonomik yapılanma ve gelişmelerin en önemli dinamik ile kulvarları arasında “İstihdam” faktörünün yer aldığı biliniyor. İstihdam / Çalışma Ekonomisi planında ortaya çıkan güncel gelişmeler, istatistikler üzerinden izleniyor ve kayıt altına alınıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

TÜİK tarafından 1988 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilen Hanehalkı İşgücü Anket çalışmalarının geride bıraktığımız yılın tamamına ilişkin toplu verileri “İşgücü İstatistikleri, 2025” başlığı altında paylaşılıyor. Önceki yıla göre azalış gösteren İşsizlik Oranı tek hanede kalarak, %8,3 seviyesinde; İstihdam Oranı ise %49 oranında endeksleniyor. Keza, konu ile ilgili diğer önemli göstergeler olan İşgücüne Katılma Oranı ve İstihdam Sayısı, sırasıyla; %53,5 ve 35,5 milyon kişi manşetleri ile paylaşılıyor. Sadece bu manşetler üzerinden bakıldığında, İşsizlik Oranı bakımından son onüç yılın en düşük seviyesine inildiğini ifade etmek gerekiyor. Ancak, geniş tanımlı işsizlik düzeyi içinde ağırlıklı olan Atıl İşgücü Oranı’ nın %30’a ulaşarak rekor kırdığı da not ediliyor. Bilindiği üzere, “Geniş Tanımlı İşsizlik” oranı; “dar tanımlı” TÜİK verileri esas alınarak hesaplanıyor ve AB üyesi ülke ortalamasının ikibuçuk katı kadar fazla bir düzeyi ortaya koyuyor. Çalışabilir 66,4 milyon kişiden sadece 22,6 milyon kişinin (üçte birinin) kayıtlı ve tam zamanlı çalıştığı anlaşılıyor. Her beş kadından yalnızca birinin kayıtlı ve tam zamanlı istihdam piyasasına dahil olduğu gerçeği ile karşılaşılıyor. Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam oranı (%34) temel alınırsa; dar tanımlı istihdam verilerinin görece daha kötümser bir tabloyu ortaya getirdiği görülüyor. Gene, geniş tanımlı yaklaşım çerçevesinde genç nüfus için işsizlik oranının %38’i aştığı ifade ediliyor. Bir başka değerlendirmede ise ülkemizde sigortalı/kayıtlı çalışan ücretli işgücünün yarısının beş büyük ilimiz olan İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya’da toplanmış olduğu ortaya çıkıyor. TEPAV (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı)’nın söz konusu verilerine göre 2025 yılında en yüksek istihdam kaybının giyim eşyaları ve tekstil ürünleri imalatı sektörlerinde yaşandığı anlaşılıyor. Bina inşaatı, perakende ticaret ve sağlık ile hizmet sektörlerinde ise en yüksek oranlı istihdam artışlarının sağlandığı tespit ediliyor.

Tüm ekonomik gösterge ve veriler için geçerli bir arka plan okuma kuralı, istihdam kulvarı için de kendisini hatırlatıyor; nicel manşetlerin yanında ve ardında nitel boyutları da dikkate almak, birlikte değerlendirmek gerekiyor. Buradan hareketle, ekonominin İstihdam bacağında yıllardır yerleşik hal ve statü kazanmış bir takım yapısal sorunların ( genç/kadın işsizliği, kayıtlılık, ücretlerde aşınma, vb.) halen aşılamadığı ve sürekli çözüme kavuşturulma bakımından sonuca ulaşılamadığı yargısına ulaşılıyor. Modern çağın anahtar ve kucaklayıcı “Sürdürülebilirlik” kavramını, iş İstihdam mevzuna geldiğinde, daha ziyade ön plana taşımak gerekiyor.

Birleşmiş Milletler tarafından 2015 yılında kabul ve ilan edilen “Sürdürülebilir Kalkınma 2030 Yol Haritası”, on yılını geride bırakmış bulunuyor. Hedeflerin gerçekleşme erimine beş yıl kala “hiç kimseyi geride bırakmamak” sloganı ile peşine düşülen ve yoksulluğu sonlandırma; dünyayı koruma ve herkes için barış ve esenlik sağlama yönündeki toplam onyedi hedef çerçevesinde çalışmalar devam ediyor. BM’nin konu ile ilgili kurumu olan ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) son çalışması (*) ile şu ana ilişkin bir durum değerlendirmesini paylaşıyor:

Haberin Devamı
Haberin Devamı

2025 yılında, küresel istihdam içinde yer alan insan sayısı 3,5 milyar kişiyi aşmış bulunuyor. Bunların sadece %42’si kayıtlı istihdam kesiminde yer alıyor; 2015 yılından bu yana oransal olarak sadece 0,5 oranında bir iyileşme sağlanabildiği ortaya çıkıyor. Çalışan nüfusun yarısından fazlası halen “kayıtdışı istihdam” kıskacında emek sarfetmek durumunda kalıyor. Üç yüz milyon çalışan, iş sahibi oldukları halde Mutlak Yoksulluk (günde 3 dolardan düşük) sınırı altında kalmaya devam ediyor. Kadınlar bakımından yaşanan ücret eşitsizliği sendromu varlığını koruduğu gibi yönetim kademelerinde görev alma bakımından oransız gelişimin önü alınamıyor. Dünyada genç nüfusu oluşturan her beş gençten birisinin NEET (Ne eğitimde, Ne işte) statüsünde sıkışıp kaldığı ortaya çıkıyor. Nadir bir başarı tablosu, en azından bir tane sosyal güvence desteğine sahip olanların oranında on yıl içinde görülen %10’a yakın artış başlığı ile karşımıza gelse de, bu nispetin henüz %53 düzeyini aşamadığı endişe ile izleniyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

ILO çalışması, son on yılda küresel gelirden aldığı oran neredeyse hiç değişmeyen İstihdam kesimi bakımından sınırlı kazanımlara ve yetersiz ilerlemelere işaret ediyor. Belki de, “emeğin en yüce değer olduğu” gibi kabul ve tespitlerin gereğini sağlama konusundaki kararlılık için yeniden değerleme zamanı gelmiş bulunuyor.

(*) “The World of Work and the 2030 Agenda: A Ten-Year Review”, ILOSTAT, March 19,2026.