Prof. Dr. Murat Ferman Prof. Dr. Murat Ferman

Petrol ve Yapay Zeka Üzerine

02.07.2026 Perşembe | 08:19Son Güncelleme:

2026 yılının ikinci yarısına henüz girilen süreçte, önümüzdeki iki çeyreklik dönem ile ilgili değerlendirme ve tahminler ön plana çıkıyor. Bunlar arasında, JP Morgan’ın güncel raporunun; en özlü tespitleri içeren kaynak olarak ayrıştığı görülüyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Senenin ikinci yarısında, küresel piyasaların; “büyümeye destek veren faktörler ile enflasyon ve jeo-politik riskler arasında denge kurma temelli gelişmeler çerçevesinde şekilleneceği” net olarak ifade ediliyor. Bir kademe ötesine taşınan analizlerde, “Yapay Zeka” başlığına da işaret edildiği; farklı açılardan değerlendirmelere yer verildiği izleniyor.

Yılın geri kalan yarısında, “Belirsizlik İklimi” hal ve koşullarının geçerli kalacağına dair şüphe bulunmuyor. Eko-Politik gelişme ve dinamiklerin gelişimsel kurgu ile örgüsünü okuma ve öngörü sağlama bakımından, tarafımızca yapılandırılan ve bu sütunlarda Nisan ayı başında paylaştığımız DCGAP sistematiğinin geçerlik ile güncelliğini korumayı sürdüreceği görülüyor.

Biz bu makalemizde, “bilinen ancak az terennüm edilen” bir kısım eko-politik dinamiklere vurgu yapmak; dikkatleri bu noktalara çekmek istiyoruz:

Yaşanan Körfez Savaşı ile “petrol” bir kere daha tartışmaların odağı haline geliyor. Tüm beklenti ve tehditlere karşın, petrol fiyatlarında yaşanan artış sınırlı kalıyor ve 2022 Ukrayna-Rusya Savaşı manşetlerine ulaşmadığı gibi, geçici mutabakat sonrasında çok hızlı sürede ve yüksek miktarda düşüş gösteriyor. Öyle ki; referans fiyatları savaş öncesi düzeylere tekrar inmiş bulunuyor. Savaşın ilk günlerinde varil başına ikiyüzelli Dolar seviyeleri etrafında speküle edilebilen fiyatlar, karamsar öngörülerin neredeyse yarısı olan yüzyirmi Dolar tepe noktasından hızlı geri dönüş yapıyor. 2008 Krizi döneminde erişilen tüm zamanların en yüksek fiyatı yüzkırkyedi Dolar (bugünün değeri ile ikiyüzyirmidört Dolar) seviyesine uzak düşülüyor. ABD’nin bol ve hesaplı fiyattan tedarik sağlaması; Venezuela başta olmak üzere Güney Amerika ülkelerinin devreye girmesi gibi faktörler, arzı arttırıcı; fiyatı düşürücü etki doğuruyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC yapılanmasını, kısa süre önce terk etmesinin ardından, Irak’ın faş ettiği benzer tehdidi; petrol işinin arz bacağında yeni bir yapılanmanın gereğine delil olarak değerlendirmek gerekiyor. Nitekim, yerleşik “kota sınırlaması” mekanizmasının ne kadar geçerli kalabileceği sorusuna cevap aranacak bir döneme girildiği görülüyor. Üstelik, Hürmüz özelinde yaşanan sıkıntı ve sınırlamaların, alternatif lojistik çözümleri beslediği; petrol ticaretinin, tüm zorluklara rağmen “durma noktasına gelmediği” not ediliyor.

Daha önemlisi; lojistik nefes borusu kısılmaya çalışıldığı iddia edilen Çin’in, devreye soktuğu “daha düşük talep” ile ana kurguyu bozduğuna dair önemli işaretleri ıskalamamak gerekiyor. Sadece elektrikli araçların (EV) kullanımına sağladığı destek ile petrol talebini günde yediyüz bin varil azaltan Çin; plastik üretimi başta olmak üzere daha az petrol girdisi ile çalışan imalat teknolojilerini de geliştirerek, geçtiğimiz ay için toplam petrol talebini günde beş milyon varil seviyesinde geriye çekiyor. 2024-25 yıllarında günde birbuçuk milyon varil temposu ile stok yapan ülkenin, Körfez Savaşı gibi krizlere önceden hazırlandığı anlaşılıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Çin, petrol devleti kimliği yerine elektro-devlet kimliğine yakın duruyor ve hidro-karbon yakıtlara olan küresel talebi de düşürücü etki doğuruyor. Çin’de, yenilenebilir enerji kullanımının %60 oranını aştığı; Trump’ın aksi yöndeki politikalarına rağmen Amerika’da dahi bu oranın %26 seviyesine ulaştığı; Avrupa Birliği elektrik üretiminin %47 oranda hidro-karbon dışı kaynaklara dayandığını vurgulamak gerekiyor. Yaygın olarak büyüme üzerinde yaşanan olumsuzluklar da dikkate alındığında; petrol fiyatlarında önümüzdeki günlerde elli Dolarlı seviyeleri bile artık olasılık ufkuna katmak gerekiyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

1973 (ilk) Krizi ile başlayan elliüç yıllık petrol serüveninde artık ve yakın serimde yeni bir sayfanın açılacağı anlaşılıyor. Onlarca yıldır “petrol” deyince akla gelen Orta Doğu mahreci, yerini ABD kaynağına bırakmış bulunuyor. Şimdi, jeo-politik mimari yeniden yapılandırılıyor; petrol işinin eko-politiği revizyon sürecine sokuluyor.

Petrol arz ve tedarik kulvarlarında, modern zamanlarda ilk kez “bir numara” konumuna yükselen ABD; İran saldırısını, ancak, Venezuela operasyonu ile “mamul gamını tamamlama; ağır petrolü de kontrolüne alma kazanımı” ardından başlatarak, petrol lojistiğini de hakimiyet altına çekmek istiyor. “Petrolde Bir Numara” konumuna geçen ABD’nin hidro-karbon piyasa hegemonyası karşısında Çin; elektro/elektrikli/yenilenebilir kulvarının bir numarası olmayı ve bu yoldan giderek en büyük küresel ekonomi haline gelme yolculuğunu tamamlamayı hedefliyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

ABD-Çin egemenlik mücadelesinde, yukarıda ele alınan “enerji temelli” motifler adeta ana destek noktalarını oluşturuyor. Zira, Yapay Zeka (AI) platformu; her iki ülkenin de diğerine karşı üstünlük sağlamayı hedeflediği en kritik kademeyi ifade ediyor. Baş döndürücü hızla gelişme kaydedilen Yapay Zeka, karşımıza temel bir “senkronizasyon/uyum” problemi getiriyor:

Şimdiye kadar benzeri yaşanmayan oranda çok yüksek enerji tüketimi gerektiren Yapay Zekanın bu “iştahının”; teknolojisindeki gelişme hızına ayak uydurularak, aynı sürat ve kapsamda “besleme/enerji sağlama” kulvarında yürütülmesi işi zorluklarla örülüyor.

Gene, adeta “gaz pedalına yüklenerek gidilen yolda; şu anda mevcut olmayan bir fren pedalına da ihtiyaç duyulduğu” görüşü, bizzat sektörün kurucu babaları ve esaslı aktörleri tarafından ifade ediliyor ve bu sürate paralel kamu düzenleme ile denetim mekanizmaları için açık çağrıda bulunuluyor. Yapay Zeka için geleceğin; “aşırı gelişme hızı ve sermaye/enerji iştahı” temellerinde şekilleneceğini ve “ihtiyatlı iyimserlik” yaklaşımının olumlu katkısına her zamandan fazla gerek bulunduğunu kabul etmek gerekiyor.

Önümüzdeki günlerin, küresel egemenlik ve kaynak paylaşımı mücadelesinde yüzyılı aşkın ön planda yer alan Petrol temasının yerini; yükselen Yapay Zeka (AI) sendromuna devretme arka planı üzerinde seyir edeceği ortaya çıkıyor.