Prof. Dr. Murat Ferman Prof. Dr. Murat Ferman

Yapay Zeka Okumaları..

10.05.2026 Pazar | 21:34Son Güncelleme:

“ Yapay Zeka (AI) ” kavramı, çağdaş yaşamın temel dinamikleri arasındaki yerini çoktan almış bulunuyor. Bu çerçevede, artık sadece teknik arka planda ve uzmanlık tekelinde bir oluşumdan ziyade, her yönüyle kurulan “yeni bir hayat” akışı, belki de modelinden söz etmek gerekiyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Amerikalı John McCarthy tarafından ilk kez ortaya atılmasından ve kuruluş toplantısı olarak kabul edilen Dartmouth Konferansı’nın yetmiş yıl sonra, insanlığın geleceği eksenli değerlendirmelerde ön plana yerleşen bir “değiştirici güç” kimliği ile karşımıza çıkıyor. Orijinal çıkış evresinde; akıllı makineler temasının temel alındığı hatırlanırsa, öncülük konusunda daha önceki yıllara gidilerek, mesela, 1206 yılında El-Cezeri tarafından kaleme alınmış Kitab-ül Hiyel (Otomata-Robot Makineleri) gibi bir şaheseri de not etmek gerekiyor. İnsan zekasının simülasyonu temelinde atılan ilk adımların arka planında, 1935 yılında Alan Turing tarafından tasarlanan Turing Makinesi (bilgisayar ile insanı ayırt edebilme amaçlı sistem)  kazanımının da büyük katkısı bulunuyor. “İnsan gibi düşünebilme” ekseni üzerinde geliştirilen süreçler, 1970-90 dönemindeki görece duraklama hariç, müthiş bir hız ve kapasite ilerlemesi kaydederek günümüze ulaşıyor. “Uzman sistem” kazanımlarını takiben, günümüzde “büyük veri-big data”, “derin öğrenme-deep learning” gibi yeni oluşumların sağladığı temeller ve  “yüksek işlem gücü” desteği sayesinde, her kesime ulaşan bir toplumsal dinamik haline dönüşmüş oluyor.

Her kesim ve kişinin, cep telefonlarından erişim- kullanım imkanı bulduğu YZ uygulamalarının hayatın her zerresine intikal ettiği görülüyor. İnsan imkan ve kabiliyetlerini; duygu ve vicdan gibi gene insani vasıflardan “ayrı tutarak”, sentetik/mekanik/matematik keskinlik ve hız düzeyinde ve her zaman “aynı milimetrik standartları” sağlayarak gerçekleştirme yeteneğini sunan bir tabloya erişilmiş bulunuyor.

Katma değer üretiminde, daha önce sağlanmış “otomasyon” ve “otonomasyon (akıllı otomasyon) kazanımlarını daha ileri seviyelere taşımak imkan çerçevesine katılıyor. Yapay Zeka desteğinde, insan emek ile denetiminin devre dışı bırakıldığı “insansız karanlık oda- ışıklar kapalı imalat” gibi yeni yapılar devreye alınıyor. İşte tam bu noktada, insanların ve mesleklerin işsiz ve işlevsiz kalması / bırakılması tartışmaları devreye giriyor. Gelişmiş ekonomiler için yapılan simülasyonlara göre, iş gücünün %60’ını kısa bir süre zarfında etki altına alacak bir “işsiz bırakma riski” karşımıza çıkıyor. IMF (Uluslararası Para Fonu) geliştirdiği AIPI ( Yapay Zekaya Hazırlık) Endeksi ile, 174 ekonomi temelinde, gelişmelere ne kadar hazırlıklı olunduğu sorusuna cevap arıyor. Kuruluşun yapay zeka uyum yeterlilik ve kapasitesini ölçtüğü dört alan bulunuyor: dijital altyapı, insan sermayesi, teknolojik yenilik ve yasal çerçeve ile düzenlemeler. Halen en üst sıraları alan ve uyum bakımından en avantajlı ülkeler sıralamasında; Singapur, Danimarka ve ABD ilk üç sırayı alıyor. Endeks sonuçlarına bakıldığında; yapay zekanın mevcut eşitsizlik ve gelir dağılım tablosunu daha fazla bozma potansiyeli açıkça görülebiliyor. IMF, artan siber güvenlik risk ile tehditlerine özel vurgu yaptığı ilgili son değerlendirmesinde; yapay zeka uygulamalarının yıllık bazda, küresel verimlilik oranını yaklaşık %1 oranında arttıracağını, ancak, yol açacağı iş kayıpları konusuna özel dikkat sarf edilmesi gerektiği tespitlerini paylaşıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Süregelen savaş koşullarında bile yukarı yönlü seyreden ABD borsalarındaki gidişatın, yapay zeka temalı dijital teknoloji firmaları (muhteşem yedili) destek ve öncülüğünde gerçekleştiği biliniyor. Tüm potansiyel ve gelişmeye açık yönlerine karşın, bu alanda şimdiye kadar büyük yatırımlar yapan şirketlerin, beklenen dönüşleri al(a)madığı tespiti yaygınlıkla kabul ediliyor. Maliyetleri kısmak adına girişilen yapay zeka yatırımlarının, genel-geçer bir ifadeyle, şimdiye kadar beklenen fayda/maliyet oranlarını sağlayamadığı, değişik örneklerle ortaya konuluyor. Üstelik, bu alanda da devreye giren Çin taraflı rekabet, piyasanın hakim oyuncularını “fahiş fiyatlama” ile itham ederek, “daha fazlasını, daha uygun bedelle sağlama “ iddiasını yüksek perdeden seslendirmeye başlıyor. Kısacası; yapay zeka işinde, “çarşı karışıyor!” İnsanların işsiz kalma korku ve kaygılarına, siber- güvenlik eksenli tehditler eşlik ediyor. İnsan zihnini; duygu ve heyecan gibi insani-sıcak değerlerden adeta cımbızlayıp; temizleyerek modellemeye çalışan yapay zeka, faydaları ve sunduğu imkanlar kadar, “soğuk ve tehditkar” yüzü ile de karşımızda beliriyor. Yapılan son bir çalışmada, yapay zeka modellerinin bilgisayarlara sızabildikleri ve otonom yapay zekanın öz-kopyalama/kendi kendine çoğalma-yayılma kapasitesine ulaştığı yönünde sonuçlara ulaşılıyor. İnsan yapısı sistemlerin, kendi başına buyruk operatif yeteneklere ulaşması, bilim-kurgu filmleri için popüler bir senaryo teması olmanın ötesine geçiyor ve doğrudan insanlık için bir var olma savaşının işaret fişekleri olarak karşımıza çıkıyor..

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Anneler Günü’nde, insani duyguların en halis öznesi ve kaynağı olan kıymetli annelerimizi sevgi, saygı ve daimi şükranlarımızı sunuyor; ebediyete intikal edenleri rahmet ve minnetle anıyoruz.