GERÇEKLER DEĞİL HİKÂYELERE İNANIYORUZ
“Yağış şiddetini arttırmak/ düşürmek, sis dağıtmak, dolu önlemek gibi sebeplerle havaya müdahale edilebilir. Bugüne kadar, Türkiye dahil birçok ülkede, bilinen ismi ile “yağmur bombası”, bugünkü adıyla “bulut tohumlaması” yöntemlerini kullanılmış ve kullanmaktadır. Ancak bu yöntemler, sadece uygulandığı alanda yani lokal ölçekte etkilidir. ‘Ülkeler arası hava kontrolü’ gibi bir durum mümkün değildir. Başka bir ülkenin yağışını ‘çalmak’ bilimsel olarak imkansızdır ve hayal ürünüdür. Bilimsel ölçümler, araştırmalar vs. dediğinizde bu, çoğu kişiye karmaşık gelir. Bilim insanları hikayelere değil, ölçüm ve verilere bakar.
Bulut tohumlaması adı verilen proje, modern aletlerle yapılan yağış artırma projeleridir. Çevremizde, Yunanistan, Rusya, BAE, Katar, Suudi Arabistan ve savaş öncesine kadar İsrail’in dahil olduğu 50’den fazla ülkede yapılmış ve yapılmaktadır. 1990-1993 ve 2008’de Türkiye’de de bu tür hava modifikasyonları yapıldı. Yağışta yüzde 18’lik bir artış sağlamış ve kuraklığa geçici bir nefes aldırmıştı. Bu, bilimsel bir uygulamadır. Var olanı arttırmayı hedeflemektedir. Yani ortada tek bir bulut dahi yokken yapay yağış oluşturabilmek gibi bir durumdan bahsedemeyiz. Yüklü bir bulut ya da devam eden bir yağış varsa, bunu uygulayacağınız bilimsel ölçüm ve tekniklerle yağışı başlatmak ve yüzde 10-15 civarı arttırmak mümkün. Hatta bazen kümülüform bulutlarda bu oran yüzde 20-25’e kadar çıkabilir. Uygulama nasıl yapılıyor; bazen jeneratör bazen de uçak kanadına takılan fişeklerle, havaya duman şeklinde gümüş iyodür salınıyor: “Gümüş iyodür, buzun kristal yapısına çok benzer. Bu gümüş iyodür, su zerrecikleri etrafında birleşemeyen tanecikleri uyarır, eksik varsa tamamlar, çoğalmasını sağlar ve sistemin yağışa geçmesini veya az yağıyorsa da çoğalmasını tetikler. Fakat sistem lokaldir. En fazla 100 km’de etkilidir. Mesela, Marmara Denizi’nden Karadeniz’de Kilyos’a kadar. Komşu bölgeye etkisi ise daha düşüktür. Örneğin, İzmir’de yapılan bir uygulamanın Salihli’ye etkisi sınırlı olur. Çünkü atmosfer kendini sürekli olarak yeniler. Dolayısıyla başka bir ülkenin ‘yağışını çalmak’ gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, meteorolojik sisteme etki edebilecek, hele de kilometrelerce uzaklıktaki bir ülkenin iklimini değiştirebilecek bir yöntem ya da teknoloji de yoktur.
Son 2-3 yıldır kuraklıkla mücadele ederken bir anda ne oldu da yağışlar başladı peki?
Bunun ne savaş ne de füzelerin vurduğu tesislerle alakası var. Meteorolojik sistemler, Türkiye’ye batıdan ve kuzeyden gelir. Doğudan gelen bir sistem yoktur. Yani bizim BAE ile İsrail ya da İran ile meteorolojik açıdan hiçbir ilişkimiz yok. Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklığın nedeni, Kuzey Atlantik’teki basınç sistemleriydi. Buradaki yüksek basınç, okyanus üzerinden gelen yağışlı havayı Türkiye’ye sokmadı. Avrupa’nın kuzey batı kıyılarındaki yağışları ise tam tersi arttırdı. Bu yıl, bu sistem zayıfladı ve batıdan, okyanus üzerinden gelen sistemlere müsaade ederek, yağışlı havayı bize kadar ulaştırdı. 2 yıldır ülkemizdeki yağış değişiminin nedeni budur. Tüm bunlar doğal, meteorolojik süreçlerdir. Yoksa başka ülkeler havamızı etkileyemezler.
GERÇEKLER DEĞİL HİKÂYELERE İNANIYORUZ
“Yağış şiddetini arttırmak/ düşürmek, sis dağıtmak, dolu önlemek gibi sebeplerle havaya müdahale edilebilir. Bugüne kadar, Türkiye dahil birçok ülkede, bilinen ismi ile “yağmur bombası”, bugünkü adıyla “bulut tohumlaması” yöntemlerini kullanılmış ve kullanmaktadır. Ancak bu yöntemler, sadece uygulandığı alanda yani lokal ölçekte etkilidir. ‘Ülkeler arası hava kontrolü’ gibi bir durum mümkün değildir. Başka bir ülkenin yağışını ‘çalmak’ bilimsel olarak imkansızdır ve hayal ürünüdür. Bilimsel ölçümler, araştırmalar vs. dediğinizde bu, çoğu kişiye karmaşık gelir. Bilim insanları hikayelere değil, ölçüm ve verilere bakar.
Bulut tohumlaması adı verilen proje, modern aletlerle yapılan yağış artırma projeleridir. Çevremizde, Yunanistan, Rusya, BAE, Katar, Suudi Arabistan ve savaş öncesine kadar İsrail’in dahil olduğu 50’den fazla ülkede yapılmış ve yapılmaktadır. 1990-1993 ve 2008’de Türkiye’de de bu tür hava modifikasyonları yapıldı. Yağışta yüzde 18’lik bir artış sağlamış ve kuraklığa geçici bir nefes aldırmıştı. Bu, bilimsel bir uygulamadır. Var olanı arttırmayı hedeflemektedir. Yani ortada tek bir bulut dahi yokken yapay yağış oluşturabilmek gibi bir durumdan bahsedemeyiz. Yüklü bir bulut ya da devam eden bir yağış varsa, bunu uygulayacağınız bilimsel ölçüm ve tekniklerle yağışı başlatmak ve yüzde 10-15 civarı arttırmak mümkün. Hatta bazen kümülüform bulutlarda bu oran yüzde 20-25’e kadar çıkabilir. Uygulama nasıl yapılıyor; bazen jeneratör bazen de uçak kanadına takılan fişeklerle, havaya duman şeklinde gümüş iyodür salınıyor: “Gümüş iyodür, buzun kristal yapısına çok benzer. Bu gümüş iyodür, su zerrecikleri etrafında birleşemeyen tanecikleri uyarır, eksik varsa tamamlar, çoğalmasını sağlar ve sistemin yağışa geçmesini veya az yağıyorsa da çoğalmasını tetikler. Fakat sistem lokaldir. En fazla 100 km’de etkilidir. Mesela, Marmara Denizi’nden Karadeniz’de Kilyos’a kadar. Komşu bölgeye etkisi ise daha düşüktür. Örneğin, İzmir’de yapılan bir uygulamanın Salihli’ye etkisi sınırlı olur. Çünkü atmosfer kendini sürekli olarak yeniler. Dolayısıyla başka bir ülkenin ‘yağışını çalmak’ gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, meteorolojik sisteme etki edebilecek, hele de kilometrelerce uzaklıktaki bir ülkenin iklimini değiştirebilecek bir yöntem ya da teknoloji de yoktur.
Son 2-3 yıldır kuraklıkla mücadele ederken bir anda ne oldu da yağışlar başladı peki?
Bunun ne savaş ne de füzelerin vurduğu tesislerle alakası var. Meteorolojik sistemler, Türkiye’ye batıdan ve kuzeyden gelir. Doğudan gelen bir sistem yoktur. Yani bizim BAE ile İsrail ya da İran ile meteorolojik açıdan hiçbir ilişkimiz yok. Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklığın nedeni, Kuzey Atlantik’teki basınç sistemleriydi. Buradaki yüksek basınç, okyanus üzerinden gelen yağışlı havayı Türkiye’ye sokmadı. Avrupa’nın kuzey batı kıyılarındaki yağışları ise tam tersi arttırdı. Bu yıl, bu sistem zayıfladı ve batıdan, okyanus üzerinden gelen sistemlere müsaade ederek, yağışlı havayı bize kadar ulaştırdı. 2 yıldır ülkemizdeki yağış değişiminin nedeni budur. Tüm bunlar doğal, meteorolojik süreçlerdir. Yoksa başka ülkeler havamızı etkileyemezler.