Reha Erus Reha Erus

Adana'ya Portakal Çiçeği Karnavalı'na Gidek mi?

08.04.2026 Çarşamba | 09:14Son Güncelleme:

Son Kıbrıs seyahatinde, Girne’de kaldığımız Dome Otel’de tanıştığımız iki kız kardeş, Figen Yeşilli ve Didem Yenice Beynam, zarif bir jestle bizi “Nisan’da Adana” olarak bilinen Adana Portakal Çiçeği Karnavalı’na davet ettiler.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Maalesef, aynı tarihlerde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başarı Ödülleri Töreni olduğu için Adana’ya gidemedim.

Yıllarca dünyanın en ünlü karnavallarından biri olan Venedik Karnavalı’na tanık oldum. Rio Karnavalı’nın zengin görüntülerini de izledim.

Yıllardır bu festivali biliyor olmama rağmen ülkemizin bu harika organizasyonunu Figen ve Didem kardeşlerden tekrar dinleyince, ayrıca Adana’ya giden meslektaşlarımın yazılarını da okuyunca kararımı hemen verdim. Gelecek yıl 15’incisi düzenlenecek bu harika şöleni mutlaka yerinde izleyeceğim.

Figen Yeşilli ve Didem Yenice Beynam, karnavala Adana’nın simgesi olan portakal yağı ve portakal çiçeği esanslı kendi ürettikleri sabunlarla katılmışlar. Buradaki amaçlarının, kadın emeğini ayakta tutmaya çalışanlara destek olmak ve bu dayanışmayı güçlendirmek olduğunu ifade ettiler. SR Natural Sisterepublic markasıyla sabun ve mum üretimini, kontrol standartları çerçevesinde gerçekleştirdiklerini ve ürünlerini doğal yollarla piyasaya sunduklarını da belirttiler. Stantlarındaki satışlardan elde edilen gelirin tamamını,ihtiyaç sahibi emekçi kadınlara bağışlayan kardeşleri kutladıktan sonra karnavalla ilgili ayrıntılı bilgilere yöneldim.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Ayşe Arman’dan yıllarca bu festivali okuyarak haberdar oldum ve verdiği desteği biliyordum. Bir gazeteci olarak bu festivali yakından araştırdım, dinledim, okudum ve şunu çok net gördüm: Bu karnaval, sadece bir eğlence değil; doğru yönetildiğinde bir şehrin kaderini değiştirebilecek güçte bir organizasyon. Araştırınca gördüm ki; Hürriyet Gazetesi’nde yıllarca birlikte çalıştığımız, has Adanalı sevgili Ayşe Arman, Portakal Çiçeği Karnavalı’nın tanıtım yüzü olmasının yanı sıra, fikir babası Ali Haydar Bozkurt ile birlikte bu harika şölenin gizli kahramanlarından biriymiş. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, bugün Adana’nın kimliğine damga vuran bir değere dönüşmüş durumda. Özellikle Ayşe Arman’ın yıllardır bu festivale verdiği destek ve yaptığı tanıtımın, karnavalın geniş kitlelere ulaşmasında önemli bir rol oynadığını da belirtmek gerekir.

Adana’nın üç önemli festivalini de biliyordum: Altın Koza Film Festivali, Lezzet Festivali ve Portakal Çiçeği Karnavalı. Ancak araştırdıkça ve anlatılanları dinledikçe anladım ki, şehrin ruhunu en güçlü şekilde yansıtan, sokaklarını renge, neşeye ve mis kokulu portakal çiçeklerinin büyüsüne bürüyen asıl etkinlik bu karnavalmış.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Adana’ya giden meslektaşlarım gördüklerini büyük bir coşkuyla kaleme almışlar. Beş gün süren bu karnavala katılanların sayısı 1 milyonu aşmış. Uçaklarda ve otobüslerde yer bulmak neredeyse imkansızmış. Oteller dolup taşmış. Restoranlarda yer bulmak için erken rezervasyon yapmak gerekiyormuş. Ancak ben en çok kostümlü geçit töreninin görüntülerine hayran kaldım. Venedik’teki San Marco Meydanı’nı aratmıyordu.

En dikkat çekici yorumlardan birini Hürriyet Gazetesi İzmir Temsilcisi Deniz Sipahi yapmış: “Adana, gitmek için nedenler üretilen bir şehir.” Ve şöyle bitirmiş: “Belki de Adana’ya gitmek için bahaneler yaratmamın nedeni de bu...”

Görüyoruz ki iç turizme katkısı tartışılmaz. Karnaval süresince şehirde hayat adeta yeniden şekilleniyor. Oteller dolup taşıyor, restoranlarda yer bulmak zorlaşıyor, ulaşımda yoğunluk yaşanıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanlar Adana’nın mutfağını, kültürünü ve enerjisini yerinde deneyimliyor. Bu da şehrin ekonomisine doğrudan ve güçlü bir katkı sağlıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Peki ya dış turizm? Açık konuşmak gerekirse, henüz yolun başındayız ama potansiyelimiz son derece yüksek. Doğru tanıtım stratejileri, uluslararası iş birlikleri ve özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın daha güçlü desteği ile bu karnavalın dünya çapında bilinen bir organizasyona dönüşmemesi için hiçbir neden yok. Venedik ve Rio örneklerini düşündüğümüzde, Adana’nın sahip olduğu doğal atmosfer, kültürel zenginlik ve samimi halk katılımı, onu çok daha özgün ve çekici kılabilecek unsurlar barındırıyor.

Ben bir gazeteci olarak sadece bugünü değil, yarını da düşündüm. Bu karnaval doğru desteklerle büyütülürse, sadece Adana’yı değil tüm bölgeyi kalkındırabilecek bir lokomotif haline gelebilir. Yerel üreticiden esnafa, turizm sektöründen sanatçılara kadar geniş bir kesim bu gelişimden payını alır.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Gelecek yıl nisan ayı başında dostlarıma şu cümleyi kuracağımı şimdiden hayal ediyorum:

“Adana’ya Portakal Çiçeği Karnavalı’na gidek mi?”

Gitmişken portakal çiçeği kokan caddelerde dolaşmak, Adana kebabı ve kahvaltıda ciğer yemek, yanında şalgam suyu içmek… Off, ağzım sulandı.