Reha Erus Reha Erus

Futbol Turizmine Taksici Darbesi

23.05.2026 Cumartesi | 12:36Son Güncelleme:

Son yazımda türlü çeşitli turizm getirilerinden söz etmiştim. Her biri ülkemiz için büyük bir gelir ve özellikle önemli bir döviz kaynağıdır.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

UEFA Kupası finalinin tarihi ve yeri daha önceden UEFA tarafından belirlenmişti. Final maçı, 20 Mayıs 2026’da İstanbul’da oynanacaktı. Bilinmeyen tek şey, finale hangi takımların kalacağıydı. Sonuçta İngiliz Aston Villa ile Alman Freiburg karşı karşıya geldi.

Bu, en az 50 bin taraftarın İstanbul’a gelmesi demekti. Düşünebiliyor musunuz, yabancı futbolseverlerin bıraktığı dövizi? Tam 100 milyon euro. Yediler, içtiler, eğlendiler; maçı izleyip ülkelerine döndüler. Hiçbir taşkınlık yaşanmadı. İki kulübün taraftarları birbirine girip kavga etmedi. Publarda birlikte içki içtiler. Centilmenlik İstanbul sokaklarında kol gezdi. Esnaf ekonomik olarak rahat bir nefes aldı. Stat çevresindeki yollarda trafik akıcılığı sağlandı. Konuk taraftarlar ayrılırken “I Love You İstanbul” şarkıları söylediler.

Buraya kadar her şey güzel. Muhtemelen bu deneyimden sonra UEFA, yeni bir final organizasyonu için yine Türkiye’yi seçecektir. Bundan organizatörler kadar ben de eminim.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Ancak maalesef ülkemizde, yabancıları aldatma yolunu seçen; Türkiye’nin imajını zedeleyen, mesleğine ve insanlığa ihanet eden bir grup taksici yine görev başındaydı. Taksimetre açmayan, TL yerine yabancı para isteyen, 1 kilometrelik yola 15 sterlin ücret yazan, taraftarları azarlayan, yolcunun yanında sigara içen, radyoyu sonuna kadar açan ve sürekli korna çalan bu tür taksi şoförleri ülkemizin imajını ciddi şekilde zedeliyor.

Bir gerçeği kabul etmek gerekiyor; geçmiş yıllarda ülkemizde taksi hizmetleri bugüne göre çok daha kötü durumdaydı. Ne denetim yeterliydi ne de hizmet standardı vardı. Ancak zaman içerisinde çıkarılan yasalar, bağlı oldukları meslek odalarının düzenlemeleri ve verilen eğitimlerle sektör belirli bir seviyeye ulaştı. Elbette bu gelişmeler küçümsenemez.

Fakat hala bazı sorunların devam ettiğini görmek üzücü.

Özellikle yabancı turistlerden hak edilmeyen ücretler talep edilmesi, taksimetrenin açılmaması ya da kısa mesafelerde yüksek ücret istenmesi artık kabul edilebilir değildir. Çünkü bugün teknoloji var, denetim imkanı var, kamera sistemleri var. Araç içleri kayıt altında tutulabiliyor. Buna rağmen bazı şoförlerin hala eski alışkanlıklarla hareket etmesi hem sektörün itibarına hem de ülkemizin turizm geleceğine zarar veriyor.

Şunu unutmamak gerekir; taksiler bir ülkenin vitrini gibidir. İstanbul’a gelen bir turistin ilk karşılaştığı kişiler çoğu zaman taksi şoförleri oluyor. Havaalanından otele giderken yaşadığı ilk diyalog, aldığı ilk izlenim Türkiye hakkındaki düşüncesini doğrudan etkiliyor.
Turist kandırıldığını hissettiği anda sadece o taksiciye değil, gittiği ülkeye karşı da güven kaybı yaşıyor. Bu da yıllardır emek verilerek oluşturulan turizm imajını birkaç dakikada zedeleyebiliyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Elbette her meslek grubunda işini kötü yapan insanlar çıkabilir. Bütün taksicileri suçlamak büyük haksızlık olur. Çünkü işini dürüstçe yapan, gece gündüz çalışan, insanlara yardımcı olan çok sayıda emekçi taksici de var. Ancak sorun şu ki; küçük bir azınlığın yaptığı yanlışlar bütün camiaya mal oluyor.

Bu nedenle artık yeni bir döneme ihtiyaç vardır.

Meslek odaları daha aktif olmalı, eğitimler artırılmalı, turist ilişkileri konusunda özel seminerler verilmelidir. Taksi içi kamera kayıtları düzenli denetlenmeli, şikayet mekanizmaları hızlandırılmalı ve kuralları ihlal edenlere caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Çünkü turizm sadece otellerden ibaret değildir. Taksi şoförü, garson, esnaf, otel görevlisi… Hepsi Türkiye’nin temsilcisidir.

Bugün futbol turizmiyle milyonlarca döviz ülkeye giriyorsa, yarın kültür turizmiyle, kongre turizmiyle ve spor organizasyonlarıyla çok daha büyük gelirler elde edilebilir. Ancak bunun yolu, misafire dürüst ve kaliteli hizmet sunmaktan geçiyor.

Sanırım İstanbul Taksiciler Esnaf Odası bu konuda önemli kararlar almalı. Disiplin cezaları getirilmeli. Burada İçişleri Bakanlığı’na da önemli görevler düşüyor.

Avrupa’da kolay taksi şoförü olunmuyor.

Bir örnek vereyim: İngiltere’de taksi şoförü olmak için tam 4 yıllık bir eğitimden geçmek gerekiyor. Siyah taksilerde navigasyon kullanmak yasak. Tüm şoförlerin müşterilerin verdiği adresleri ezbere bilmeleri gerekiyor. Aksi halde lisansları hemen iptal edilebiliyor.

Sevgili taksi şoförleri, lütfen aranızdaki fırsatçılardan arının. Yoksa o küçük azınlık, sizlerin de itibarını zedeleyebilir.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Unutulmamalıdır ki turizm sadece otel doluluklarıyla ölçülen bir sektör değildir; bir turistin ülkeden ayrılırken yanında götürdüğü izlenim, aslında o ülkenin dünyadaki itibarıdır. Memnun ayrılan bir ziyaretçi yalnızca yeniden gelmez, çevresine de o ülkeyi tavsiye eden gönüllü bir kültür elçisine dönüşür. Ancak yaşanan kötü bir deneyim, bugün sosyal medya çağında saniyeler içinde binlerce insana ulaşarak bir ülkenin turizm imajına ciddi zarar verebilir.

Turizm güven ister.

Güven ise dürüst hizmetle başlar.