Reha Erus Reha Erus

Köy kahvaltısı

28.09.2021 Salı | 11:04

Gıda mühendisi ve gastronomi uzmanı ayrıca gurme Ebru Erke’yi sever, sayar ve çok takdir ederim. Kendisini özenle ve ilgiyle takip ediyorum. Özellikle Sri Lanka’da tarçın, Çin’de çay ve Türkiye’de peynir rotası belgeselleri harikaydı. Geçenlerde Hürriyet gazetesinin eki Kelebek’ te Savaş Özbey’in ‘O Mu Bu Mu’ köşesine konuk oldu.

Bir soru üzerine hep savunduğum bir konuya açıklık getirdi. Ebru Erke ‘Köy kahvaltısı uydurma bir şehir kavramıdır’ yanıtını verdi.

Yıllardır bir Ege köyünde yaşıyorum. Özellikle yazlıkçılar için serpme köy kahvaltısı revaçtadır. Ama Ebru Erke’nin değerlendirdiği gibi hiç bir Türk köyünde 30 çeşit malzemeli serpme kahvaltı olmaz. Köy kahvaltılarında çeşit azdır ama yağında, peynirinde, balında lezzet özlüdür.

Adına Serpme köy kahvaltısı denen ve bu şekilde yazılan tabelalarla müşteri çekmeye çalışanlar gerçek köy kahvaltısına aslında tanıtım darbesi vuruyorlar. Şöyle ki: Kahvaltı masasını zenginleştirmek için köy ürünleri yerine market ürünlerini tercih ederek yada karıştırarak müşteri çekmek sanki moda haline geldi. Sucuklu veya pastırmalı sahanda yumurta bir köy kahvaltısı geleneği değildir. Keza hellimli, rokforlu, Bergama tulumlu peynir çeşitleri. Artık nane, roka, tere hatta turp bile serpmeye dahil edildi. Patates kızartması ve sosis yani Frenk lezzeti de köy kahvaltısında yer alıyor. İlla ki 30 çeşit malzeme olacak.

Fotoğraf: iStock

Gerçek köy kahvaltısı öncelikle köylünün kendi ürettiklerini kapsar. Olmazsa olmazı da çorbadır özellikle Anadolu’da. Köylü kendi tereyağını, peynirini, balını, zeytinini, reçelini, tarlasından taze topladığı domatesini, salatalığını masaya koyar. Ekmek yerine saçta pişirdiği bazlamayı tercih eder. Kendi sızma zeytinyağını kullanır. Çeşit azdır ama doyurucu ve lezzetlidir. Kahve yoktur. İllaki bardakta çaydır içilen.

Çakma köy kahvaltılarına gerçek uzmanından böyle bir tepki gelince içim rahatladı. Sağol sevgili Ebru Erke

Diğer Yazıları

Piri Reis'in kusursuz haritaları

Geçenlerde Milliyet gazetesinde ‘Mavi Dünya’ köşesinde yazılarını ilgiyle okuduğum meslektaşım Hakan Atis’ in Piri Reis ile ilgili bir haberi beni geçmiş yıllara götürdü.

Devamını Oku 15.10.2021

Leblebi

Çocukluğumdan beri leblebi deyince aklıma hep Çorum gelirdi. İtalya’da yaşarken gelip gidenlere özellikle Çorum leblebisi sipariş ederdim.

Devamını Oku 12.10.2021

Formula 1 anıları

 İstanbul Park’ta ilk Formula1Türkiye Grand Prix’i 2005’te yapıldı. Yayıncı kuruluş Kanal D ve CNN TÜRK tü. Ekipte yer alıyordum. Görevim yarışmanın kalbi sayılan Padokta canlı yayında röportajlar yapmaktı. Padok inanılmaz hareketli bir yerdir. Tüm ekiplerin yönetildiği alandır. Pilotlar, yöneticiler, VİP konukları buradadır. Tabii yayıncı kuruluş olarak Padoka hakimdik. Söyleşi yapılacak bir sürücü veya ünlü bir konuğu bulduğumuz an hemen mikrofonu tutar ve canlı yayına bağlanırdık. Aynı zamanda koyu bir Ferrari taraftarıydım. Bunun için Ferrari konteynerinin önünden ayrılmazdım. Çünkü tanınmış simaların genelde mutlak uğrak yeriydi. İlk röportajı favori gösterilen unutulmaz Michael Schumacher ile yapmıştım. İstanbul Park’ta ilk şampiyon McLaren – Mercedes pilotu Finli Kimi Raikkonen olmuştu.

Devamını Oku 09.10.2021
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS