Hollywood'da yıldız çoktur, ama seyircinin koşulsuz güvendiği oyuncu sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Tom Hanks, işte o ender isimlerden biridir. Onu büyük yapan yalnızca iki Oscar ödülü ya da gişe rekorları değildir. Asıl başarısı, oynadığı karakterlerin arkasına saklanmayı bilmesidir. Bir Tom Hanks filmi izlediğinizde karşınızda ünlü bir oyuncuyu değil; gerçekten bir kaptanı, bir astronotu, bir askeri ya da hayatın içinden sıradan bir insanı görürsünüz. İşte büyük oyunculuğun gerçek ölçüsü de budur.
Bu yeteneğinin en çarpıcı örneklerinden biri kuşkusuz Issız Ada (Cast Away) filmiydi. Yapıtın büyük bölümünde kamera karşısında tek başınaydı. Aylar süren çekimler boyunca rolü uğruna büyük fedakarlık yaptı; ciddi kilo verdi, saçını ve sakalını uzattı. Konuşabildiği tek "oyuncu", Wilson adını verdiği bir voleybol topuydu. Buna rağmen milyonlarca seyirciyi iki saat boyunca ekrana kilitlemeyi başardı. Çok az oyuncunun altından kalkabileceği bu performans, bugün hâlâ oyunculuk derslerinde örnek gösteriliyor.

Yıldız olma peşinde koşmadı; ne gizemliliğe, ne eksantrikliğe ne de yalnızca çekiciliğine sırtını dayadı. Çocuksu görünümüyle seyirciyle arasına sevgiyi yerleştirdi. Nitekim Splash ve Big filmlerinde komediye ne kadar yatkın olduğunu gösterdi. Ancak zamanı gelince dramatik filmler için yapımcı ve yönetmenlerin aradığı isim oldu. Doksanlı yılların en büyük toplumsal sorunlarından biri olan AIDS'i konu alan Philadelphia filminde, ayrımcılığa ve korkuya karşı mücadele eden, yaşamını yitirecek olan homoseksüel avukatı canlandırarak ilk Oscar ödülünü kazandı. Hemen ertesi yıl ise Amerikan tarihine damga vuran bir karakteri başarıyla canlandırdığı Forrest Gump ile ikinci Oscar'ını aldı.
Setteki uyumu, oyunculuk yeteneği, mütevazılığı ve yardımseverliği sayesinde Steven Spielberg, Robert Zemeckis ve Ron Howard gibi güçlü yönetmenlerin vazgeçilmez oyuncularından biri oldu.
Tom Hanks ile ilk kez Venedik Film Festivali'nde tanıştık. O zamanlar hâlâ çocuk yüzlü ve çekingendi. Henüz Oscar ödüllerini kazanmamıştı. O gün birlikte çektirdiğimiz fotoğrafı yıllar sonra The Polar Express filminin tanıtımında kendisine göstermiştim. Bir kalem isteyerek fotoğrafı imzaladı ve altına, "Uzun zaman önce!" diye yazdı.
1988 yılından beri Rita Wilson ile evlidir. Ne bir aykırılık, ne gösteriş, ne de bir skandal... Kendi halinde ama olağanüstü yetenekli bir oyuncudur. Astronotları, pilotları, askerleri, ıssız adada mahsur kalanları, hastaları ve hukukçuları başarıyla canlandırırken özel hayatını da dedikodulardan uzak tutmayı başarmıştır.
Benim gibi daktilolara olan düşkünlüğünü bildiğim için Berlin'de bir araya geldiğimizde bu merakımızdan da söz etmiştik. İlk daktilomun Hermes marka olduğunu söylemiş, kendisinin ise bir Remington tutkunu olduğunu anlatmıştı. Daha sonra daktilolara olan ilgisini anlattığı kısa kitabını da okudum.
2020 yılında Elvis filminin çekimleri sırasında eşi Rita Wilson ile birlikte COVID-19'a yakalandıklarını ve kendilerini izole ettiklerini açıkladılar. Bu tavır Hollywood'da büyük saygı gördü ve Tom Hanks daha sonra aşı kampanyalarına da öncülük etti.
Apollo 13 filminde canlandırdığı Komutan Jim Lovell'in, "Houston, bir sorunumuz var." repliği Tom Hanks denildiğinde hafızalardan silinmeyen sahnelerden biri oldu.
Elvis filminde menajer Tom Parker'ı başarıyla canlandırırken müzik dünyasından da övgüler aldı.
Tom Hanks ile en son Roma'da Da Vinci Şifresi filminin tanıtımında bir araya gelmiştik. Yazar Dan Brown ve yönetmen Ron Howard ile birlikte ortak bir basın toplantısı düzenlediler. İstanbul'daki çekimlere ise teknik programı nedeniyle katılamadığını söylemişti.
Tom Hanks'ı farklı kılan yalnızca kamera önündeki başarısı değildir. Hollywood'un en büyük yıldızlarından biri olmasına rağmen gösterişten uzak yaşamayı seçti. Hayranlarıyla arasına duvar örmedi. Yolda karşılaştığı insanlarla sohbet etti, düğünlerde sürpriz yaparak yeni evli çiftlerle fotoğraf çektirdi, kaybolan öğrenci kartlarını sahiplerine ulaştırdı. Bu küçük ama içten davranışlar, yıllar içinde onu yalnızca başarılı bir aktör değil, aynı zamanda Hollywood'un en sevilen ve en saygı duyulan isimlerinden biri haline getirdi.
Belki de Tom Hanks'ın gerçek başarısı tam da burada yatıyor. Kamera karşısında olağanüstü bir oyuncu, kamera arkasında ise sıradan bir insan olmayı hiç bırakmadı. Şöhretin değiştiremediği ender yıldızlardan biri olarak, yalnızca sinemada değil, kişiliğiyle de yeni kuşak oyunculara örnek olmaya devam ediyor.
Tom Hanks, 9 Temmuz'da 70 yaşına bastı. Neredeyse 50 yıllık kariyerindeki başarısını şu sözlerle özetleyebiliriz: Ölçülülük, gösterişten uzak durmak ve en önemlisi kendisine sadık kalabilmek. Belki de bu özellikleri, iki Oscar ödülü ve olağanüstü filmografisinden bile daha büyük bir başarıdır. Tarihi filmler, komediler, dramlar ve biyografiler... Her role uygun, gösterişsiz ama etkisi garanti oyunculuğuyla sinema tarihine adını yazdırdı.

Er Ryan'ı Kurtarmak filminde Yüzbaşı John Miller'ın mangasını sahiplenişi, Issız Ada filminde Chuck Noland'ın doğada hayatta kalma mücadelesi Tom Hanks'ın oyunculuk gücünü bir kez daha ortaya koymuştur.
Robert Zemeckis'in yönettiği 2024 yapımı Here filminde yapay zeka yardımıyla gençleştirilen Tom Hanks'ı izlemek, beni onu ilk tanıdığım yıllara götürdü.
Bu olgun, mütevazı ve özgün Hollywood oyuncusu, sanırım yeni kuşak genç oyuncu adaylarına örnek olmaya devam ediyor.
Tom Hanks ve eşi, yıllardır Yunanistan'ın Antiparos Adası'nda uzun süreler geçiriyor. Yunanistan da kendilerine fahri vatandaşlık unvanı verdi.
Doğum günün kutlu olsun, saygın Tom Hanks.
70 çan senin için çalsın.
Hollywood'da yıldız çoktur, ama seyircinin koşulsuz güvendiği oyuncu sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Tom Hanks, işte o ender isimlerden biridir. Onu büyük yapan yalnızca iki Oscar ödülü ya da gişe rekorları değildir. Asıl başarısı, oynadığı karakterlerin arkasına saklanmayı bilmesidir. Bir Tom Hanks filmi izlediğinizde karşınızda ünlü bir oyuncuyu değil; gerçekten bir kaptanı, bir astronotu, bir askeri ya da hayatın içinden sıradan bir insanı görürsünüz. İşte büyük oyunculuğun gerçek ölçüsü de budur.
Bu yeteneğinin en çarpıcı örneklerinden biri kuşkusuz Issız Ada (Cast Away) filmiydi. Yapıtın büyük bölümünde kamera karşısında tek başınaydı. Aylar süren çekimler boyunca rolü uğruna büyük fedakarlık yaptı; ciddi kilo verdi, saçını ve sakalını uzattı. Konuşabildiği tek "oyuncu", Wilson adını verdiği bir voleybol topuydu. Buna rağmen milyonlarca seyirciyi iki saat boyunca ekrana kilitlemeyi başardı. Çok az oyuncunun altından kalkabileceği bu performans, bugün hâlâ oyunculuk derslerinde örnek gösteriliyor.

Yıldız olma peşinde koşmadı; ne gizemliliğe, ne eksantrikliğe ne de yalnızca çekiciliğine sırtını dayadı. Çocuksu görünümüyle seyirciyle arasına sevgiyi yerleştirdi. Nitekim Splash ve Big filmlerinde komediye ne kadar yatkın olduğunu gösterdi. Ancak zamanı gelince dramatik filmler için yapımcı ve yönetmenlerin aradığı isim oldu. Doksanlı yılların en büyük toplumsal sorunlarından biri olan AIDS'i konu alan Philadelphia filminde, ayrımcılığa ve korkuya karşı mücadele eden, yaşamını yitirecek olan homoseksüel avukatı canlandırarak ilk Oscar ödülünü kazandı. Hemen ertesi yıl ise Amerikan tarihine damga vuran bir karakteri başarıyla canlandırdığı Forrest Gump ile ikinci Oscar'ını aldı.
Setteki uyumu, oyunculuk yeteneği, mütevazılığı ve yardımseverliği sayesinde Steven Spielberg, Robert Zemeckis ve Ron Howard gibi güçlü yönetmenlerin vazgeçilmez oyuncularından biri oldu.
Tom Hanks ile ilk kez Venedik Film Festivali'nde tanıştık. O zamanlar hâlâ çocuk yüzlü ve çekingendi. Henüz Oscar ödüllerini kazanmamıştı. O gün birlikte çektirdiğimiz fotoğrafı yıllar sonra The Polar Express filminin tanıtımında kendisine göstermiştim. Bir kalem isteyerek fotoğrafı imzaladı ve altına, "Uzun zaman önce!" diye yazdı.
1988 yılından beri Rita Wilson ile evlidir. Ne bir aykırılık, ne gösteriş, ne de bir skandal... Kendi halinde ama olağanüstü yetenekli bir oyuncudur. Astronotları, pilotları, askerleri, ıssız adada mahsur kalanları, hastaları ve hukukçuları başarıyla canlandırırken özel hayatını da dedikodulardan uzak tutmayı başarmıştır.
Benim gibi daktilolara olan düşkünlüğünü bildiğim için Berlin'de bir araya geldiğimizde bu merakımızdan da söz etmiştik. İlk daktilomun Hermes marka olduğunu söylemiş, kendisinin ise bir Remington tutkunu olduğunu anlatmıştı. Daha sonra daktilolara olan ilgisini anlattığı kısa kitabını da okudum.
2020 yılında Elvis filminin çekimleri sırasında eşi Rita Wilson ile birlikte COVID-19'a yakalandıklarını ve kendilerini izole ettiklerini açıkladılar. Bu tavır Hollywood'da büyük saygı gördü ve Tom Hanks daha sonra aşı kampanyalarına da öncülük etti.
Apollo 13 filminde canlandırdığı Komutan Jim Lovell'in, "Houston, bir sorunumuz var." repliği Tom Hanks denildiğinde hafızalardan silinmeyen sahnelerden biri oldu.
Elvis filminde menajer Tom Parker'ı başarıyla canlandırırken müzik dünyasından da övgüler aldı.
Tom Hanks ile en son Roma'da Da Vinci Şifresi filminin tanıtımında bir araya gelmiştik. Yazar Dan Brown ve yönetmen Ron Howard ile birlikte ortak bir basın toplantısı düzenlediler. İstanbul'daki çekimlere ise teknik programı nedeniyle katılamadığını söylemişti.
Tom Hanks'ı farklı kılan yalnızca kamera önündeki başarısı değildir. Hollywood'un en büyük yıldızlarından biri olmasına rağmen gösterişten uzak yaşamayı seçti. Hayranlarıyla arasına duvar örmedi. Yolda karşılaştığı insanlarla sohbet etti, düğünlerde sürpriz yaparak yeni evli çiftlerle fotoğraf çektirdi, kaybolan öğrenci kartlarını sahiplerine ulaştırdı. Bu küçük ama içten davranışlar, yıllar içinde onu yalnızca başarılı bir aktör değil, aynı zamanda Hollywood'un en sevilen ve en saygı duyulan isimlerinden biri haline getirdi.
Belki de Tom Hanks'ın gerçek başarısı tam da burada yatıyor. Kamera karşısında olağanüstü bir oyuncu, kamera arkasında ise sıradan bir insan olmayı hiç bırakmadı. Şöhretin değiştiremediği ender yıldızlardan biri olarak, yalnızca sinemada değil, kişiliğiyle de yeni kuşak oyunculara örnek olmaya devam ediyor.
Tom Hanks, 9 Temmuz'da 70 yaşına bastı. Neredeyse 50 yıllık kariyerindeki başarısını şu sözlerle özetleyebiliriz: Ölçülülük, gösterişten uzak durmak ve en önemlisi kendisine sadık kalabilmek. Belki de bu özellikleri, iki Oscar ödülü ve olağanüstü filmografisinden bile daha büyük bir başarıdır. Tarihi filmler, komediler, dramlar ve biyografiler... Her role uygun, gösterişsiz ama etkisi garanti oyunculuğuyla sinema tarihine adını yazdırdı.

Er Ryan'ı Kurtarmak filminde Yüzbaşı John Miller'ın mangasını sahiplenişi, Issız Ada filminde Chuck Noland'ın doğada hayatta kalma mücadelesi Tom Hanks'ın oyunculuk gücünü bir kez daha ortaya koymuştur.
Robert Zemeckis'in yönettiği 2024 yapımı Here filminde yapay zeka yardımıyla gençleştirilen Tom Hanks'ı izlemek, beni onu ilk tanıdığım yıllara götürdü.
Bu olgun, mütevazı ve özgün Hollywood oyuncusu, sanırım yeni kuşak genç oyuncu adaylarına örnek olmaya devam ediyor.
Tom Hanks ve eşi, yıllardır Yunanistan'ın Antiparos Adası'nda uzun süreler geçiriyor. Yunanistan da kendilerine fahri vatandaşlık unvanı verdi.
Doğum günün kutlu olsun, saygın Tom Hanks.
70 çan senin için çalsın.