Reha Erus Reha Erus

YANGININ 3 BOYUTLU YIKIMI: TURİZM, EKONOMİ VE DOĞA

10.07.2025 Perşembe | 09:39Son Güncelleme:

2021 Kıyıkışlacık yangınında evimizi 10 gün arayla iki kez tahliye etmiştik ve özellikle ben büyük bir şok yaşamıştım. Anlık olarak kurtarılması gerekenleri hızla ararken, çantama ilk olarak ödüllerimi yerleştirdiğimi fark ettim. Belki de şöyle düşündüm. Her şeyi, özellikle maddi değerleri zamanla yerine koyabilirsiniz, ancak manevi değeri olan eşyaların kaybı insanı derinden etkiler. Bu yüzden meslek hayatım boyunca bana layık görülen ödüllerimi ilk anda yanımda götürmeyi tercih ettim. Demek ki onlardan vazgeçemeyeceğimi içgüdüsel olarak hissetmişim. Neyse ki çok şükür, yangınlar söndürüldü ve olası faciayı hasarsız atlattık.

 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Ne var ki her yaz başı, o aynı korku yeniden zihnimi kaplar. Bu satırları yazarken baktım; şimdiye kadar canım ülkemde tam 761 yangın çıkmış. Henüz temmuz ayının başlarındayız ve rakam korkunç.

Dünyada iklim değişikliği yangınları çok daha kolay körüklüyor. Bir kere, nem oranları çok düşük seviyelerde. Düşünün, İstanbul gibi nemi yüksek bir metropolde bile yarın nem oranı yüzde 20’lere kadar düşecek. Ege’de ise daha da azalacak. Oysa nem, her zaman yangının düşmanıdır. Ha, elbette yangının dostları da vardır. Örneğin ihmal, bilerek yakmak, insanların kötü niyeti, bilgisizlik, vatana ihanet, yaz ortasında bilinçsizce anız ve çöp yakmak gibi.

Hepimiz biliyoruz ki yangın, kendi rüzgarını ve aşırı ısısını üretir. Felaketi katlar. Bu da ülke ekonomisine büyük bir darbe vurur. Son dönemde çıkan ve bazı yangınların günler sonra kontrol altına alınması sırasında acaba zarar ne kadar olmuştur ? Turizm, ekonomi ve doğa nasıl etkilenmiştir?

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Küllerle baş başa bırakıldık. Ne orman kaldı, ne de belki geleceğimiz. Yanan sadece ormanlar değil, sanki nefesimizdi. O yükselen dev alevlerin ardından ne kalıyor geriye? Büyük bir çöküş ve yıkım.

Geçenlerde komşumuz ve yanı başımızdaki Girit’te çok büyük bir yangın çıktı. Adadan, yerli halk dışında yabancı turistler de eşyalarını toparlayamadan tahliye edildiler. Yunanistan bu alanda büyük bir darbe aldı. Bir İtalyan arkadaşım, 50 kişilik bir Marmaris tatilini yangınlar nedeniyle iptal ettiklerini söyledi. Kim bilir, kaç yabancı bu nedenle aynı kararı almış olabilir?

Yangınlar nedeniyle 'TURİZME NE OLACAK' diye sorarsak;

Turizm sezonunun en hareketli döneminde işletmeler büyük bir zarara uğradı .Oteller güvenliği sağlayamadı. Yerli yabancı turist bölgeden uzaklaştı. Restoranlar kapandı. Sahiller sessizliğe büründü, insanlar işsiz kaldı. Bu durum önümüzdeki yılları da tehlikeye attı. Çünkü yurt dışında "Güvenli Değil "algısı oluştu. Bu da ülkemiz turizmine yansıyacak olumsuz ve acı bir tablo olarak görülebilir.

Ekosisteme göre, bu yangınların devamı gelecek. Çünkü işin içinde rant da var. O kibriti çakan pis elleri kim yönlendiriyor? Bu durumun 'EKONOMİYE VERDİĞİ ZARAR' nedir diye düşünüyor insan.

Binlerce dönüm tarım arazisi de alevler içinde kaldı. Zeytinlik alanlar yok oldu .Zeytin Türkiye'nin hem iç tüketimde hem de ihracatta yer tutan önemli tarım ürünlerinden biri. Bu sadece 1 yıllık değil, nesillerin emeğini kaplayan bir kayıptır .

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bu durumda sadece çiftçiler değil, fabrikalar, paketleme tesisleri, nakliye firmaları da nasibini aldı. Bu arada orman köylüsü, arıcılık yapanlar, hayvancılıkla uğraşanlar da büyük zarar gördü. Ekonomistler bu yangının gıda fiyatlarına, zeytinyağına ve diğer temel ürünlere bir artış olarak yansıyacağını belirtiyor.

Sosyal medyada, elinde bir bidon benzinle ormanları ateşe veren kişileri izliyoruz. Bu görüntüler karşısında sanki eğlenceymiş gibi çirkin yorumlar yapan, ancak 112’yi arayıp ihbarda bulunmaya bile tenezzül etmeyen insanların cehaleti gerçekten düşündürücü.

Yangınların 'DOĞAYA VERDİĞİ ZARAR' ise bambaşka.

Doğanın sessiz sakinleri, kaçamadıkları alevlerin arasında can verdi. Yangın sadece ağaçları ve canlıları değil, toprağın altında yaşayan milyonlarca mikroorganizmayı da yok etti .Bu ekosistem için büyük yıkım demek. Kül olan ormanlar sadece yeşil bir manzara değildir. Su döngüsü bozulur, hava kalitesi düşer, erozyon artar, Ekosistem bir bütündür. Temiz Hava, Sağlıklı Toprak, Dengeli İklim. Bu yangınlardan ders alınmazsa geleceğimiz de küle dönebilir.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Beni kahreden, yetkililerin “Çok şükür insanlara zarar gelmedi” diye mikrofon demetinin önünde verdikleri sözde gurur verici beyanatlar. Peki, ormanları mekan edinen diğer canlılar? Kaçamayan kaplumbağalar, karacalar, sincaplar, domuzlar, yılanlar. Böyle beyanatlar vermeyin. Yapmayın! Onun yerine acil komisyonlar kurarak önlemler alın. İnsanları eğitin, uzmanlaştırın, ekipler kurun, denetimleri getirin ve sıklaştırın. Bilinçli yakanlara caydırıcı ağır cezalar uygulayın ve havadan söndürme sistemini lütfen zenginleştirin.

Bu yangınlardan ders alınmazsa geleceğimiz de küle dönebilir.

Yangının hiç şakası yoktur. Bunu bizzat yaşadım, dumanı hala aklımda ve bir daha asla yaşamak istemiyorum. O kadar.