Savaş Önemli Savaş Önemli

İş dünyasında “mobil yakalılar”ın yükselen ayak sesleri

14.01.2018 Pazar | 11:34

Malum 2017 özellikle teknoloji odaklı sektör çalışanlarının yurt dışında çalışma hayallerinin zirve yaptığı, bir fırsatını yakalayıp yurt dışına kaçabilenin ise kaçtığı bir yıl oldu. Evet yıl bitti, sektör yöneticilerinde bir bakıma “Giden gitti, kalan sağlar bizimdir” bakış açısı olsa da kazın ayağı pek öyle değil. Özellikle yeni jenerasyonun kalbinde yatan asıl aslan artık işini ofise gitmeden uzaktan yapabilmek, yani mobil çalışmak..

İş dünyasında çok zamandır “Robotlar geliyor, mavi yakanın işini elinden alacak”, “Yok efendim, beyaz yaka dijital çağa ayak uydurmazsa oyun dışı kalacak”, hepsi bir yana “Şimdi asıl trend yeni yaka” gibi tartışmalar süre dursun, hepimizin görmesi ve idrak etmesi gereken asıl gerçek yeni jenerasyonun mobil çalışma arzusu. Bu yeni bir mesele değil elbette ama artık ciddi ciddi gündemde ve 2018 için şirketlerin üzerinde daha fazla kafa patlaması gereken bir öncelik olarak yeni yıl için hazırlık listelerinde. Çünkü dijital çağda beyaz yakalısı, Y jenerasyonu, orta düzeyden en tepeye varıncaya kadar tüm yönetici tayfası ofise gitmek yerine evinden, kafeden ofis olmasında nereden olursa olsun uzaktan bir yerlerden işlerini yapmak istiyor. Diğer bir deyişle hayalini kurduğu yaka artık “beyaz" değil “mobil”. 

Çalışana en büyük katkısı esneklik   

Evet, özellikle beyaz yakalı odaklı yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki çalışanlar artık mobil çalışabilmek istiyorlar ve bu çalışma sisteminin verimliliklerini artırdığını belirtiyorlar. Konuya öncelikle evrensel perspektifte baktığımızda mobil çalışmanın sisteme en büyük katkısının çalışanların esnekliğini artırıyor olması olduğunu görüyoruz. Rahat ettiğiniz kıyafetlerle, istediğiniz şekilde oturarak ve sevdiğiniz müziği dinleyerek çalıştığınızı düşünün.

Kanada’da 2017’de de yapılan bir anket sonucuna göre evden çalışanların verimliliğin 10 üzerinden değerlendirilmesinin 7.7, ofisten çalışanların ise yine 10 üzerinden 6.5 çıktığına şaşırmamak gerek. Ofis dışından çalışmak size arkadaşlarınızla daha fazla iletişim fırsatı da getiriyor. Örneğin evden çalışırken en yakın arkadaşınızla video görüşme yapabilir ya da beyin fırtınası yapmak için çıkıp bir kafede buluşabilirsiniz. Mobil çalışmanın sağlık açısından da faydaları var. Gün boyu ofis ışıklarının altında çalışmak vücudunuzdaki stres kat sayısını artırıyor.

 

Stres seviyesi düşüyor

Araştırmalara göre göre uzaktan çalışan kişilerde kalp krizine neden olan stres seviyesinde düşüş görülüyor. Evden çalıştığınızda egzersiz yapmak için dahi zaman yaratabiliyorsunuz. Ki beyaz yakalının şikayetlerinize kulak kabartsanız 10 kişiden 8’inin üye olduğunu spor salonuna zaman ayırıp gidemediği gibi bir derdi olduğuna şahit olursunuz. Mobil çalışıyorsunuz, iş planlamanızı doğru yapınca; verdiğiniz molalarda ister pilates yaparsınız ister bisiklete binersiniz. Uzaktan çalışmanın bir diğer faydası ailenize, komşularınıza ya da diğer sosyal çevrenize daha fazla vakit ayırabilecek olmanız. Gününüzü esnek bir şekilde planladığınızda istediğiniz kişiye istediğiniz zamanı ayıramamanınız için önünüzde hiçbir engel yok.  

Mobil çalışmak için doğmuş bir nesil 

Diğer yandan bu işin asıl milenyum kuşağı için biçilmiş kaftan olduğunun altınızı çizmemiz gerek. Teknolojinin içine doğan ve teknoloji ile büyüyen bu nesil için dijital zaten ikinci bir yaşam alanı gibi. Yeni nesil, tüm bankacılık işlemlerini ve ödemelerini online yapıyor, arkadaşları ile sosyal ağlarda buluşuyor, market alışverişinden üst başa her şeyini internetten alıyor. Dolayısıyla teknolojinin sunduğu imkanlarla hayatımıza dahil olan bu mobil odaklı iş düzeni tam gençlere göre.

Bu düzenin parçaları olan çok cihaz kullanımı, video konferanslar ve uzaktan çalışmayı  mümkün kılacak diğer yeni nesil araçlar ile her gün üzerine yenisini koyarak gelişen mobil teknolojiler zaten yeni kuşağının hayatının içinde olan normaller. Ve hatta bu alışkanlıklar artık yeni neslin de ötesine geçerek X kuşağı için de yeni normal olmaktan çıkıp, vazgeçilmez bir yaşam tarzına dönüşüyor.  

 

Konuyu açarken öncelikle evrensel bakış açısıyla irdelediğimin altını çizmiştim. Tabii bir de mobil yakalı olma arzumuzun altında yatan ve bizi bu bağlamda kamçılayan İstanbul gibi metropollerde yaşamanın ve çalışmanın getirdiği zorluklar var. Tabii en başta şehir insanının bitmek tükenmek bilmeyen trafik derdi var.

“Sabah ne giyeceğim, öğlen ne yiyeceğim?” dertleri

 

İşe ulaşma çabasının sizden aldığı vakit ve enerji bir yana çoğu kurumsallıktan uzak şirkette asla oturmayan iş düzeninin bir getirisi olarak amaçsızca uzayan toplantılar, bununla birlikte gelen stres ve işe tam manasıyla odaklanamamak zincirleme olarak karşımıza çıkan diğer sorunlar. Tabii bir de “Sabah ne giyeceğim, öğlen ne yiyeceğim?” gibi dertlerimiz mevcut. Velhasıl mobil yakalı olmayı istemek için çok nedeniniz var.

Uzaktan çalışma hususunda birçok ülkede özellikle de çok uluslu firmalarca atılan somut adımlar uzun yıllardır var. Örneğin bu işin kalbi İngiltere’de 4 milyondan fazla kişinin uzaktan çalıştığı biliniyor. Türkiye’de ise büyük firmalardan gelen tek tük çabalar dışında, ajans dünyasından gelen inisiyatifler dahi son derece sınırlı. Biz uzaktan çalışmaya geçtik diyenlerin çoğunun bu yaklaşımı en ufak krizde 9-5 memur zihniyetine dönüveriyor.

Türkiye'de talep var mı?

 

Peki Türkiye’deki çalışan kesim bu konuda ne düşünüyor? Merak ettim ve sosyal anket platformu Poltio üzerinden insanlara “Mobil çalışmasının size en büyük faydası ne olabilir?” diye sordum. Bir gün içerisinde ankete yanıt veren 791 kişiden yüzde 45’i “İstenilen yerden çalışma esnekliği” seçeneğini işaretledi. Bu anket bir bakıma mobil çalışmanın teoride konuştuğumuz iş hayatına yapacağı muhtemel katkıların daha somut bir ifadesi olarak değerlendirilebilir.

Diğer yandan uzaktan çalışmanın bu kadar artısı, faydası da olsa bazı şeyleri kendi içinde disipline etmez iseniz her gün dakika saydığınız ofis mesailerinize dönmeniz an meselesi olacaktır. Yani evden de çalışsanız bazı kurallar ve bir iş disiplini şart.

 

Diğer Yazıları

Tersine göç hikayeleri - Bölüm 2

“Merkezi Seattle’da olan şirketini Kuşadası’ndan yönetiyor”

Devamını Oku 16.10.2018

Dijital anneler YouTube’da tecrübelerini paylaşıyorlar

Dijitalleşme ile hayatımıza farklı disiplinlerde sayısız bilgi platformunun dahil olmasıyla bilgi aktarımının büyüklerden yeni nesillere yapıldığı dönemler çok geride aldı. Yeni nesil anneler için de annelik konusunda ana tavsiye kaynağı artık aile büyüklerinden önce kendileri ile aynı yollardan kısa süreler önce geçmiş ve bu tecrübelerini dijital dünyada paylaşan YouTuber anneler.

Devamını Oku 12.05.2018

iPhone ile çekilen portrelerden oluşan yeni nesil bir sergi

37. İstanbul Film Festivali kapsamımdaki özel etkinliklerden biri olan “Festival Stüdyosu” isimli fotoğraf sergisi bildiğimiz fotoğraf sergilerinden biraz farklı. İstanbul Film Festivali’nin Türkiye Sineması bölümündeki genç nesil oyuncuların iPhone ile çekilen portrelerinden oluşan sergi, Türkiye’de sinema ve fotoğraf camiasının teknoloji dünyasındaki güncel trendlere kayıtsız kalmadığını ortaya koyan güzel bir örnek

Devamını Oku 22.04.2018
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS