Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı ile yıllardır en sert kriz başlıklarından biri olan dondurulan Rus varlıklarını öyle güçlü bir şekilde oyuna soktu ki, bu hamleye kimse "Yok" diyemedi. Kremlin, fiilen erişemediği bu kaynaklara akıl almaz bir manevra ile diplomatik bir kimlik kazandırarak onları uluslararası denklemin ve müzakere masasının aktif bir unsuru haline getirdi.
Türkiye ile Rusya arasındaki ticarette Türkiye’nin ihracat payını artırma hedefi konuşulurken, gündem çoğu zaman tarım, yaş sebze-meyve, turizm ve tekstil gibi geleneksel sektörlere odaklanıyor. Oysa bu başlıkların gölgesinde, sessiz ama derinden ilerleyen, potansiyelinin henüz yüzde birine dahi ulaşmamış bir sektör dikkat çekiyor. Rusya pazarında açık biçimde talep gören, adeta “gel” çağrısı yapılan bu alan; uzun yıllar Türkiye’nin ithalatçı konumunda bulunduğu ancak bugün ihracatçı kimliğiyle öne çıkmaya başladığı tıbbi cihaz sektörü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta gerçekleştirilen görüşmenin yeri özellikle dikkatimi çekti. Rusya Devlet Başkanı’nı uzun süredir yakından takip eden biri olarak, Vladimir Putin’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeyi bizzat Erdoğan’ın konakladığı otele giderek gerçekleştirmesinin, Putin tarafından verilmiş bilinçli bir mesaj olduğunu söyleyebilirim.
Dün gece Moskova’nın çok önemli misafirleri vardı. Kremlin’in ışıkları geç saatlere kadar açıktı. ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile iş insanı ve aynı zamanda damadı Jared Kushner, Ukrayna müzakereleri için Rusya Devlet Başkanı ile masaya oturdu. Görüşme gece yarısı bitti ve yaklaşık beş saat sürdü.
Uzun süredir Rusya–Ukrayna hattında devam eden bir sessizlik vardı ve bu sessizlik bozuldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın planının gün yüzüne çıkmasıyla artık üzerinde konuşulacak somut bir metin bulunuyor ki herkes konuşmaya da başladı.
Yıllardır Rusya’yı yakından izleyen biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Putin’den bir şey almak istiyorsanız, bunu yaptırımla değil ikna ile yapabilirsiniz. ABD Başkanı Donald Trump’ın son kararları da bunu bir kez daha kanıtladı. Trump’ın yeni yaklaşım biçiminin de Rusya’da neredeyse hiç şaşkınlık yaratmaması, aslında Moskova’nın bu gerçeği çoktan kavradığını gösteriyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında olası yeni bir görüşmeye dair sinyaller belirginleşiyor. ABD’den gelen olumlu mesajlar ve Washington’ın zaman zaman yaptırım diline başvurmasına karşın Moskova’nın dikkat çekici sessizliği, iki lider arasındaki karşılıklı jestler ve ABD First Lady’si Melania Trump’ın açıklamalarıyla birlikte, Putin ile Trump’ın yakın zamanda yeniden bir araya gelebileceğine dair beklentileri güçlendiriyor.
Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, son yılların en uzun görüşmelerinden birini gerçekleştirdi. Görüşmede Trump, Avrupa’ya sık sık yaptığı “Rusya’dan doğal gaz ve petrol almayın” çağrısını bu kez Türkiye için de dile getirdi. Ancak bu ifadeyi bir anlık düşünmeden sarf ettiğini kısa sürede fark ederek, sözlerinin geçersizliğini anladı ve tonunu hemen yumuşatarak söylemini değiştirdi.