Uğur Hakan Hacıoğlu Uğur Hakan Hacıoğlu

“Özgürlük İçin; David Hasselhoff”

04.02.2021 Perşembe | 13:00

1982 yılında ilk yayınlandığı tarihten sonra sadece dünyada değil ülkemizde de ilgiyle takip edilen Kara Şimşek dizisi tek kanallı dönemin unutulmayan dizilerinden biriydi. Michael Knight, Dr. Bonnie, Binbaşı Devon, Cornelius ve April… Geçmişin derinliklerinde kalan bu roller arasında hiç şüphesiz akıllı otomobil KITT ile olan ortaklığı sebebiyle Michael Knight sıyrılıyordu. Bugün size dizideki rolüyle hafızalarda yer eden David Hasselhoff’tan bahsedeceğim.

Dizi yayınlanırken profesyonel müzik kariyerine başlayan ve o yıllarda sahnelere KITT ile birlikte çıkan Hasselhoff günümüzde hala müzikal çalışmalarına devam ediyor. Hasselhoff’un müzik kariyeri dizideki performansı kadar sükse yapmadı. Fakat yine de adından söz ettirmeyi başardı. Hasselhoff’un seyirci ve dinleyicilerle yaşadığı durumu en iyi Emil Michel Cioran’ın sözü özetliyor; “Her nostalji, şimdiki zamanın bir biçimde aşılmasıdır.

Çocukluğunda ailesinin işleri sebebiyle sık sık eyalet değiştirmek zorunda kalsa da küçük yaşlardan itibaren müziğe ve sanata ilgi duyan Hasselhoff ilk olarak Peter Pan’in bir tiyatro uyarlamasında sahneye çıktı. Gençlik yılları boyunca tiyatro, koro ve voleybol faaliyetlerinde yer aldı. Liseden sonra Michigan'daki Pontiac Dramatik Sanatlar Akademisi’ne ve sonrasında tiyatro yeterlilik derecesiyle mezun olduğu California Sanat Enstitüsü'nde eğitimine devam etti. Eğitim gördüğü süre boyunca geçimini garsonluk yaparak sürdürdü. Çeşitli gruplarla amatör olarak müzik yapmaya başlaması da bu yıllardaydı.

Hasselhoff ilk büyük çıkışını 1975 yılında The Young and the Restless dizisinde Snapper Foster rolüyle gerçekleştirdi. Fakat onu uluslararası üne kavuşturacak proje 1982’de gerçekleşti. Kara Şimşek dizisi dört sezon boyunca dünya genelinde büyük bir ilgiyle takip edildi. Bu süreçte şan dersleri almaya başlayan Hasselhoff geleceğe dair planlarında müziği asla göz ardı etmiyordu. 1983 yılında bunun karşılığı olarak Kara Şimşek dizisinin büyük ilgiyle takip edildiği Güney Afrika’da “I Get The Message” single çalışmasıyla ilk müzikal çalışmasını gerçekleştirdi.

Dizinin devam ettiği süreçte gördüğü ilgi onu müzik kariyerini inşa etme hususunda cesaretlendirdi. 1984 yılında kaydedilen ve 1985 yılında yayınlanan ilk albümü “Night Rocker” bu şartlarda ortaya çıktı. Hasselhoff için bu albüm başlı başına bir cesaret emsaliydi. Albümün yapımcılığını yapan Joel Diamond ile sonrasında üç single için çalışan Hasselhoff ilk albüm ve devamında gelecek çalışmalarının hiçbirinde Amerika müzik piyasasında kabul görmedi. Yapısı gereği yılmamış olsa da uğradığını düşündüğü haksızlık onu derinden etkilemişti.

Olayların bu noktaya geldiği süreçte onu memnun eden haber Avrupa’dan geldi. Albümü Avusturya’da çok büyük ilgi görmüş bu ilgi kısa zamanda önce Almanya sonra da kıtanın tamamına yayılarak Hasselhoff için bir hayran kitlesi oluşturmuştu. Bu gelişmenin ardından Hasselhoff Amerika’da yaşamaya devam etse de konser programları ve albüm çalışmaları daha çok Avrupa’ya yönelik oldu.

Dizinin Avrupa’da kazandığı ilgiyi değerlendirmek üzere Avrupa konserlerinde dizinin akıllı otomobili KITT’i kullanmaya karar verdi. O yıllarda sahneye kırmızı gitarı ile KITT’in üzerinde çıkan Hasselhoff sonrasında araçtan yavaşça inerek seyirciyi selamlıyor ve onlara “Arkadaşımı selamlamayacak mısınız?” diye soruyordu. Seyircilerin ilgi dolu bakışları arasında kopan bir selamlama coşkusu sonrasında elektronik sesiyle KITT’de onları selamlıyor ve konser başlıyordu.

1988 yılında önce single çalışması olarak dinleyiciyle buluşan bir yıl sonra da albüm formatında yayınlanan “Looking For Freedom” Almanya’da büyük bir ilgi gördü. Henüz duvarın yıkılmadığı o dönemde bu şarkı özellikle Batı Almanya’da duvarın yıkılmasını isteyenlerin arasında marş olarak kabul görmüştü. Duvar yıkılmasının netleşmesinden sonra 1989 yılının yılbaşı gecesi Hasselhoff Berlin’de coşkulu kalabalığın içinde özgürlüğü savunarak “Looking For Freedom” şarkısını coşkuyla söylemişti. O gece vinç üstüne dahi çıkarak kalabalığın enerjisine katılan Hasselhoff yıllar sonra o gece için en güzel konseri olduğunu itiraf ediyordu.

Hiç şüphesiz bir duvar varsa o duvarı aşmak isteyenler her zaman olacaktır. Kabul görmese de çalışmaktan, hayallerinden ve umut etmekten vazgeçmeyen insanlar o duvarın ardını görebilenler olacaktır. O gece duvarın yıkılmasının getireceklerinden çok duvarın ardını görebilmek insanları mutlu ediyordu. Hasselhoff’da böylesi bir olayın önemli bir tanığı olarak sahnedeydi.

Duvarın ardını görmek isteyenlere, hayal kuranlara ve sahnedekilere…

Diğer Yazıları

Doğruları Haykırmak Gerek – Ünal Vanii

Günümüzde insanı bekleyen en büyük tehlike aynanın karşısındaki yansımasıdır. İnsan doğadan uzaklaştıkça doğa içindeki düzeni vahşi bulmuş, doğayla ilişkisini sınırlandırdıkça da doğallığını yitirmiştir. Hâlbuki bizleri en çok endişelendiren insanın gittikçe körelen saygı ve anlayış eğilimleri olmalıdır. Şiddetin giderek arttığı dünyamızda vahşileşen maalesef doğa değil insanlar olmuştur.

Devamını Oku 01.04.2021

Dertlerin Arasından Doğan Sevinç; 3 Derdim Var

 Kar yağışının zemini bembeyaz örttüğü bir Mart gününde Ömer Hayyam’ın “Dert içinde sevinci bul da yaşa” dizesini düşünerek bu satırları yazmaya başladım. İnsanın hayatında kendine ait boşluklar bırakmasının çok değerli olduğunu düşünüyorum. O boşluklar sayesinde kendini dinlenmeye, duymaya ve görmeye fırsat tanımalı. Böylesi zorlu şartlarda bunun değerini daha iyi anlıyoruz. Dert çantamızın dolu olduğu şu günlerde dertlerin içinde bana sevinç katan titiz bir çalışmayı dinleme fırsatı yakaladım. İçeriği itibarıyla hem geçmiş dokuyu hem de bugünün gerekliliklerini bir arada bulundurmayı başarabilen bu çalışmanın altında Serap Yağız ve Taner Öngür’ün imzası var. “3 Derdim Var” dert içinde sevinci bulup yaşamak isteyenlere iyi bir istirahat etme şansı veriyor.

Devamını Oku 25.03.2021

Sfenks ve Caz – Louis Armstrong Mısır’da

Bazen bir fotoğraf görürüz ve o fotoğrafın içinde barındırdığı hikayeyi merak ederiz. Joseph Murphy, Bilinçaltının Gücü kitabında “Bilinciniz bir fotoğraf makinesi, bilinçaltınız ise fotoğrafı aktarıp bastığınız hassas bir tabakadır.” diyor. Bu hafta sizlere Louis Armstrong’un Mısır’da çekilen fotoğraflarının perde arkasındaki olayları anlatacağım.

Devamını Oku 19.03.2021
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS