Machiavelli’nin Mirası mı, İnsanın İflası mı?
Prens’in yazarı Machiavelli, devletin bekası için araçların sorgulanmaması gerektiğini söylerken belki bir imparatorluğu kurtarmayı hayal ediyordu. Ancak bugün bu anlayış, ofis koridorlarından sosyal medya linçlerine, ikili ilişkilerden uluslararası siyasete kadar her yere sızmış durumda.
Sorun şu ki; amaca giden yolu kirlettiğinizde, vardığınız o "amaç" da artık temiz kalmıyor. Kanlı ellerle tutulan bir kupa, ne kadar parlarsa parlasın, sadece vahşeti yansıtır.
Araçlar Amaçları Belirler
Gandhi’nin çok sevdiğim bir tespiti vardır: "Araçlar tohumdur, amaç ise ağaç." Elma tohumu ekip armut hasat edemeyeceğiniz gibi, adaletsiz yöntemler kullanarak "adaletli bir dünya" kuramazsınız.
Yalanla gelen başarı, sürekli ifşa olma korkusu üretir.
İhanetle gelen makam, çevrenizdeki herkesin size ihanet edeceği bir güvensizlik sarmalı yaratır.
Başkalarını ezerek çıkılan merdiven, aslında kendi mezarınıza doğru kazdığınız bir çukurdur.
"Mübah" Olanın Bedeli
Eğer her yol mübahsa, artık bir "toplumdan" değil, sadece birbirini yemeyi bekleyen bir "yığından" bahsedebiliriz. Etik, sadece işler yolunda giderken takılan bir aksesuar değildir; etik, fırtına koptuğunda gemiyi ayakta tutan omurgadır.
Bir amaca ulaşmak için her yolu deneyen kişi, aslında o amacın kölesi olmuştur. Kendi ilkelerini feda eden biri için "zafer" sadece bir illüzyondur; çünkü aynaya baktığında zaferi kazanan kişiyi tanıyamayacaktır.
Varacağınız yerin kıymeti, yolda bıraktığınız ayak izlerinin temizliği kadardır. Kirli bir yolun sonunda sizi bekleyen tek şey, yine kirdir.
Amaca giden her yol mübah değildir; çünkü yolun kendisi, varış noktasından çok daha öğreticidir.
Kazandığınızda kendinizi kaybetmişseniz, gerçekten kazanmış sayılır mısınız?
Bu yazımı noktalarken, önümüzdeki Kurban Bayramı’nın hepimize öncelikle sağlık, huzur ve kalpten paylaşımlar getirmesini diliyorum. Bayramlar, hayatın yoğun koşturmacasına tatlı bir mola vermek, sevdiklerimizle yan yana gelmek ve hayatı biraz daha yavaşlatıp şükretmek için en güzel vesile.
Umarım bu uzun tatil dönemi, hem ruhunuzu dinlendirdiğiniz, hem de sevdiklerinizle unutulmaz anılar biriktirdiğiniz harika bir yenilenme zamanı olur. Yollarda olacak olanlara şimdiden güvenli ve keyifli yolculuklar dilerim.
Kurban Bayramınız mübarek, tatiliniz gönlünüzce geçsin. Dönüşte yepyeni enerjilerle, yine buralarda buluşmak dileğiyle...
Sağlıkla ve Sevgiyle kalın,
"HAYATTA 5 KURALI UNUTMAYIN! DOĞAYA SAHİP ÇIKIN – SAYGILI OLUN – HOŞGÖRÜYÜ SEÇİN – KİTAP OKUYUN – DÜRÜST YAŞAYIN.”
Machiavelli’nin Mirası mı, İnsanın İflası mı?
Prens’in yazarı Machiavelli, devletin bekası için araçların sorgulanmaması gerektiğini söylerken belki bir imparatorluğu kurtarmayı hayal ediyordu. Ancak bugün bu anlayış, ofis koridorlarından sosyal medya linçlerine, ikili ilişkilerden uluslararası siyasete kadar her yere sızmış durumda.
Sorun şu ki; amaca giden yolu kirlettiğinizde, vardığınız o "amaç" da artık temiz kalmıyor. Kanlı ellerle tutulan bir kupa, ne kadar parlarsa parlasın, sadece vahşeti yansıtır.
Araçlar Amaçları Belirler
Gandhi’nin çok sevdiğim bir tespiti vardır: "Araçlar tohumdur, amaç ise ağaç." Elma tohumu ekip armut hasat edemeyeceğiniz gibi, adaletsiz yöntemler kullanarak "adaletli bir dünya" kuramazsınız.
Yalanla gelen başarı, sürekli ifşa olma korkusu üretir.
İhanetle gelen makam, çevrenizdeki herkesin size ihanet edeceği bir güvensizlik sarmalı yaratır.
Başkalarını ezerek çıkılan merdiven, aslında kendi mezarınıza doğru kazdığınız bir çukurdur.
"Mübah" Olanın Bedeli
Eğer her yol mübahsa, artık bir "toplumdan" değil, sadece birbirini yemeyi bekleyen bir "yığından" bahsedebiliriz. Etik, sadece işler yolunda giderken takılan bir aksesuar değildir; etik, fırtına koptuğunda gemiyi ayakta tutan omurgadır.
Bir amaca ulaşmak için her yolu deneyen kişi, aslında o amacın kölesi olmuştur. Kendi ilkelerini feda eden biri için "zafer" sadece bir illüzyondur; çünkü aynaya baktığında zaferi kazanan kişiyi tanıyamayacaktır.
Varacağınız yerin kıymeti, yolda bıraktığınız ayak izlerinin temizliği kadardır. Kirli bir yolun sonunda sizi bekleyen tek şey, yine kirdir.
Amaca giden her yol mübah değildir; çünkü yolun kendisi, varış noktasından çok daha öğreticidir.
Kazandığınızda kendinizi kaybetmişseniz, gerçekten kazanmış sayılır mısınız?
Bu yazımı noktalarken, önümüzdeki Kurban Bayramı’nın hepimize öncelikle sağlık, huzur ve kalpten paylaşımlar getirmesini diliyorum. Bayramlar, hayatın yoğun koşturmacasına tatlı bir mola vermek, sevdiklerimizle yan yana gelmek ve hayatı biraz daha yavaşlatıp şükretmek için en güzel vesile.
Umarım bu uzun tatil dönemi, hem ruhunuzu dinlendirdiğiniz, hem de sevdiklerinizle unutulmaz anılar biriktirdiğiniz harika bir yenilenme zamanı olur. Yollarda olacak olanlara şimdiden güvenli ve keyifli yolculuklar dilerim.
Kurban Bayramınız mübarek, tatiliniz gönlünüzce geçsin. Dönüşte yepyeni enerjilerle, yine buralarda buluşmak dileğiyle...
Sağlıkla ve Sevgiyle kalın,
"HAYATTA 5 KURALI UNUTMAYIN! DOĞAYA SAHİP ÇIKIN – SAYGILI OLUN – HOŞGÖRÜYÜ SEÇİN – KİTAP OKUYUN – DÜRÜST YAŞAYIN.”