Vedat Karabulut Vedat Karabulut

Yapay Zekâ Hangi Dilde Daha Akıllı? LLM’ler, Transformer’lar ve Dil Gerçeği

06.02.2026 Cuma | 12:36Son Güncelleme:

Son zamanlarda herkes aynı soruyu soruyor: “Yapay zekâ ile Türkçe mi konuşmalıyız, İngilizce mi?” Bu soru masum gibi duruyor ama altı dolu. Çünkü cevabı, yapay zekânın nasıl çalıştığını anlayıp anlamadığımızı açık ediyor. 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Kısa cevapla başlayayım: Evet, farklı dillerde farklı sonuçlar alıyoruz. 

Uzun cevabı okumaya sabrın yoksa bu yazıyı da okuma. 
 
“Yapay zekâ her dili eşit biliyor” lafı saçma 
 
Bu iddia teknik olarak yanlış, pratikte ise tamamen çöktü. 
 
Bugün ChatGPT, Claude, Gemini gibi sistemlerin tamamı Transformer tabanlı Large Language Model (LLM) mimarisiyle çalışıyor. Bu modeller “anlamıyor”, olasılık hesaplıyor. Yani: 
 
“Bu kelimeden sonra en muhtemel kelime hangisi?” 
 
Bu olasılık neye göre hesaplanıyor? 

Eğitim verisine göre. 
 
Ve burada acı gerçek başlıyor: 
 
İngilizce veri = DEVASA 
 
Türkçe veri = SINIRLI 
 
Teknik Türkçe veri = ÇOK ZAYIF 
 
Dolayısıyla “Türkçe de aynı, İngilizce de aynı” diyen ya sistemi hiç test etmemiştir ya da kendini kandırıyordur. 
 
“Transformer, MT5 ve Text-to-Text meselesi” 
 
Biraz teknik girelim ama boğmayacağım. 
 
Google’ın T5 (Text-to-Text Transfer Transformer) yaklaşımı şunu yaptı: 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

“Her şeyi metin olarak düşünelim.” 
 
Çeviri mi? Metin. 

Özet mi? Metin. 

Kod mu? Metin. 

Soru-cevap mı? Metin. 
 
MT5 ise bunun çok dilli versiyonu. 

Ama “çok dilli” demek “her dilde eşit güçlü” demek değildir. 
 
MT5 ve benzeri modeller: 
 
İngilizce’de daha derin bağlam 
 
Türkçe’de daha yüzeysel bağlam 
 
Karmaşık soyutlamalarda Türkçe’de daha fazla hata 
 
İngilizce’de daha tutarlı akıl yürütme üretir. 
 
Bu bir “dil ayrımcılığı” değil, istatistik. 
 
Aynı soruyu iki dilde sor, sonuç neden değişiyor? 
 
Basit bir test yap: 
 
Türkçe sor: 

“Bu iş modelinin ölçeklenebilirlik risklerini analiz et.” 
 
İngilizce sor: 

“Analyze the scalability risks of this business model.” 
 
İngilizce cevap: 
 
Daha sistematik 
 
Daha fazla kavram 
 
Daha iyi yapı 
 
Türkçe cevap: 
 
Daha genel 
 
Daha yuvarlak 
 
Daha az derin 
 
Neden? Çünkü model İngilizce’de bu cümle yapısını, bu kavramları, bu bağlamları milyarlarca kez gördü. 

Türkçe’de ise “idare eder” seviyesinde gördü. 
 
Peki “Yapay zekâ ile hangi dilde konuşulmalı?” 
 
Burada net konuşuyorum: 
 
1. Derin analiz, strateji, teknik konu → İngilizce 

Hiç tartışması yok. 
 
2. Yaratıcı metin, hikâye, şiir → Türkçe fena değil 

Ama yine de İngilizce hâlâ önde. 
 
3. Hukuk, finans, teknoloji → İngilizce şart 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Türkçe sor, İngilizce düşün. 
 
4. Günlük sohbet, basit içerik → Türkçe yeterli 

Ama mucize bekleme. 
 
Akıllı kullanıcı ne yapar? 
 
Zeki kullanıcı tek dille yetinmez. 
 
Soruyu İngilizce sorar 
 
Çıktıyı Türkçe’ye çevirtir 
 
Gerekirse Türkçe metni tekrar iyileştirir 
 
Yani yapay zekâyı “Türkçe mi İngilizce mi?” diye sorgulamaz,  hangi aşamada hangi dili kullanacağını bilir. 
 
Asıl mesele dil değil, beklenti 
 
Şimdi rahatsız edici gerçeği söyleyeyim: 
 
Sorun yapay zekâ değil. 

Sorun, bizim ondan insan gibi anlamasını beklememiz. 
 
LLM’ler: 
 
Anlamaz 
 
Bilmez 
 
Düşünmez 
 
Ama iyi eğitilmiş dil istatistikçileri gibi davranır. 
 
Ve bu istatistiklerin merkezi hâlâ İngilizce. 
 
Son cümle (burayı iyi oku) 
 
“Yapay zekâ Türkçe konuşamıyor” demek yanlış. 

Doğrusu şu: 
 
Yapay zekâ, Türkçe’de bizim kadar derin düşünmüyor. 

Çünkü biz bile Türkçe’de teknik derinliği yeterince üretmiyoruz. 
 
Bu değişir mi? 

Evet. 
 
Ama bugün değil. 

Ve bu gerçeği görmeyen herkes, yapay zekâyı yanlış kullanıyor. 

Sağlıkla ve Sevgiyle kalın, 
 
"HAYATTA 5 KURALI UNUTMAYIN! DOĞAYA SAHİP ÇIKIN – SAYGILI OLUN – HOŞGÖRÜYÜ SEÇİN – KİTAP OKUYUN – DÜRÜST YAŞAYIN.”