TEDMEM'in koronavirüs sürecinde eğitim analizi raporu

TEDMEM'in koronavirüs sürecinde eğitim analizi raporu

ANKARA, (DHA)- TÜRK Eğitim Derneği Düşünce Kuruluşu (TEDMEM) koronavirüs sürecinde eğitim-öğretim ile ilgili hazırladığı rapora göre, Türkiye’de bu ölçekte bir nüfusa uzaktan eğitim vermenin ilk defa karşılaşılan bir sorun olduğu belirtildi.
Koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan ilk kararlardan biri okulların tatil ilan edilmesi olmuştu. Bu çerçevede okullardaki eğitime ara verilerek, uzaktan eğitim süreci başlatıldı. TEDMEM bu kapsamda, öğretimin sürdürülmesi, öğretmenler ve öğrenciler ile sınavlara ilişkin veri ve çözümlerin yer aldığı rapor hazırladı. Okulların kapatılmasının ardından etkilenen öğrenci sayısının 1 milyar 724 milyonu aştığı belirtildi.
'SÜREÇLERİ YENİDEN TASARLAMALARI GEREKECEK'
Türkiye nüfusu yaklaşık 83 milyon olduğu toplam öğrenci sayısının ise, yaklaşık 25 milyon 650 bin olduğu belirtilen raporda, "Ortaokul ve lise seviyelerinde yaklaşık 1 milyon 579 bin öğrenciye açık öğretim, üniversite seviyesinde ise yaklaşık 3 milyon 963 bin öğrenciye uzaktan eğitim veya açık öğretim verme tecrübesine sahibiz. Bu tecrübeye rağmen, Türkiye’de nüfusun yaklaşık 3,2'de biri öğrenci ve bu ölçekte bir nüfusa uzaktan eğitim vermek ilk defa karşılaştığımız bir sorun. Okullar açıldıktan sonra, eğitim kurumlarının uzaktan öğrenmeyi yüz yüze öğrenme ile birlikte nasıl etkili bir şekilde kullanabileceklerini, öğrencileri ve ebeveynleri daha etkin olarak öğretimin planlanması ve uygulanması süreçlerine dâhil edebilecekleri, öğretmenler arası paylaşım ve işbirliğinin nasıl geliştirilebileceği gibi konularda yeniden düşünmeleri ve süreçleri yeniden tasarlamaları gerekecektir. Millî Eğitim Bakanlığı’nın okulların kapalı olduğu dönemin uzaktan ve yüz yüze eğitim yoluyla telafisine ilişkin belirsizlikleri giderecek kararları alması gerekmektedir. Belirsizlik öğrenciler ve ebeveynlerde daha çok strese neden olabilir" denildi.
'YETERLİ DESTEK ALAMAYAN ÖĞRENCİLER GERİDE KALACAK'
Raporda, okulların kapalı olduğu dönemde öğrencilerin uzun süre evden dışarı çıkamaması ve sosyal izolasyona tabi tutulmalarının travma etkisi oluşturabileceği belirtilerek, "Öğrencilerin stresle baş etmesi için hem okulların kapalı olduğu dönemde hem de okullar açıldığında bir destek eylem planının oluşturulması ve uygulanması gerekir. Küçük yaştaki öğrenciler, henüz bağımsız çalışma ve öğrenme becerileri yeterince gelişmemiş olanlar, engelli öğrenciler ve öğrenme güçlüğü olanların bu süreçte öğrenme açığının artması beklenir. Öğrenmede salgın öncesi var olan eşitsizlikler, okulların kapandığı süre içinde katlanarak artabilir. İnternet erişimi olmayan, evde yeterli destek alamayan öğrenciler daha çok geride kalacaktır. Bu öğrenme açığının kalıcı olarak bir yoksunluğa dönüşmemesi için okullar açıldığında öğrenme açığını kapatacak bir eylem planına ihtiyaç var" denildi.
Raporda, öğretmenlerin okulların açıldığı süreçte sağlıklı bir başlangıç yapabilmesi için yalnız bırakılmaması gerektiği ifade edildi. İletişim ve etkileşimin sürekliliğini sağlayacak platformların oluşturulabileceği belirtilerek, özel eğitim kurumları açısından öğretmenlerin iş güvencesinin ve özlük haklarının korunmasının da büyük önem taşıdığı kaydedildi.
'GERÇEKTEN SINAVA GİRECEK ÖĞRENCİLERİN SAYISINA GÖRE YAPILMALI'
Raporda, koronavirüs salgını nedeniyle okulların kapalı kalma süresi uzadıkça ülkelerin okul ve sınav takvimlerini yeniden gözden geçirme ve ilave tedbirler almak zorunda kaldığı kaydedilerek, "Bakanlık 8'inci sınıf öğrencileri için LGS'de, 12'nci sınıflar için de YKS’de birinci dönemin sonuna kadar işlenen konu ve kazanımlardan sorumlu olacaklarını açıkladı. Bu açıklama önemli bir belirsizliği ortadan kaldırmış oldu. Diğer ülke örneklerinde olduğu gibi, son sınıf öğrencilerini mezun sayma, daha önceki bir veya birden fazla yılın not ortalamasını mezuniyet için bu dönemin karne notu olarak değerlendirme yoluna gidilebilir. Sekizinci sınıftaki tüm öğrencilerin LGS kayıtlarının bakanlık tarafından otomatik olarak yapılması önemli. Ancak sınava girmek isteğe bağlı. Bu durumda Millî Eğitim Bakanlığı'nın LGS'ye girmek istemeyen öğrencileri sınav öncesinde belirlemesi ve sınava dair tüm düzenlemeleri gerçekten sınava girecek öğrencilerin sayısına göre yapması uygun olacaktır" denildi.
'EBEVEYNLERİ SÜRECE DÂHİL ETMEYE ÇALIŞIN'
Raporda, öğretmenlere yönelik uzaktan eğitim önerileri de yer aldı. Öğretmenlerin yeni araçlar kullanmak için acele etmemesi gerektiğini belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Var olan öğretim materyallerini, ders kitaplarını ve çevrimiçi platformları kullanmaya gayret edin. Uzaktan yapacağınız görüşmelerde öğrenci sayısını düşük tutun. Katılımcı sayısını düşük tutmak görüşmelerin daha etkili olmasını sağlayacaktır. Haftada en az bir kez her bir öğrencinizle görüşmeye çalışın. Hiç erişemediğiniz öğrencileriniz olabilir. Okullar açıldığında onlarla birlikte yapmanız gereken çalışmaları şimdiden tasarlamaya başlayın. Öğrenciler arası işbirliğini sağlayın. Çevrimiçi platformları kullanarak grup ödevleriyle öğrencilerin de birlikte çalışması sağlayın. Ebeveynleri sürece dâhil etmeye çalışın. Evinde teknolojik araçları olmayan, uzaktan eğitim sürecine aktif olarak katılmayan öğrencilerinizi mümkünse mevcut basılı materyallerle ve alternatif yöntemlerle sürece dâhil etmeye çalışın."

 

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS