Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir

Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir
Covid-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

AVUKAT OYA EROĞLU: BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı


Merhaba Oya Hanım, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1981 yılunda Bursa’da doğdum. Liseye kadar olan eğitimimi İnegöl’de tamamladıktan sonra, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdim ve mezun oldum. Mezun olur olmaz stajımı da İzmir’de, Karşıyaka Spor Kulubü’nde yaptım. Daha sonra Bursa’ya geri döndüm. Beş sene Bursaspor’un ilk avukatı olarak görev yaptım. Yaklaşık son 8 yıldır da kendi özel ofisimde avukatlık yapıyorum. 5,5 yaşında bir kız ve bir oğlum var. Çalışmayı, gelişmeyi, hayatı etrafımdaki insanlarla paylaşmayı seven ancak kaybetmeyi sevmeyen bir yapım var.

Covid-19 Pandemi süreci derneğinizi nasıl etkiledi? Ne gibi önlemler aldınız?

Covid-19 pandemisi ile birlikte, tüm toplum ve tabii ki çalışma hayatı en azından bu süreci atlatana kadar bir uyum sürecine girdi. Bununla birlikte kurumsal hayatın aktörleri olarak; pek alışık olmadığımız yepyeni sorular ve sorunların yanıtlarını ve çözümlerini aramaya başladık. Kısa vadede mücadelemizi verirken, uzun vade açısından kendimize canımızı yakan ama önemli dersler çıkardık. Bu süreç şirketler ve çalışanlar için kuşkusuz geleceğe dair hayati ipuçları sunuyor.

Peki bu süreç sizi özelinizde nasıl etkiledi? Hayatınızda neler değişti?

Radikal olarak hayatımda belirgin değişiklikler yaşamadım. İşim gereği bu dönemi evde kalarak geçirdim. Bu sayede aileme daha çok zaman ayırma fırsatım oldu. Yoğunluğum nedeni ile vakit ayıramadığım ve uzun süredir almak istediğim eğitimleri bu süreçte alma fırsatı buldum. Her zaman zevk alarak yaptığım ve benim için motivasyon aracı olan puzzlelarıma daha çok zaman ayırdım. Yeni normal için gerek şahsi gerekse derneğim adına aksiyon planları oluşturdum.

STK’lar Bursa nabzını tutan unsurlar. Bu süreçte sizin ne gibi çalışmalarınız oldu?

BUİKAD bugüne kadar hayata geçirdiği projeler ile Türkiye’ye örnek oldu. Avrupa Birliği projelerinden tutun da bu sene 11’incisi gerçekleştirdiğimiz ve Türkiye’nin en başarılı kadınlarını ödüllendirdiğimiz ‘İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri’ne kadar ülke genelinde ses getiren projelere imza atıyoruz. Ulusal düzeyde farklı kurum ve kuruluşlar ile devam eden çalışmalarımız var. Yine yerelde yaptığımız, ancak Türkiye’ye örnek olan ‘Noktalama Projemiz’ var. Bu süreçte dernek üyelerimiz kız öğrencileri için sosyal mesafeyi koruyarak dijital platformlarda koçluk yapmaya devam ediyor.

‘İş’te Gündem’ adlı toplantılarınızdan bahseder misiniz?

Aynı zamanda gerçekleştirdiğimiz “İş’te Gündem” toplantılarımızı haftalık olarak dijital ortama taşıdık. Kentimizin önemli kurumlarının yöneticilerini canlı bağlantılar ile üyelerimizle buluşturduk. Yürütülen çalışmalar ve gelişmeler hakkında bilgiler aldık. Bu olumsuz süreçte projeleri bir anda kesmek ve kenara çekilmek bize göre değildi. Dernek olarak süreci en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ediyoruz. Yürütülen projeleri ve etkinlikleri bu çerçevede sürdürüyor, mevcut projelerini online görüşmeler ile ilerletiyoruz. Yeni normal için tüm hazırlıklarımızı da tamamlamış durumdayız.

Üyeleriniz bu zorlu süreçten nasıl çıkacaklar?

Pandeminin ülke ve dünya ekonomisi üzerinde yarattığı krizin etkileri beklenenden çok daha uzun sürebilir. Bunu ancak yaşayarak göreceğiz fakat gün umutsuzluk günü değil, yarınlarda ki fırsatlara hazırlanma günüdür. Covid-19 sürecinde daralan ticaretin etkilerini, ithalat ve ihracatta yaşanan kaybı telafi edecek başlıkları ve süreç sonunda oluşacak yeni dünya düzeninde daha güçlü bir şekilde yer almak için üyelerimizde kendi eylem planlarını devreye aldı. Ülkemiz ve üyelerimiz bu zorlu süreçten güçlenerek alnının akıyla çıkacaktır.

Pandemi sonrasına yönelik hedefleriniz neler?

Koronavirüsü salgını Antarktika hariç tüm kıtalara yayılırken dünyayı ekonomik ve sosyolojik olarak da etkiledi. Birçok uzmanın dile getirdiği gibi pandemi sonrası yeni bir dünyanın bizi beklediğini düşünüyorum. Değerlerimiz ya da bugüne kadar ki doğrularımız kriz, pandemi ya da ekonomik daralma dönemlerinde ‘ilk vazgeçilecek’ değil ‘ilk sahiplenilecek’ kavramlar. Eski ya da yeni ‘normal’ ayırt etmeksizin, biliyoruz ki kadınlar güçlendikçe ekonomi iyileşecek, kadın girişimciliği yaygınlaştıkça ve kadın istihdamı arttıkça ekonomik ve sosyal olarak güçleneceğiz.

Girişimci kadınların yeni dünyadaki önemi nasıl olacak?

Kadınların yeniden toparlanma sürecine yapacağı katkı ve ortaya çıkacak yeni dünyada oynayacakları rol vazgeçilmez bir öneme sahip olacak. Kadınların ekonomideki varlığını ve gücünü artırabildiğimiz ölçüde, gelecekteki benzer krizlere karşı ekonominin direnci de güçlenecektir. Sadece Türkiye’nin değil bütün ülkelerin Covid-19 krizini atlatmaları ve yeniden kalkınma yoluna girmeleri, bu sürece herkesi eşit şekilde dahil etmekle mümkün olacak. Başarının anahtarı ise artık teknolojinin elinde. Üstelik teknolojinin iş dünyasındaki fırsat eşitsizliğine karşı dengeleyici, koşulları biraz daha eşitleyici bir katkısı da olacak. Bu sebeple önümüzdeki dönemde girişimci kadınların teknolojiden çok daha fazla yararlanmalarının önemi çok büyük.

Hükümetin açıkladığı kredi destek paketleri hakkında neler söylemek istersiniz?

Dünya ekonomisinin 1930’larda yaşanan ‘Büyük Buhran’dan bu yana ilk defa böylesi sarsıcı bir gelişmeyle karşı karşıya kaldık ve tüm sektörler için gerek talep bazında yaşanan daralmanın gerekse de şirketlerin üretime ara vermelerinin önemli bir finansal daralmayı da beraberinde getirdiğini düşünüyorum. Hem talepte yaşanan daralma hem de çoğu şirketin üretime ara vermesi, şirketlerin finansalları ve bilançoları açısından sıkıntı yaşamasına neden oluyor. Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanma ve düşüşler de şirketleri zora sokuyor. Bu süreçten karlı çıkan sektörler de var. Örneğin; perakende ve e-ticaret şirketleri, hijyen malzemeleri üreten şirketler, teknoloji ve oyun şirketleri bu dönemde önemli bir yükseliş trendi yakaladı. Ancak birtakım sektörler de ciddi olumsuzluklarla karşı karşıya kaldı. Açıklanan tedbir paketlerinin genel ortamı rahatlatıcı olması büyük önem taşıyor.

Bu krizin kalıcı etkileri olacak mı?

Türkiye ekonomisi de genel piyasayla aynı oranda sıkıntılar yaşıyor. Hükümetin açıkladığı tedbir paketlerinin yeni normal düzene geçiş sürecinde nefes aldırıcı olacağı kesin. Özellikle kredi destek paketlerinin, kısa çalışma ödeneğinin ve sigorta desteklerinin üretici kesimde bulunan şirketleri bir süre daha taşıyabileceğini düşünüyorum. Yeni normal düzen, salgın krizinden çıkışın ilk eşiği olmalı. Yaklaşık 3 aydır ciddi kaos yaşayan ve sarsılan tüm ekonomik düzenin yeniden kendine gelebilmesi ve toparlanması için desteklerin büyük bir önemi olduğunu düşünüyoruz. En son açıklanan kredi destek paketlerinin de ilk etapta nefes aldırıcı ve piyasaları rahatlatıcı etkisi olacağına, tüm sektörlerin yeni normal düzene alışabilmeleri ve vatandaşların da ekonomik döngüye yeniden katılabilmeleri açısından önemli bir adım olduğunu inanıyorum. Krizin kalıcı etkileri de olacaktır. Ancak ekonomik döngünün eski düzenine girmesi hasarları en aza indirecektir.

Peki hizmet ve turizm sektörleriyle ilgili düşünceleriniz neler?

Kapanan bir restoranlar şu an yeniden açılıp işler hale geliyor fakat kapanmadan önceki seviyelere gelmesi belki aylar sürecek. Eski çalışanların yeniden çalışması, kira için yeterli paranın bulunması, müşterilerinin o restorana yeniden gelmesi için ikna etme gibi süreçler yaşanacak. Ülkenin ihracat grafiğine bakıldığında ise; Mart ayında Covid-19 salgınının etkisiyle geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,81 azalarak 13 milyar 426 milyon dolarda kaldık. Motorlu kara taşıtları en fazla ihracat yapılan fasıl oldu. Ticaret Bakanlığı bu dönem için ek önlemler almaya devam etmekte.

Son olarak okurlarımız için eklemek istedikleriniz neler?
Koronavirüs salgını sürecinde yaşanan ekonomik daralmanın en çok kadın istihdamını olumsuz etkilemesinden çekiniyoruz. BM Nüfus Fonu tarafından yayınlanan “Toplumsal cinsiyet perspektifinden Covid-19 başlıklı bilgi notu, kadınların öncelikle karar alma sürecine dahil edilmesi gerektiğini belirtmiş. Salgın hastalıklar kadınlar ve erkekleri farklı etkiliyor. Ekonomik ana döngü kaynağında kadınların büyük ağırlığı var. Üretimin kaldığı yerden devam etmesi ve bu krizin atlatılabilmesi için kadın istihdamı şart.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS