Kentsel dönüşüme bir kurul lazım

Kentsel dönüşüme bir kurul lazım
Bursa’daki kentsel dönüşüm çalışmalarının yerelde ve hızlı şekilde çözüme kavuşturulması için, kentin gerçeklerine göre çalışacak bir Kentsel Dönüşüm Kurulu oluşturulabileceğini belirten İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Andıç, “Ülkemizi bir kentsel dönüşüm kısır döngüsüne sokmayacak şekilde tek bir seferde yapılıp, bitecek olan bir kentsel dönüşümü hedeflemeliyiz” dedi.

 

İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş Adamları Derneği (İMSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Andıç, Türkiye’de inşaat sektörünün çerçevesini çizen yönetmelik mevzuatının, bugüne kadar 1975, 2000, 2007 ve 2018 yıllarında değiştiğini hatırlattı. Her yönetmelikte, kolon kalınlıklarının arttığını belirten Andıç, kolon birleşimleri ve kullanılan malzemelerin de değiştiğini ekledi. Düz demir ve elle karılan betondan, nervürlü demir ve hazır beton kullanılmaya geçildiği örneğini veren Andıç, “Yine önceleri 20 santimetrelik kolon yeterli iken, artık 30 santimetreden aşağı yapılmıyor. 2018 yılında da, malzemenin dışında zemin değerlerine göre analiz yapılması getirildi. Bugün yaptığımız binaların kalitesini tartışmaya gerek yok. Mevzuatın gelişmesi çerçevesinde son derece kaliteli, güvenli binalar yapıyoruz” diye konuştu. 

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ MİLLİ GÜVENLİK SORUNU 

Burada herkesi derinden yaralayan durumun yıkılan bina haberleri olduğunu söyleyen Andıç, bunları kentsel dönüşüm için geç kalınan binalar olarak nitelendirdi. Bu binaların 1999 öncesinde 1975 mevzuatına göre mühendislik hizmeti almadan nervürlü demir, hazır beton kullanılmadan, yapı denetim ile yerinde denetlenmeden, numune alınmadan yapılmış binalar olduğunu belirten Andıç, “Halbuki henüz geç kalmadığımız milyonlarca kentsel dönüşüm bekleyen bina bulunmaktadır. Bunlara geç kalmamamız için, nasıl ki asayiş söz konusu olduğunda devletimiz ve mevzuat bireysel tercihlere bakmaksızın harfiyen uyguluyorsa, aynı mantıkla kentsel dönüşüm gereksinimi olan dayanıksız yapılarda da, devletimiz ve mevzuatın aynı duruşu göstermesi gereklidir. Çünkü takdir edersiniz ki, kentsel dönüşüm çok önemli bir konu. Hatta ben bunu daha da ileriye götürerek bunu ülkemiz için bir milli güvenlik sorunu olarak görüyorum” şeklinde konuştu.

BEKLENEN ADIMLARI HIZLA ATMALIYIZ

Burada ‘Coğrafya kaderdir’ sözünü doğrulayan Andıç, en üzücü durumun Türkiye’nin de Bursa’nın da deprem riski yüksek bir coğrafyaya bulunması olarak değerlendirdi. Bu nedenle, depremle birlikte yaşamayı öğrenme konusunda, beklenen adımları hızla atmanın dışında başka bir seçeneğin olmadığını vurgulayan Andıç, “Bursa’nın 7’nin üzerindeki son büyük depremini 1855 yılında yaşadığını hatırlayacak olursak, mevcut durumu tartışmaktan çıkıp, böylesi bir depreme hazır olabilmemiz için neler yapmalıyız gelin bunu masaya yatıralım” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM KURULU

Öncelikle, COVİD-19 ile mücadelede Bilim Kurulu’nun sağladığı başarının, depremle mücadelede Kentsel Dönüşüm Kurulu kurulması ile de sağlanabileceğini savunan Andıç, Bursa’daki kentsel dönüşüm çalışmalarının yerelde ve hızlı şekilde çözüme kavuşturulması için, kentin gerçeklerine göre çalışacak bir Kentsel Dönüşüm Kurulu fikrini dile getirdiklerini hatırlattı. Bu kurulun çalışmaları neticesinde gerçekçi bir rapor oluşturulabileceğine inandıklarını açıklayan Andıç, “Takdir edersiniz ki, yapmışken bir şeyi tam yapmak gerektiği sözü en çok da kentsel dönüşümde geçerlidir. Öyle ki, ülkemizi bir kentsel dönüşüm kısır döngüsüne sokmayacak şekilde tek bir seferde yapılıp bitecek olan bir kentsel dönüşümü hedeflemeliyiz” şeklinde konuştu.


DEPREM İZOLASYONU

Bunun için depreme karşı dayanıksız yapı stokunu yıkmak gerektiğini söyleyen Andıç, depreme karşı güvenli bir yapılaşma oluşturmak için birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde 100 yatak üstü hastanelerin inşasında zorunlu tutulan deprem izolasyonu gibi depreme karşı güvenli yapılaşmayı sağlayacak tüm teknolojileri yaygınlaştırmayı tartışmaya açmanın önemini vurguladı.

GÜVENLİ TEKNOLOJİLERİ YAYGINLAŞTIRMALI

Ayrıca bu deprem izolatörleri başta olmak üzere, ilgili teknolojilerin Bursa’da üretimi için sanayinin cesaretlendirmesi gerektiğinin altını çizen Andıç, “Yine bu çerçevede, mili gelirimizin azımsanmayacak bir bölümünü her yıl enerji ithalatına harcayan bir ülke olarak, neden kentsel dönüşümü enerji dönüşümü ile taçlandırmıyoruz? Burada örneğin ısıtma ve soğutma için gereken enerji miktarını büyük oranda düşüren ısı pompaları ile çatılarda güneş panellerinin kullanımını arttırmanın kazananı hem enerji ithalatı azalacak olan ülkemiz, hem de enerji faturası düşecek olan konut yatırımcıları olur. Ancak burada depreme karşı güvenli yapılaşma olsun, enerji dönüşümü olsun, kamu yararına teknik ve teknolojik olması nedeniyle kullanımının devletçe teşvikinin sağlanması elzemdir” dedi.

KAMU ÖNDERLİĞİ GEREKLİ

Türkiye’nin depremselliğini ve yapı stokunun durumunu göz önüne bulundurunca, kamunun önderliği ve destekleriyle bir defalığına ve en iyi şekilde yapılacak olan bir kentsel dönüşümün hayata geçebileceğini ifade eden Andıç, hem yapı stokunu depreme karşı dayanıklı hale getirecek, hem de enerji ithalatını kalıcı olarak azaltacak alternatif olarak değerlendirdi.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS