Korona eklemleri de vuruyor

Korona eklemleri de vuruyor
Küresel salgına dönüşen koronavirüs ülkemizde de kendini yoğun şekilde gösteriyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, atlatabilmemiz için birlik ve beraberlik içinde kurallara uyarak hareket etmemiz ve uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Bu zor günlerde Hürriyet Bursa olarak iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle koronavirüslü yaşam hakkında kısa sohbetler gerçekleştirdik ve bir yazı dizisi hazırladık. Birlikte başarmak dileğiyle.

DR. ZEYNEP SAĞIRKAYA: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı

Koronavirüs salgını nedeniyle giderek daha da hareketsiz hale gelen yaşam tarzımız, başka rahatsızlıkların da kapımızı çalmasına neden olabilir. Durağan yaşam tarzı ve eklemlerin kötü kullanımına bağlı olarak 40 yaşından sonra ve özellikle kadınlarda daha çok görülen kireçlenme riskine karşı önleminizi alın. Kireçlenmeye karşı kilonuzu koruyun, mevcut koşullarınıza en uygun hareket olanaklarını hayatınıza katın. Pilates ve yogaya başlayın.

ROMATİZMAL HASTALIKLAR

200’den fazla hastalığı içeren romatizma; kemik, kas, eklem, tendon ve bağların etrafındaki ağrı ve acıyı ifade etmek için kullanılıyor. Romatizmal hastalıklar temelde iltihaplı ve iltihapsız olarak ikiye ayrılır. Romatizmal hastalıklar kireçlenme, fibromiyalji, romatoid artrit, ankilozan spondilit, Behçet hastalığı, bağ dokusu hastalıklarıdır. Halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartrit 40 yaş üzerindeki kişilerde sıklıkla görülü. Osteoartrit vücuttaki herhangi bir eklemde ortaya çıkabilir. Ancak sıklıkla eklemleri, elleri, omuzları, kalçayı, dizleri ve omurgayı etkiler.

‘KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR’

Kireçlenmenin yaşlanma nedeniyle eklem kıkırdağında oluşan değişikliklerden kaynaklanır ve hareketlerde kısıtlamaya, ağrıya neden olur. Kadınlarda kireçlenme riski daha yüksek. Ancak bunun nedeni bilinemiyor. Hormon farklılıklarının etken olabileceği düşünülüyor. Genetik faktörlerin yanı sıra özellikle sporcularda görülen yıllar içinden oluşan tekrarlayıcı küçük travmalar da diğer nedenler arasında. Tüm bu etkenler kişinin romatizmaya yakalanma riskini de ortaya koyuyor.

SİGARA VE ALKOLDEN UZAK DURUN

Romatizmaya yakalanmayı önlemenin bir yolu yok. Koronavirüs günlerinde daha sağlıklı olabilmemiz için beslenmemize ve mümkün olduğunca çok hareket etmeye özen göstermek gerekiyor. Yüzme ve yürüyüş gibi her zaman önerdiğimiz sporları yapmak şu an mümkün olmasa bile pilates ve yogaya başlayabilirsiniz. Bunun için dijital ortamda sunulan olanaklardan yararlanabilirsiniz. Böylece kilo almazsınız ve dolayısı ile eklemlerinize aşırı yük binmez. Ayrıca damar yapısını bozan sigara ve alkolden de uzak durmak gerekiyor.

ALTERNATİF TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Romatizma tanısı, hastanın şikayetlerinin yanı sıra kan testleri ve görüntüleme yöntemlerinin sonucuna göre uzman doktor tarafından konuyor. Hayatın normal bir şekilde sürdürülmesini sağlayan çok sayıda tedavi seçeneği bulunuyor. Tedavi, romatizmanın türüne ve hastanın şikayetlerine göre planlanıyor. Basit ağrı kesicilerden daha güçlülerine kadar bir dizi ilaç seçeneğimiz var. Bunun yanında eklem içine uygulanan kortizon, hyaluronik asit, PRP dediğimiz trombositten zengin plazma, kök hücre tedavileri fayda sağlıyor. Tamamlayıcı tıp uygulamalarından akupunktur, ozon, nöralterapi, proliterapi de diğer yardımcı tedavi yöntemlerini de kullanıyoruz.”

DR. ALİ NİZAMOĞLU: İÇ HASTALIKLARI UZMANI

Dr. Ali Nizamoğlu, diyabet hastalarının yeni tip koronavirüse (Covid-19) yakalanma riskinin normal popülasyona benzer ancak hastalığın diyabet hastalarında daha ağır seyrettiğini söyleyebiliriz. Özellikle 65 yaş üstü, uzun yıllar diyabeti olan, kontrolsüz kan şekeri olan ve ek kronik hastalığı bulunanlarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış olanlarda covid-19 daha ağır bir seyir gösteriyor. Diyabet hastaları sosyal izolasyon kurallarına mutlaka uymalı.

DİYABET HASTALARI CİDDİ RİSK GRUBUNDA

2003 Ciddi Akut Respiratuvar Sendrom’da (SARS), diyabet hastalarında ölüm, yoğun bakıma yatış, diyabet olmayanlara göre 3 kat daha sıktı. 2008 İnfluena A’da (H1N1) yoğun bakım ünitelerindeki hastaların %32,3’ü diyabetikti. 2014 Orta Doğu Solunum Sendromu’nda (MERS) diyabet, ciddi hastalık gelişimi için olası risk faktörü kabul edilmişti. Çin Hastalık Kontrol Merkezi’nin (CDC) yayınladığı bir çalışmada herhangi bir kronik hastalığı olmayanlarda Covid-19’a bağlı ölüm oranı %0,9 iken, diyabet hastalarında oran %7,3’e çıkmaktadır.

İNFEKSİYON RİSKİNİ AZALTIR

Acil durumlar dışında sağlık kuruluşuna direk başvurudan kaçınılmalı, evde kan şekeri daha sık ölçülmelidir. Normalde yemeklerden önce bakılan açlık kan şekerinin 80-130 mg/dl arasında, yemeklerden 2 saat sonra bakılan tokluk kan şekerinin 160 mg/dl’nin altında olması hedeflenir. Kan şekerinin kontrol altında olması infeksiyon riskini azaltır. Kan şekeri düşüklüğüne (80 mg/dl’nin altı) karşı tedbirler alınmalıdır. Kan şekeriniz sürekli 250 mg/dl’nin üzerinde seyrederse, mümkünse evde idrarda keton testi yapılmalı ve öncelikle doktorunuza ya da eğitim hemşirenize telefon ile ulaşılıp danışılmalıdır.

YETERLİ SIVI TÜKETİLMELİDİR

Sağlıklı ve dengeli beslenmeli, daha önce anlatılan bireysel beslenme önerilerine uyulmalı, yeterli sıvı tüketilmelidir. Günde en az 2-2,5 litre su içmek toksinlerin vücuttan atılmasına, besinlerin hücrelerimize ulaşmasına, bakterilerin ve virüslerin etkisiz hale gelmesine yardımcı olur. Ev içi egzersiz yapılmalı ve adım sayısı günde 5000 üzerinde olacak şekilde arttırılmalıdır. Düzenli uyku ihmal edilmemelidir. Yetişkinlerin ortalama 7-9 saat uyuması gerekmektedir. İlaçlar düzenli alınmalı, evde yedek ilaç bulundurulmalıdır. Diyabet hastalarının grip ve zatürre aşıları mutlaka yapılmalıdır. Covid-19 hastalık belirtilerine sahip olduğundan endişe ederseniz öncelikle Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Danışma Hattı Alo-184 aranılmalıdır.

DR. RAMAZAN HARMANCI: ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI

Yetişkinlere göre nispeten daha az olsa da çocuklarda da Covid-19 görülebilmektedir. Endişeli anne ve babalar içinse söyleyebileceğimiz şu ki, yapılan çalışmalarda farklı bilgiler gelse de Covid 19 çocuklarda daha hafif seyretmekte ancak çok daha farklı klinik bulgulara rastlanmaktadır. Tipik olarak ateş, öksürük solunum sıkıntısı şikayetlerinin yanında kusma, ishal, deri döküntüsü, menenjit ve benzeri başka hastalık belirtileri ile başvuran Covid-19’lu çocuk hastalar görülmüştür.

Covid-19 Nasıl Bulaşır?

Genellikle yakındaki enfekte bir kişi öksürdüğünde veya hapşırdığında, havaya, çocuğun yüzüne, masa, yiyecek veya el gibi yakın yüzeylere solunum damlacıkları salar. Bu damlacıklar çocukların gözlerine, burnuna, ağzına veya akciğerlerine temas ettiğinde çocuklar virüse maruz kalmaktadır.

Çocuklarımızı Nasıl Koruyabiliriz?

Çocukların koronavirüs ile hastalanmasını önlemenin en iyi yolunun onları virüsle hasta olan (veya olabilecek) insanlara maruz bırakmaktan kaçınmak ve kalabalıklardan uzak tutmak olduğunu söyleyebiliriz. İkinci en önemli konu ise el yıkamaktır. Çocuklar banyoyu kullandıktan sonra hapşırma, öksürme, burnunu temizledikten, yemekten önce ve sonra dışarıda oynadıktan hemen sonra ellerini 20 sn. süre ile mutlaka sabunla ovuşturarak yıkamalıdır. Eğer su ve sabun bulunamıyorsa el dezenfektanları da kullanılabilir. Çocuğunuz ellerini yıkamayı reddediyorsa veya söylendiğinde size çok karşı geliyorsa, ellerini her yıkadıklarında kutlamak için küçük bir ödül vermek yardımcı olabilir. Ellerini yıkarken gerçekten iyi bir iş yaptıkları için onlara iltifat etmek. Ayrıca ebeveynlerin sık sık kendi ellerini yıkayarak bir örnek oluşturması da buna yardımcı olur. Dikkatle öksürün ve hapşırın. Ailedeki herkes, elleri yerine dirseğinin içine öksürmeye ve hapşırmaya sonrasında ellerini yıkamaya dikkat etmelidir. Ellerinizi yüzünüzden uzak tutun. Ebeveynler, çocuklara yüzlerine mümkün olduğunca dokunmamalarını hatırlatmalıdır. Çocukların ellerini meşgul edecek bir oyuncak taşımasının yardımcı olabilir ancak bu oyuncaklar düzenli olarak yıkanmalıdır.

Bu stresle çocuklarımız nasıl başa çıkabilir?

Bu süreçte okulların ve oyun alanlarının kapalı olması, sürekli evde kalmak zorunda olmak, arkadaşları, aile büyükleri ile uzun bir süre görüşememek çocuklar üzerinde ciddi strese ve psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Aslında çocuklar her konuda olduğu gibi bizleri örnek almaktadırlar. Ebevenyler sakin ve hazırlıklı iseler çocuklarda benzer duygular içinde olacaktır. Çocuklarımıza yaşına uygun şeklide kısaca hastalığı anlatalım. Çocuklarda daha hafif seyrettiğini ve bir süre evde kalmanın daha güvenli olacağını açıklayalım. Kendi aramızda sürekli hastalık hakkında konuşmayalım. TV haberlerinden, tartışma programlarından ve sosyal medyadan hem kendimizi hem de çocuklarımızı olabildiğince uzak tutalım. Aile büyükleri, arkadaşları ve öğretmenleri ile görüntülü konuşma imkanlarında yararlanarak iletişimde olalım.

Covid-19 ile ilgili son bilgiler ve öneriler:

Çocuklar hastalığı hafif geçirebilmekle birlikte yetişkinlere ve yaşlılara bulaştırma açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle evde kalmaları önem arz etmektedir.
Halen bilinen bir aşısı yoktur bu konuda çalışmalar devam etmektedir.
Yüzde yüz etkili bir tedavisi olmadığı için asıl önemli konu hastalığa yakalanmamaktır.
Hastalık belirtilerinden şüphelendiğimiz de mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvuralım. Ülkemiz sağlık çalışanları ve bakanlığımız bu konuda oldukça güzel çalışmalara imza atmaktadır.
Hastalıktan koruyan hiçbir vitamin, mineral desteği ve bağışıklık güçlendirici bir ilaç yoktur. Asıl olan doğal ve sağlıklı beslenmektir. Bol C vitamini içeren gıdalar tüketilmeli doğal sebze-meyve ile beslenmeliyiz.

Kurallara uymak kaydıyla kısa süreli gezmeler ile güneş ışığından faydalanalım ve mutlaka erken yatalım.
Son olarak özellikle belirtmek istediğim konu şu ki; Çocuklarımızın rutin takiplerini ve aşılarını ihmal etmeyelim. Çünkü bir hastalıkla mücadele ederken diğer bulaşıcı hastalıklara karşı da korunmayı ihmal etmememiz gerekir. Bu süreçte BCG (Verem) aşısı olan ülkelerin hastalığı daha hafif atlattıklarını gözlemlediğimiz için aşıların ne denli önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Evde kalalım, Sağlıkla kalalım. Daha güzel günlerde görüşmek dileğiyle…

TAMER SERTEPE: İŞ İNSANI

Hepimizin bildiği gibi dünyaya yayılmış olan Covid-19 virüsü; hem özel hayatımızda hem de iş hayatımızda bir takım önlemler alma ve kurallara uyma gerekliliğini zorunlu kılmıştır. Alınan kararlar doğrultusunda; yeni normalleşme sürecinde çok dikkatli olmamız gerekir. Her sektör kendi alanında gerekli önlemleri aldığı ve sosyal mesafeyi koruduğu sürece inanıyorum ki beklenenden çok daha hızlı iyileşme sağlayabiliriz.

‘SPOR YAPIYORUM’

Sağlığın insan hayatında ki önemini bir kez daha anlamış olup, evden online çalışmalarımızı sürdürürken, beslenme düzeni ve spor yapmanın çok önemli yeri olduğunu düşünüyorum. Günlük planımı oluştururken mutlaka spora yer veriyorum. Kademeli geçiş yaptığımız bu yeni normalleşme sürecinde; insanların, bağışıklık sistemini güçlü tutmaları, mesafelerini korumalarını, hijyene önem vermelerini öneriyorum. Bu süreçte; emeği geçen herkese özellikle sağlık çalışanlarına çok teşekkür ederim. En kısa zamanda işletmelerimizde çalışanlarımızla üretim yapmayı diliyorum.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS