Korona oruç tutmaya engel mi?

Korona oruç tutmaya engel mi?

 

Her yerde bir telaş, bir koşturmaca ve heyecan var. Davul sesleri eşliğinde sahurlar, kalabalık iftar sofraları. Ne güzeldir ramazan...”
2008 yıllında başladığım ramazan köşe yazılarına hep yukarıdaki paragraf ile başlamışım. Geçen sene son demiştim ama “ilimin zekâtını vermek gerekir” deyip tekrar yazmaya başladım. Bir ay boyunca; dengeli beslenme, oruç, gıda güvenliği ve yüz yılın felaketi koronavirüs hakkında bildiklerimi, okuduklarımı sizlerle paylaşacağım.
Bir aydır öğrendik ki “Korona’dan korunmanın en temel yolu sağlıklı bir bağışıklık sistemi.” Şimdiden bazı uzmanlar, oruç tutmanın bağışıklığı zayıflatacağını ifade etmeye başladı. Televizyonlarda yeni bir tartışmanın fitilini ateşlediler bile…
Ramazan ayı boyunca tartışma programlarının baş konusu şimdiden belli “Oruç tutmak bağışıklık sitemini etkiler mi?“ Belli isimler ramazan ayı boyunca bu konuyu tartışıp duracaklar. İlk günden bu konuda noktayı koymak isterim:

*

“Sağlıklı bireylerin oruç tutmaları, hastalığın yayılması bakımından özel bir risk oluşturmamaktadır. Ayrıca oruç tutmanın bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğine dair kanıta dayalı tıbbi bir tespit bulunmazken aksine oruç tutmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler meydana getirdiğine ilişkin bilimsel birçok yayın mevcut.”
Oruç, öncelikle oruç tutmaya inanan bir birey için, tutulmaması halinde strese ve hatta kimi durumlarda cehennem korkusu nedeniyle yüksek oranda bir kaygı ile birlikte strese sebep olabilir. Böyle bir durumda, stres bağışıklık sistemini zayıflatır. Öyleyse, oruç tutmak bu stresten uzak durmak için, içten bir biçimde oruç tutma arzusu taşıyan kişiler için önemlidir.
Sağlık otoriteleri kronik hastalığı olan, düzenli ilaç kullanması gereken hasta bireylere oruç tutmayı önermezler. Bunda da haklı gerekçeleri vardır. Salgın günlerinde kendisini izole etmeyen kişiler yüksek bulaşma oranına sahip Covid-19 virüsü ile her an enfekte olabilir ve uzun kuluçka süresi bu virüsün bünyede olup olmadığını anlamamızı zorlaştırır. Buradan hareketle de izole olamayan bireyler hasta olarak kendilerini saymalıdırlar.

*

Bu şartlarda oruca yaklaşım bu şekilde iki türlü olarak ele alınmalıdır. Net cevap; kişinin özel sağlık durumu, yaşadığı şartlar, izole olma oranı gibi etmenler ile ve muhakkak ki kendi ailesinde kronik sağlık sorunu olup olmaması gibi değişkenlerle ilgili olacaktır. Ve tabii ki oruç ibadetinden ne beklediği…

GÜÇLÜ BİR BAĞIŞIKLIK İÇİN İFTAR VE SAHUR SOFRALARI NASIL OLMALIDIR?

- İftar vaktinde bir bardak ılık su ile başlamak ve iftar boyunca 3-4 bardak suyu öğünle beraber tüketmek gerekir.

- İftariyelik çok önemlidir. Önden yüksek protein kaynağı peynir ya da kuruyemişlerden birkaç parça yemek, çiğ sebzelerden yararlanmak mideyi zorlamamanızı sağlayacaktır.

- Sulu yemekleri tercih edin. Yanına bulgur pilavı yoğurt eşlik edebilir.

- Sahur en önemli öğün. Mutlaka sahura kalkın

Bu nedenle oruç tutan kişilerin, iftarda ve sahurda sıvı gıdalar tüketmesi, bağışıklığı güçlendirmek için protein ağırlıklı beslenmesi, mutlaka yeterli miktarda su içmesi önem taşıyor. Uzun süreli açlık nedeniyle kan şekeri düşüklüğü yaşanabiliyor ve buna bağlı olarak karbonhidrata yönelme isteği doğuyor. Oysa, karbonhidratlı, yağlı ya da tatlı yiyeceklerden uzak durmak gerekiyor. Yeterli sıvı alınmasıyla bunun da önüne geçmek mümkün olacaktır. 16-17 saatlik açlığın sonunda, iftarda, sebzelerle, proteinli gıdalarla, meyvelerle, taze sıkılmış meyve sularıyla beslenmek, bağışıklık sistemini olumlu etkiler.
Ramazan ile ilgili iyi dileklerde bulunurken ‘kolay ramazanlar’ denmesi eski ve eski olduğu kadar da güzel bir gelenek olduğunu vurgulayıp, her sene yazımı ‘kolay ramazanlar’ diyerek bitirirdim. Ama bu sene farklı olmak zorunda. Bugün ‘Evde kal Türkiyem’ diye bitireceğim

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS