‘Köy yolları bizi bekler’

‘Köy yolları bizi bekler’
Küresel salgına dönüşen koronavirüs ülkemizde de kendini yoğun şekilde gösteriyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, atlatabilmemiz için birlik ve beraberlik içinde kurallara uyarak hareket etmemiz ve uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Bu zor günlerde Hürriyet Bursa olarak iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle koronavirüslü yaşam hakkında kısa sohbetler gerçekleştirdik ve bir yazı dizisi hazırladık. Birlikte başarmak dileğiyle.

AYBİGE KALIPÇI: Senfoni Mızıkacıları Gönüllü Organizatörü ve Anlatıcısı

Ben şu anda gelinen noktada olacağımızı dünyada ki gelişmeleri salgının başlangıcından itibaren takip ederek az çok öngörmüş ve kendimi hazırlamıştım. Yani ciddiye alan kesimdendim. Çok yoğun ve gezmeyi gerektiren bir iş hayatım olduğu için bu süreçte evden neler yapabilirimi düşündüm. Son dönemde çok ses getiren “Zamansız Kadınlar” projemizi sahneleme kısmını mecburen askıya alsak da aynı isimli kitabımızı okurlarımızla canlı sohbetlerle çeşitli platformlarda izleyici ve dinleyicimizle buluşturmaya başladık.

‘ONLARLA BULUŞAMAMAK BİZİ ÜZDÜ’

Senfoni Mızıkacıları olarak okulların kapanması süreci ile minik dostlarımızla buluşamamak bizleri çok üzdü. Sosyal medya hesaplarımızdan onlara ulaşmak için çeşitli yöntemleri düşündük bu süreçte. İşlerimiz sahneden bizzat seyiriciyle iletişimi gerektirdiği için bir çok mesleğin aksine çok zorlandığımızı itiraf etmem gerek.

‘NORMAL HAYATA DÖNMEK İSTİYORUM’

Bu dönemde herkesin hayatında büyük yer kaplayan teknolojiyi bende önceden çok aktif kullanmasamda, kendi çocuklarımın eğitim hayatının devamı için bir çok programı öğrenmek ve kullanmak durumunda kaldım. Biz evimizde ilk günden itibaren tatil anlayışı yerine aynı disiplinle düzenimize devam ettik. Uyku, yemek düzenimizi, sporumuzu, derslerimizi aksatmadan, tüm süreçle ilgili çok fazla moral bozmadan motive bir şekilde devam ediyoruz hayatımıza. Hepimiz için en kısa sürede almamız gereken derslerle ve süreçten öğretilerle normal hayatımıza dönmemizi ümit ediyorum.

PINAR DALAYSEL BALCI: Senfoni Mızıkacıları Gönüllüsü (BBDSO Keman Sanatçısı ve Eğitmeni)

Olanakları olan herkesin eve kapandığı bu günler hepimiz için zorlu bir süreç. En zoru da ne kadar süreceğini bilememek. Kitaplarda okuduğumuz filmlerde seyrettiğimiz kolera- veba gibi bir salgını birgün bizim de yaşayabileceğimiz, tıp ve teknolojinin bu kadar ilerlediği bir dönemde küçücük bir virüsün hayatımızı altüst edebileceği kimin aklına gelirdi? Bunun adı 3. Dünya Savaşı olsa gerek.

‘EĞİTİMLER DOĞAL OLARAK AKSADI’

Bu durum sağlığın ve bilimin değerini gözler önüne seriyor. Bilim insanlarını gerek maddi gerekse manevi anlamdael üstünde tutmamız gerektiği çok açık. Salgın nedeniyle geliri kesilen sanatçılarımız olduğu gibi, evden çıkamayan okul çağındaki çocuklarımızın da eğitimleri aksadı doğal olarak. Bu süreçte ben de bir anne ve bir sanatçı olarak, hem keman öğrencilerime hem de çeşitli okullardaki meraklı öğrencilere internet üzerinden yardımcı olmaya çalışıyorum.

‘5 YILDIR KÖY KÖY DOLAŞIYORUZ’

Ayrıca Senfoni Mızıkacıları ekibimizle de 5 yıldır okul okul köy köy dolaşarak 7500’ün üzerinde çocuğa yaptığımız etkinlikleri sanal dünyaya taşıma konusunda yeni düşünceler içindeyiz. Bu süreçte çocukların kültürel gelişimini fazla sekteye uğratmadan bu zorlu günleri geride bırakmayı umuyorum.

ŞİRİN ADIM: Senfoni Mızıkacıları Gönüllüsü (BBDSO Viyola Sanatçısı)

Bireysellik, kendini keşfetme dönemi başlamış gibi hissediyorum. “Her şeyin başı sağlık” sözünü en çok hissettiğimiz dönemden geçiyoruz gibi görünüyor. İstediğimiz ya da içinde bulunduğumuz yaşam tarzları askıya alındı. Elbet bu dönemi de atlatacağız ama beraberinde birçok şeyi öğrenerek.

‘İLGİNÇ BİR DÖNEM’

Normal hayatımda evde nadir bulunan bir insan olarak şu anki durumumu sakinleşme dönemi olarak adlandırıyorum. Orkestrada bir sezon içerisinde her hafta yeni eserler çalışır ve konser veririz. Rutin bir prova düzenimiz var. Mızıkacılar olarak her ay iki kere olacak şekilde konserler gerçekleştiririz. Sosyal hayatı ve tek seferlik projeleri de düşününce bu yoğun armonilerin yaşandığı hayat tarzından sessizliğimizi dinlediğimiz hayata geçiş yapmak ilginç oldu.

‘BU ZAMANI ÖĞRENEREK GEÇİRİYORUM’

Sabahları eşimi işe uğurladıktan sonra kedimle baş başa kalıyorum ve tüm günüm bu şekilde geçiyor. Her gün, derin düşüncelere, kendini anlamaya, kişisel gelişime, gelecek planlamalarına, kedime zaman ayırmaya, evimin sıcaklığını hissetmeye, öğrenmeye fazlasıyla vakit kalıyor tabi. Duvarlar üstüme gelmiyor desem yalan söylemiş olurum ama sessizliği dinlemek de çok faydalı. Bu sürecin bitiminde özlemle sarılacağım çok kişi, iş ve durum var fakat aynı zamanda bu sürecin bana, herkese bir şeyler öğreteceğine eminim.

ZEYNEP SOYBERK: Senfoni Mızıkacıları Gönüllüsü (BBDSO Keman Sanatçısı)

Adeta zamanın durduğu, kendimi çoğunlukla düşünürken bulduğum, yaşamı, varolmayı ve insanoğlunun yok edici gücünü sorguladığım zamanlardayım. Tarihe tanıklık etmek ve belki de ileride okuyacağımız kitapların içinde yer almak oldukça ilginç benim için. Bu yüzden gündemi takip etmeyi seviyorum.

‘YENİ BAŞLANGIÇLAR ZAMANI’

Bundan yaklaşık bir ay önce hareketli, bol konserli, yorucu ve yoğun bir nisan ayı geçireceğimi düşünmüştüm. Bir anda hayatımıza giren bu virüsle öğrendim ki; her şeyi hayatın hızıyla örtüyoruz. Bu virüs benim için yeni bir göz, yeni bir hayat, yeni hobiler, yeni başlangıçlar demek.

‘MÜZİK RUHUN GIDASI’

Fedakar sağlık çalışanları ve bilim insanlarımızın ışığıyla, bugünleri geride bıraktıktan sonra, müziğin onarıcı gücüyle konserlerde yerimi almak için sabırsızlanıyorum. Müziğin herzaman ruhun gıdası olduğunu unutmadan, çevreye duyarlı ve ahlaklı çocuklar yetiştirmenin bilinciyle ve yeni bir dünya hayalimle, herkese sağlıklı, huzurlu, umutlu günler diliyorum…

BURÇ BALCI: BBDSO ve Senfoni Mızıkacıları Çellist ve Anlatıcı

Hayatı durduran bu tehlikeli süreçte, yaşamları değişen en önemli yaş gruplarından biri de evlerinden çıkamayan çocuklar. Salgın öncesinde de ülkemizde çocukların çok ciddi bir oranı, nitelikli sanat ve evrensel kültürel etkinliklere erişimde sıkıntı yaşıyordu. Bu salgın, bu oranı neredeyse tüm çocuklar düzeyine çıkardı. Sanat kursları, çalgı eğitimleri ve müzik dersleri durdu. Eğitim ise “çok izlemeyin” dediğimiz TV yoluyla çocuklara erişebilir oldu.

‘YENİ YOLLAR DENİYORUZ’

Çocuklar gibi bizlerin de tüm sanat etkinlikleri askıya alındı doğal olarak. Bu bir dönüşüm belki de, çoğu sanatçı online içeriklerle kitlelerine ulaşmaya çalışıyor bu ara. Biz de Mızıkacılar olarak, internet yoluyla çocuklarımıza ulaşabilecek, onların yanlarında olduğumuzu anlatarak sabretmelerini öğütleyebilecek alanlar üzerine eğilmeye başladık. Bazen bir söyleşi bazen bir klip ile onlara ulaşmaya çalışıyoruz. Fiziksel olarak yanlarında olamasak ta, yaptığımız kayıtlarımızı paylaşarak birlikte şarkılar söylemeye, çalgıları tanıtmaya çalışacağımız yöntemler peşindeyiz.

‘EVDE KALALIM, MÜZİKLE KALALIM’

Onların sanatsal alanlardan bu süreçte mahrum kalmaması gerekiyor. Zira pek çok araştırmanın gösterdiği gibi, müzik, çocuklarda doğrudan beyin gelişimiyle ilgili bir alan. Bu süreç, hepimize çok başka yeni alanlara eğilmeyi mecburen öğretiyor. Bu iyi mi, kötü mü, birlikte yaşayarak öğreneceğiz.. Hepimiz Evde Kalalım, müzikle kalalım, ama ebeveynler olarak bu çağrıya uyan çocuklarımızın nitelikli kültürel ihtiyaçlarını da düşünmek zorundayız.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS