Maske takın hayat kurtarın

Maske takın hayat kurtarın
COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

OP. DR. MERVE SEYFİ: KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI


Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2012 yılında mezun oldum. 2018 yılında, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde uzmanlığımı tamamladım. Yaklaşık iki yıl, Doç. Dr. İsmail Karakuyu Simav Devlet Hastanesi’nde mecburi hizmetimi yaptıktan sonra, görevime Bursa Özel Esentepe Hastanesi’nde devam etmekteyim. Altı yıldır evliyim ve üç yaşında bir oğlum var.

‘Yeni Normal’ sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Birey olarak kurallara gerekli özeni gösteriyor muyuz?
COVID-19 pandemi sürecinin ilk şokunu atlatıp “yeni normale” alıştıkça, almamız gereken önlemler konusundaki hassasiyetimizi zamanla kaybettiğimizi düşünüyorum. Maalesef “yeni normal” olarak adlandırdığımız bu süreci gerektiği gibi yönetemediğimizi ve sanki pandemi gerçeği hiç var olmamış gibi davrananların olduğunu gözlemlemekteyim.

Bursa’da vaka sayısının zaman zaman tırmanışa geçtiği gözlemleniyor. Konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Tüm ülkede olduğu gibi Bursa’da da pandemi başlangıcında tedbirlere uyduğumuz için süreci çok iyi yönettik. Ancak normalleşme süreci ile vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunda rahatlama hissi başladı. İnsanlarda virüsün artık daha az hasta ettiği düşüncesinin yayılması ile önlemlere uyulmama durumu baş gösterdi. Ne yazık ki bu da Bursa’da, koronavirüs vakalarında artışa neden olmaktadır. Sosyal mesafeye dikkat etmez, maske takmaz ve hijyen kurallarına uymazsak, vakaların daha da artacağından endişeleniyorum.

Salgında en çok yorulan branşlar size göre hangileri?
Bu süreci en iyi şekilde atlatabilmemiz için emek veren tüm sağlık çalışanlarına ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Ancak bu işi birebir yöneten enfeksiyon hastalıkları, göğüs hastalıkları, iç hastalıkları ve yoğun bakım birimleri ile ilgilenen anestezi ve reanimasyon doktorları, en çok yorulan branşlar oldu ve olmaya da devam ediyor. Bizler de kadın doğum servisi olarak, bu süreçte gebelerimizi ve bebeklerimizi salgından korumak için uzun savaşlar verdik. Umuyorum ki halkımız, bu süreçte daha dikkatli olur ve dramatik olaylar yaşamayız.

Normal cerrahi müdahaleler hastanenizde ne zaman başladı?
Kadın hastalıkları ve doğum birimi olarak, cerrahiye ara vermemiz hiç mümkün olmadı çünkü doğum beklemez. Tüm önlemlerimizi alarak, gebelerimize her daim müdahalede bulunduk. Jinekolojik ameliyatlara ise haziran ayı itibariyle tekrardan başladık.

İnternet üzerinden yapılan canlı yayınlarla ilgili düşünceleriniz?
Koronavirüs pandemisi ile birlikte, dünyada yeni bir döneme girdik. Tüm eğitimler, seminerler, konferanslar ve sunumlar zorunlu olarak internet üzerinden yapılmaya başlandı. İnternet aracılığı ile daha hızlı ve daha çok kitleye ulaşma şansımız da artmış oldu. Ayrıca insanların da taleplerinin bu yönde gelişmesi, dijital platformların kıymetini ve önemini arttırdı. Herkes gibi ben de eğitici ve bilgi sahibi olabileceğim tüm canlı yayınları, severek takip ediyorum. Ancak internet üzerinde yapılan canlı yayınlarda, konuşmacı olarak yer alan misafirlerin kendi alanında gerçekten uzman konumunda olmalarına ayrıca dikkat ediyorum. Hastalarımızı da bu konuda uyarmak isterim.

Koronavirüsten sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya adım atacağımız çokça konuşuluyor. Sizin bu konudaki düşünceleriniz ne?
Bu salgınla birlikte teknolojinin önemi de artmış oldu. Dijital dünyanın hızı ve pratikliğinin insanlara sağladığı faydayı gözlemlediğimde, bu alana daha fazla yatırım yapılması gerektiği sonucuna varıyorum. Ayrıca, pek çok ülkede gördüğümüz üzere yeterli sağlık tesisi ya da alt yapısı bulunmayan bölgelerde hem ekonomik hem de teknolojik olarak büyük problemler yaşandı. Bu gözlemleri iyice değerlendirerek, olası bir yeni salgın durumunda benzer durumların yaşanmaması için sağlık sisteminin daha iyi çalışır hale getirilip, bu alana yeterli yatırımın yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Ülkemizde ikinci dalga pandemi riski var mı?
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkili aşı ya da tedavi geliştirilmediği sürece risk maalesef devam etmekte. Etkisi hala devam eden koronavirüsün yayılması ve hastalık oluşturmasının engellenmesi için yapacağımız tek şey 3 altın kurala uymaktır: Sosyal mesafe, maske ve hijyen. Eğer bu 3 kuralı göz ardı edersek, ne yazık ki ikinci dalga ülkemiz dahil tüm dünyada görülecektir. Bu mücadeleyi kazanmak için lütfen kurallara uyalım; sadece kendimizi değil, tüm sevdiklerimizi korumuş olalım.

Sizce bu dönelde hastaya ziyaretleri nasıl olmalı?

Virüsün en çok yayıldığı durumların başında ne yazık ki hasta ziyaretleri geliyor. Çünkü yapılan fiziksel ziyaretlerin çoğunda üç altın kurala uyulmamakta, dolayısıyla virüs ziyarete gelen herkese bulaşmaktadır. Dijital dünyaya erişimimizin bu denli yüksek olduğu bir dönemde, hasta ziyaretlerimizi görüntülü görüşmeler ile gerçekleştirmemiz daha doğru olacaktır. Tüm hasta yakınlarından ricamız, sevdiklerini korumak için hasta ziyaretlerini pandemi sonrasına saklamaları yönündedir. Bu hem ziyaret ettikleri hastanın iyiliği hem de kendi iyilikleri için gereklidir.

Herkesin yakındığı ‘zamanım yok kavramı’ hakkında düşünceleriniz?
Bu sorunuzu cevaplarken “zamanım yok” yaklaşımına odaklanmaktan ziyade, yoğun geçen günlerimizi zaman yönetimi ile organize edebileceğimize olan inancımdan bahsetmek istiyorum. Zaman yönetimi ile gün içinde gerçekleştirdiğimiz eylemler için kullandığımız zamanı güzel bir şekilde planlayabileceğimize inanıyorum. Günün 24 saat olmasından şikâyet etmek yerine, zaman yönetimi konusunda biraz okuma yapıp kendi hayatımıza entegre edebilirsek bence sorun ortadan kendiliğinden kalkacaktır. Çünkü yaşam sadece “yapmamız gerekenlerden” meydana gelmiyor. Kendimize, ailemize, sevdiklerimize ve yaparken zevk aldığımız hobilerimize ayırdığımız zaman dilimleri, hayatı bizim için daha yaşanabilir kılacaktır.

Hayatımızda çevresel temizlik ve atık yöntemi nasıl olmalıdır?
Öncelikle, röportajımda böyle bir soruya yer vererek farkındalık yarattığınız için sizlere teşekkür etmek istiyorum. Tüm dünyada en çok konuşulan konulardan biri haline gelen çevre konusu hakkında, ülke bazında daha dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bireyler bazında ise; ilk olarak plastik kullanımımızı (özellikle tek kullanımlık plastikler) önlemeye veya azaltmaya yönelik bir tutum geliştirmemiz gerektiğine inanıyorum. Eğer azaltamıyorsak, ev atıklarımızdan geri dönüşüme uygun olanları ayırmalı ve geri dönüşüme göndermeliyiz. Özellikle evimizde gereksiz enerji tüketen, kullanmadığımız araçları kapatmalı veya uyku moduna almalıyız. Hayatımızdaki küçük değişikliklerin, toplu halde gerçekleştirildiğinde, çevre üzerinde inanılmaz etkiler yarattığını gözlemleyebiliriz.

12. Son olarak yaz tatili planlarınızda virüs nedeniyle değişiklik yaptınız mı?
Tabii ki yaptık. Pandemi süreci öncesinde çok daha farklı bir yaz tatili planlamıştık. Önceki tatil planımız “eski normale” uygundu. Daha çok şehir, daha çok insan... Ancak pandemi süreciyle birlikte planlarımızda büyük değişiklikler oldu. Öncelikle tatil süremizi azalttık, kalabalık yerlerden uzak durarak ve tamamen pandemi koşullarına uyan bir işletmede, kısa süreli bir tatil gerçekleştirdik.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS