Pandemi sürecine destek olmalıyız

Pandemi sürecine destek olmalıyız
COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

ÖMER KUMOVA: Ömer Kumova İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı

Ömer Bey sizi tanıyabilir miyiz?
1978 yılında Bursa’da doğdum. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunuyum. Ömer Kumova İnşaat firmamız ile inşaat sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Bugün itibariyle, RUMELİSİAD Dönem Başkanı, Bursa Kültür Sanat Vakfı Başkan Vekili ve İMSİAD Yönetim Kurulu üyesi olarak Bursa’ya fayda sağlıyacak projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz.

RUMELİSİAD ailesi olarak karantina dönemini nasıl geçirdiniz?
Tüm dünyayı etkileyen COVID-19’dan tüm STK’lar da ciddi anlamda etkilendi. RUMELİSİAD, üye ilişkileri çok kuvvetli olan bir dernek. Bu süreç boyunca üyelerimiz ile video konferans yöntemi ile toplantılar gerçekleştirmeye çalıştık. Diğer taraftan Bursa olarak bu süreci minimum kayıpla atlatabilmek adına, RUMELİSİAD üyelerimizin katkıları ile ciddi bir bütçe oluşturuldu ve mevcut sürece, talep edilen ihtiyaçlar doğrultusunda katkı koymaya çalıştık. Pandemi sürecinde hijyenin önemi daha önemli bir hal aldı.

Koronavirüs döneminde halka ne tür destek sağladınız?
Bu doğrultuda Uludağ Üniversitesi’nin acil bölümü ve yoğun bakım bölümü ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sanayi tipi çamaşır makinası, kurutma makinası, ütüleme makinasından oluşan aktif kullanılan bir çamaşırhane organize ettik. Uludağ Üniversitesi Yoğum Bakım Bölümü’ne, entübe olmuş hastalarımız için kullanılan 23 adet entübasyon kabini teslim ettik. Çekirge Devlet Hastanesi’ne maske ve ameliyathane kıyafetlerini karşılayarak destek olduk. Şevket Yılmaz Hastanesi’nde çalışan 292 sağlık çalışanına erzak yardımında bulunarak maddi-manevi desteğimizi de hissettirmeye çalıştık.

Bundan sonraki süreçte sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları ve toplumdaki rolüyle ilgili düşünceleriniz?
Sivil Toplum Kuruluşları bir yandan üyelerinin birbirleriyle olan ilişkilerini geliştirecek organizasyonlar yapmaya çalışırken, diğer taraftan da üyelerinin sektörel olarak yaşamış olduğu sıkıntıları ve kanun veya mevzuat eksikliklerinin ilgili makamlarda çözümü ile ilgili daha fazla sorumluluk almalılar. Yani kısacası daha fazla fayda üretmeye odaklanmalıyız.


Özellikle sosyal medya aracılığı ile yozlaşmış olan ilişkilerin, tekrar olması gerektiği gibi düzenlenmesi ve yönlendirilmesi için daha fazla ön planda olunmalı. Teknolojinin gelişmesine paralel daha fazla yalnızlaşan yeni jenerasyonun sosyal bir bakış açısına kavuşturulmasının yolu da STK’lardan geçiyor. O yüzden fayda üreten STK sayımız da, STK’lara üye olup kişisel gelişimine katkı sağlamak isteyen kişi sayımızda artmalı.

Türkiye ve Bursa’nın konumu bu çerçevede nasıl olgunlaşır?
Mevcut dönemi dikkate aldığımız da sürecin devletimiz tarafından birçok anlamda iyi yönetildiğine inanıyorum. Avrupa bu süreçten daha hızlı bir şekilde çıkar, eğitim seviyesinin düşüklüğü ve gelir düzeyi dengesizliklerinden dolayı Ortadoğu ülkelerinde bu süreç biraz daha uzun sürer. Özellikle İran ve Suriye’deki vakka sayıları bizleri olumsuz etkileyebilir diye düşünüyorum.

TARIM ÜRÜNLERİ ÖN PLANA ÇIKACAK

Bursa üretim hacmi olarak ülkemiz sanayisinin en önemli atar damarlarından birini oluşturuyor. Bursa’daki yeni vakka sayısının bitmesi çalışma ortamı olarak bizleri bir nebze olsun rahatlatacaktır ama, Bursa ihracatının eski günlerine tamamen dönebilmesi için tüm dünyadaki yeni vakka sayısının bitmesi gerekir. Diğer taraftan Bursa tarım yönüde güçlü olan şehirlerimizden biri. Bundan sonraki dönemlde Bursa’nın tarım üretimi yönünden eskisinden daha fazla ön plana çıkacağını düşünüyorum.

Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı’nda Özer Matlı Başkanlığındaki yönetime koronavirüs sürecinde göreve geldiniz. (BKSTV) olarak hedefiniz nedir?
Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı geçmişten bugüne, Bursa’nın tanıtımı konusunda ciddi sorumluluklar alan önemli kurumlardan biri. Başkanımız ve yönetim kurulu arkadaşlarımız ile birlikte, koronavirüs sürecinin tamamen sona ermesine paralel, en büyük hedefimiz Bursa’nın kültür, sanat, tarih değerlerini çok daha fazla ön plana çıkartacak projeleri hayata geçirerek, şehrin marka değerini artırmak ve tüm dünyadaki bilinirliliğini artırma çalışmalarına destek vermek olacaktır.

Peki koronavirüs sürecinde Ömer Kumova İnşaat olarak iş hayatınızda ne tür tedbirler aldınız?
Koronavirüs sürecinde inşaatlarımızı devam ettirdik. Çalışanlarımız için Şehircilik Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu şartnameler doğrultusunda birçok tedbir ve kontrol mekanizması geliştirdik. Çalışanlarımızın sosyal mesafelerini artırabilmek adına, bir yandan yeni başlayacağımız şantiyelerimizi erkene aldık, diğer taraftan aynı şantiye içinde bloklardaki çalışmaları artırarak çalışan ekiplerimizi ve çalışanlarımızı birbirinden uzaklaştırdık.

‘DEĞİŞİME AYAK UYDURMALIYZ’

Yöretim kurulu ile pandemi süresince, alternatif olarak ne tür çalışmalar yaptınız?
Hayata geçirmeyi arzu ettiğimiz farklı konseptlerdeki projelerin detayları üzerinde çalışma imkanı bulduk. Firma olarak hiçbir zaman kendini tekrar eden konseptler veya mimari projeler yapmak istemiyoruz. O yüzden yeni tarz ve yaklaşımları, müşteri beklentilerimizle örtüştürmeye çalıştığımız bir süreci faydalı bir şekilde değerlendirdik. Sürekli değişim ve gelişim içinde olan bir yapılanmada olmalıyız. Bu bakış açısıyla başkalarının değer kazandırmış olduğu bölgelerin peşinde koşmaktan ziyade, Beşevler, Carrefour Bölgesi, Bademli ve Kayapa gibi öncülüğümüzde değer kazanmış ve kazanmaya devam eden bölgelerin devamı üzerinde araştırmalar yaptık. Diğer taraftan geriye dönüp bakaraktan, şirket olarak eksik kaldığımız, yetişemediğimiz yapılanmalarımız üzerinde daha detaylı çalışma imkanı bulduk.

Bu süreç sizi özelinizde nasıl etkiledi? Hayatınızda neler değişti?
Korona süreci yaklaşık 2 ay gibi bir süre bizleri de evlerimizde daha yoğun olarak bulunmamızı zorunlu kıldı. Ve nitelikli konut üretmeye çalışan birisi olarak, bizlere de üretmiş olduğumuz konutların, sosyal yaşam alanlarının, komşuluk kalitesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat yaşatarak gösterdi. Sosyal yönü güçlü biri olarak birçok arkadaşım ile yüz yüze gelememek tabi ki beni mental olarak olumsuz etkiledi. Fakat bu süreç boyunca kendimi dinleme ve değerlendirme yapma imkanı yakaladım. Yaşamım boyunca işimi çok fazla hayatımın merkezinde tuttuğumu, kendime ve aileme özellikle daha fazla vakit ayırmam gerektiğinin net bir şekilde farkına vardım diyebiliriz.

Salgından sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya adım atacağımız çokça konuşuluyor. Bu konuda sizin düşünceleriniz neler?
Bu süreç aslına bakarsanız önümüzdeki 15 yıllık sürede hayatımıza yavaş yavaş girecek unsurların ve yaşam şeklinin, çok daha hızlı bir şekilde gireceğinin kanıtı gibi. Bu süreci yaşamamış olsaydık, belkide kabul etmeyeceğimiz bir çok kontrol mekanizması ve uygulama, artık hepimizin sağlığı için bakış açısıyla kolayca hayata geçirilebilecek.

YENİLİKLER VE BEKLENTİLER

Bu günden itibaren her şeye hazırlıklı olacak bir bakış açısıyla gelecek nesillerimizi yetiştirmeliyiz. Bundan sonraki süreçte artık her geçen gün daha da farklılaşan ve hızlanan bir yarının gereksinimlerine cevap verecek firmalar ayakta kalacaklard. Yenilikler ve beklentiler çok daha çabuk değersizleşebilecek, çünkü hep daha iyisi daha hızlı bir şekilde hayatımıza sokulacak. Galiba bu günlerimizi özleyeceğiz.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS