Zor günleri birlikte göğüslüyoruz

Zor günleri  birlikte göğüslüyoruz
Küresel salgına dönüşen koronavirüs ülkemizde de kendini yoğun şekilde gösteriyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, atlatabilmemiz için birlik ve beraberlik içinde kurallara uyarak hareket etmemiz ve uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Bu zor günlerde Hürriyet Bursa olarak iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle koronavirüslü yaşam hakkında kısa sohbetler gerçekleştirdik ve bir yazı dizisi hazırladık. Birlikte başarmak dileğiyle.

Öğr. Gör. Emel SELİMOĞLU: Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu (SBMY) Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Bölüm Başkanı

Bu güne kadar insanoğlunun deneyimlemediği olağanüstü ve zor günleri dünya ve Türk toplumu olarak birlikte göğüsleniyoruz. Sürecin ne kadar süreceği maalesef belli değil. Genç yaşlı, kadın-erkek, zengin-fakir, dinli-dinsiz gibi farklı özellikleri içinde barındıran her birey bu süreçten çok fazla etkilendi. Bu çok değişik duygular bize; birbirimize çok yakın ve bir o kadar da çok uzak olmamızı gerektiren ilkleri yaşattı.

‘BAZI DEĞERLERİMİZİ HATIRLATTI’

Bazı değerlerimizin kıymetini öğretti, unuttuğumuz bazı değerlerimizi hatırlattı. Dünya genelinde bir virüsün yapmış olduğu ve bizi biz yapmaya yönelik etkisi çok büyük. Bu süreçten sonra bizim aynı biz olamayacağımız kesin. Koronavirüsün olumsuz etkilerinin çok fazla olmasına rağmen olumlu yanlarına odaklanmak ve psikolojimizi güçlü tutmak zorunda olduğumuz dönemdeyiz.

‘HAYAT SÜRPRİZLER YAPIYOR’

Hayat zaman zaman bize bazıları iyi bazıları kötü sürprizler yapıyor. Karşımıza çıkan ve öngörülmesi çok zor olan bu süreci pozitif enerjimizle sabır ve sükûnetle geçirmeye çalışmalıyız. Sadece birimiz değil hepimizin birlik ve beraberlik içerisinde kurallara uyarak göstereceğimiz dayanışma her zorluğu kısa sürede aşmamızda etkili olacaktır.

‘ÜLKEME VE DÜNYAYA GEÇMİŞ OLSUN’

Bilim insanlarımıza ve bu süreçte hayatı pahasına bizi kısa sürede çok fazla etkilenmeden normal yaşantımıza döndürmek için sahada emeğini esirgemeden gece gündüz çalışan koca yürekli insanlarımıza şükranlarımı iletiyorum. Başta ülkeme ve tüm dünyaya geçmiş olsun diyor ve sıkıntılı günlerin sağlıkla kısa sürede atlatılmasını diliyorum.

 CENK YÜKSEL: MÜZİSYEN/AKADEMİSYEN

İlk haftaları, hepimiz için yeni bir süreç olmasından ötürü adaptasyonla geçti diyebilirim ama sonraki haftalarda ise oluşturduğum bir program dahilinde verimli geçtiğini iddia edebilirim. Çalışma hayatının yoğunluğundan şikayetçi olan bizler için kaliteli zaman yaratmak adına bir fırsat! Ki yeni çağın insanının bu inovasyon sürecine adapte olabilenler olacağına inanıyorum. Müzisyen olduğumdan için müzik yapmadığım ve yeni üretimlerde bulunmadığım bir günüm yok diyebilirim. Bir yandan zaten özellikle sanatın bu süreç sonrasında bir üretim patlaması yaşayacağına inanıyorum.

‘BU SÜREÇTE ÜRETİYORUM’

Onun haricinde Yeditepe Üniversitesi GSF’de Öğretim görevlisi olarak Sahne Sanatları dersi veriyorum. Bu bağlamda sürekli makaleler okuyarak ve çeviriler yaparak derslerime hazırlanıyorum. Yeni diller öğreniyorum. Yeni bir enstrüman çalmaya başladım. Yakında destek yayınlarından çıkacak olan bir kitabım var ses ve nefesle alakalı öğretiler anlattığım, ona konsantreyim o yüzden yazıyorum. Yeni yemekler yapmayı öğrendim ve ailemle kameradan bile olsa daha çok vakit geçirmeye, sohbet etmeye başladım. Ve bu süreci gerçekten herkes isterse kendisi için çağın geri kalanını doğru metotla yakalamak adına efektif kullanabilir. Yeter ki niyet olsun.

‘FARKINDALIK YAŞADIK’

Tuhaftır ki, Dünya daha önce atlattığı tüm badirelerin haricinde uzun zaman sonra ilk kez herkes için ortak olan ve yaş, dil, cins, din gözetmeksizin topyekün tehlike oluşturan bir şeyle ortaklaşa mücadele ediyor. Bu savaşta ortak bir dil konuşmuyor olsa dahi ortak duyguları paylaşıyor. Evet, dünyanın her yerinde binlerce insan enfekte oluyor, acılar çekiyor ve ölüyor. Bunların tümü elbette çok acı ve korkutucu fakat bir yandan da başımıza gelen müsibetin bizler için olumlu kıldığı şeyleri de görmezden gelemeyiz. Az önce de bahsettiğim gibi, dünya yönetimleri halen bir şeylerin pazarlığında ola dursun, bizler halk olarak öncelikle daha öncesinde sahip olduğumuz tüm değerlerin farkına varıp, onların önemini idrak etme şansına sahip olduk. Eve kapanma gibi geçici bir süre ile, sokağa çıkmanın, özgür olabilmenin ne kadar da muhteşem ve bize bahsedilmiş bir yaşam hakkı olduğunu idrak edebildik.

‘KALP GÖZÜMÜZÜ AÇMALIYIZ’

Dijitalleşme sürecinde telefonların ve sosyal medyanın günümüzde hayatlarımızı ne denli esir aldığını anladık. Gerçek hayatın bu virtüel illüzyondan ibaret olmadığını ve epi topu ortalama 90 senelik insan ömründe hayatı dolu dolu yaşamaya, tabiatı sevmeye, onunla uyumlanmaya, onu kucaklamaya ve onun ayrılmaz bir parçası olduğumuzu anlamaya ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu fark ettik. Tabii bu konunun elbette birbirimizden habersiz de olsak ortak paydada buluştuğumuz insanlar için geçerli olduğunu biliyorum. Yoksa hala eski serzenişlerini, streslerini, kavgalarını ve kalp gözü kapalılığını devam ettiren insanların da olduğu bir gerçek.

‘YENİ HAYATIMA YÖN VERECEĞİM’

Olay ne kadar sarsıcı ve kötü olursa olsun, tecrübe ettirdiği şeyler açısından bir uyanışın temsilcisi olduğu yadsınamaz. Hayatlarımız hiçbir zaman artık eskisi gibi olmayacak bu da aşikar. Artık dijitalin, mesafelerin, önlemlerin daha çok hayatımıza yön vereceği bir döneme giriyoruz. Ve belki de kendi iradesiyle yaşayabilen son tür olacağız. İşte tüm bu sebepleri düşününce, yaşamımın geri kalan kısmında, bugüne kadar problem ettiğim hiçbir şeyin problem olmadığını anlayarak yeni hayatıma yön vereceğime dair kendime bir söz verdim.

SABRİYE ŞEN: Essen Organik Gıda Kurucusu

Covid-19’a karşı organik gıda üretimi hızla devam ediyor. 15 yılı aşkın süredir içinde bulunduğumuz organik gıda tarımı ve üretimine bir yıldır Essen Organik olarak toplumumuzun katkısız, koruyucusuz sağlıklı organik gıdaları evlerine, sofralarına ulaştırabilmek için çalışıyoruz.

GIDA ALANINDA HAM MADDE ÖNLEMLERİ

İçerisinde bulunduğumuz küresel salgın dolayısıyla tüm sektörler de yaşanan aksaklıklara rağmen tarımsal faaliyetlerin durmaması ekonomik döngünün sağlanması ve gıda alanında ham madde eksikliklerinin yaşanmaması için gerekli önlemleri devletin belirlemiş olduğu şartlar çerçevesinde sağlayarak tüm ekibimizle hayatın devamlılığı adına çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Tarımsal faaliyetlerimiz sonucunda gıda üretiminde ihtiyaç duyulan ham maddenin sağlanması ile birlikte gerekli tüketimi devam ettirmek adına, tarımsal işçilerin çalışmasına izin verilmesi çok önemliydi. Tabi arazide de olsa maske, dezenfektan vb. kuralına uydukları sürece. Bunlarla ilgili yollarda fabrikalarda tarım alanlarında sıkı denetim yapılmalı.

ÜRETİM VE DAĞITIM İÇİN PLANLAMALAR YAPILMALI

Tarım ve gıda ürünleri ile girdilerin üretimi, işlemesi ve dağıtımı stratejik alanlardır; bunların öncelikli olduğu görülmelidir. Tohum, fide, fidan gibi çoğaltma materyallerinin, kullanılacak girdilerin üretim ve dağıtımı için gerekli planlamaların ivedilikle yapılması, önümüzdeki aylarda yeterli ve makul fiyatlı tarım ve gıda ürünü bulabilmemiz için zorunludur. Tarım-gıda ve ilgili sektörlerin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de iş alanı yaratmadaki rolü göz ardı edilmemelidir. Çiftçilerimizin özellikle yerel girdi temin ederek sağlıklı ürün elde etmek üzere üretime devam etmesinin sağlanması, aynen sağlık çalışanlarına verilen destekte olduğu gibi geleceğimiz için önemlidir.

ÇİFTÇİLERİMİZ DESTEKLENMELİ

Tarım, ekolojiye dayanan ve uygulamaların doğaya bağlı bir takvime göre yapılmasını gerektiren bir sistemdir. Tohum ekim zamanını kaçırdığınızda ürün elde edemez ve tüm sezonu kaçırırsınız. Eğer yeterli yem üretemiyorsanız, mevcut hayvan varlığınız da yavaş yavaş elden çıkar. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, zaten zor günler geçirmekte olan çiftçilerimizin sağlıklı bir çevrede, sağlıklı ürünler üretmeleri yönünde desteklenmesi şarttır.

‘DEPOLAMA VE DAĞITIM PLANLANMALI’

Sonuç olarak, temel gıda maddelerinden başlayarak, tarımsal üretimin girdi ihtiyaçlarının saptanması, gelecek sezonlar için ekim-dikim işlemlerinin teşvik edilmesi, ürün depolama ve dağıtım planlarının acilen yapılması ve tüm çiftçilerin desteklenerek faaliyetlerine devam etmelerinin sağlanması, tarım-gıda ürünleri ile yan ürünlerinin önümüzdeki günlerde topluma sunulabilmesi açısından elzemdir. Bizler alanında uzman mühendis ve çalışanlarımızla birlikte içinde bulunduğumuz ticari faaliyeti bir görev edinip markamızın kalitesiyle değerli tüketicilerimizin sağlığına değer katarken, firmamızı da ülkemizin değerleri arasında bulundurmaktan onur duyuyor olacağız.

 

NEZİH BAĞCI: İŞ İNSANI

Daha önce hiç görmediğimiz, tanışmadığımız bir virüs ile karşı karşıya kaldık. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin bir tek virüsün dünyayı ne kadar çaresiz durumda bıraktığını da görmüş olduk. Tek güzel yanı ailemizle hiç olmadığı kadar çok birlikte vakit geçirip sohbet etme fırsatı yakaladık. Bu süreçte büyüklerimizi daha fazla arar olduk.

GÖNÜLDEN TEŞEKKÜRLER

Ekonomi açısından virüs salgınının sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya ciddi etkileri oldu. Covid-19 ile mücadele edebilmemiz için hep beraber dayanışma içinde olup evde kalmamız gerekiyor. Unutmamalıyız ki işyerlerinin bir gün önce açılması ülke ekonomisinin zararını bir nebze azaltacaktır. Tüm sağlık ekiplerine gönülden teşekkürlerimizle.

BİRÇOK ŞEY DEĞİŞECEK

Bu salgının hayatımıza etkileri gerçekten hepimizi değiştirecek, evrimleştirecek. Birçok şey değişecek, yaşam tarzımız, yeme içme alışkanlıklarımız, seyahat tercihlerimiz, çalışma düzenimiz, eğitim hayatımız hatta ve hatta yeni meslekler bile hayatımıza girecek ve bizler bu yeni düzende yaşamak zorunda kalan bireyler olacağız.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS