Küçük balıkların kılçığıyla tüketilmesini tavsiye etti

Küçük balıkların kılçığıyla tüketilmesini tavsiye etti
Küçük balıkların kılçığıyla tüketilmesini tavsiye etti

YAŞAR Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ezgi Eylem Fadıloğlu, sardalye, hamsi gibi küçük balıklar kılçıklarıyla birlikte yenildiğinde süt ürünleri gibi kalsiyum almaya yardımcı olduğunu, kemik gelişiminde fayda sağladığını söyledi.


Av yasağının 1 Eylül tarihinde kalkmasıyla çeşit çeşit balıklar, tezgahlardaki yerini almaya başlayacak. Haftada en az iki kere tüketilmesi gereken balığın Türkiye'de kişi başına yıllık 7.6 kilogram tüketim ile sınırlı olduğunu belirten Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ezgi Eylem Fadıloğlu, daha çok tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Balığın eşsiz faydaları olduğunu vurgulayan Dr. Ezgi Eylem Fadıloğlu, "Balık eti yüzde 15-25 değerleri arasında protein içerir. Bu proteinler, vücuttaki dokuların korunması ve gelişmesi için gerekli olan bütün esansiyel aminoasitleri içerirler. Düşük yağ içeriği nedeniyle zayıflama diyetlerinin vazgeçilmezlerinden biridir ve kilonun sağlıklı düzeylerde tutulmasına yardımcı olur. Balık; fosfor, iyot, demir, kalsiyum gibi madensel tuzlar ve A, D, K, B grubu vitaminler bakımından da iyi bir kaynaktır. İyot, çocukların zeka gelişiminde önemli bir rol oynarken A vitamini bağışıklık sisteminin ve gözlerin görme özelliğinin güçlenmesine, hastalıklara karşı direncin artmasına, D vitamini kemiğin gelişmesine, içerdiği demir kan yapımına, fosfor dokuların iyileşmesine, cildin parlak, saçların canlı olmasına yardımcı olur" dedi.


D VİTAMİNİNİ İHTİYACINI KARŞILIYOR


Özellikle güneşten yararlanmanın az olduğu kış mevsiminde kemik ve diş sağlığında önemli yeri olan D vitamininin karşılanmasında balık tüketiminin önemine dikkat çeken Fadıloğlu, "Sardalye, hamsi gibi küçük balıklar kılçıklarıyla birlikte yenildiğinde süt ürünleri gibi kalsiyum almanıza da yardımcı olur ve kemik gelişiminde fayda sağlar. Balıkta, diğer hayvansal kaynaklı besinlerin aksine doymuş yağ yerine, doymamış yağ asitleri mevcuttur. Omega-3 vücudun üretemediği ve en fazla balıkta bulunan son derece faydalı bir yağ asididir. Omega- 3 yağ asitleri kötü kolesterolü düşürürken, iyi kolesterolü yükseltir. Kalbi koruyan omega-3 yağ asidi, kalp damar hastalıklarına karşı da koruma sağlar" diye konuştu.


NASIL TÜKETİLMELİ


Balığın kızartılmasının kanserojen maddelerin oluşumuna ve besin değerinde azalmaya neden olduğunu ifade eden Fadıloğlu, "Mümkün olduğunca ızgara, buğulama ve haşlama yöntemleri tercih edilmeli. Çiğ ya da az pişmiş deniz ürünleri mikrobiyal açıdan risk taşıdıklarından tercih edilmemeli. Mümkün olduğunca her balık bol bulunduğu mevsimde tüketilmeli. Taze balıklar oda ısısında fazla bekletilmemeli, pulları ve içi temizlendikten sonra buzdolabına konulmalı. Bu şekilde buzdolabında 1-2 gün bekletebilir. Dondurucuda ise 3-6 ay kadar saklanabilir" dedi.


BALIĞIN TAZELİĞİ NASIL ANLAŞILIR


Taze balık kokusuzdur, bayatladıkça asidik koku yayılır. Balığın pullarına el sürüldüğünde kolayca ele gelmemesi, dökülmemesi gerekir. Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Tazeliğini yitirdikçe gözler buğulanmaya başlar ve içeri çöker. Solungaçları canlı kırmızıdır. Balığın derisi gergin olmalı, balığa parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelmelidir. Bayat balıkta bu iz kalır.


İZMİR, (DHA)



 


Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS