Portekiz'den İspanya'ya kadar ALS hastaları için yürüyecek

Portekiz'den İspanya'ya kadar ALS hastaları için yürüyecek
Portekiz'den İspanya'ya kadar ALS hastaları için yürüyecek

Hande NAYMAN/İZMİR, (DHA)- İZMİR’de yaşayan Bedia Acar (50), ALS hastalığı konusunda farkındalık yaratabilmek için Portekiz'in Porto kentinden İspanya'nın Santiago şehrine kadar yaklaşık 250 kilometre yürüyecek. 15 gün sürecek olan zorlu yürüyüş için hazırlık yapan Acar, ALS hastalığı yüzünden kaybettiği kuzenini anarak, bu hastalıkla uğraşan ailelere destek olmak istediğini söyledi.

İzmir’de yaşayan sigorta eksperi, gezgin Bedia Acar (50), ALS hastalığına dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla, Portekiz'in Porto kentinden başlayarak, İspanya'nın Santiago kentine kadar yaklaşık 250 kilometre yürüyecek. 15 Mayıs'ta başlayacağı, 15 gün sürecek zorlu yürüyüş için hazırlık içinde olan Acar, hem ALS hastalığı yüzünden kaybettiği kuzenini anmak, hem de ihtiyacı olan ailelere yardım toplayabilmek amacıyla sesini duyurmak istiyor. Kendini bulma, arınma, kendinle baş başa kalmayı ifade eden kültürel ve dini bir geçmişi olan bu yolu yürüyerek hastalığın duyulmasını amaçlayan Acar, yürüyüş sonunda kat ettiği mesafeyi gösteren resmi bir belge alacak.

Önceki yıllarda aynı yolun 120 kilometrelik bir kısmını yürüdüğünü anlatan Acar, "Gerçekten sırtımızda ağırlıkla kilometrelerce yürümek zor bir süreç. Fakat ben bunu ALS hastaları için yapacağım. Kendi kuzenimi de bu hastalık yüzünden kaybettim ve o dönemde çok zor bir süreç yaşadık. Hastanın ve ailenin ciddi bir maddi yardıma ihtiyacı oluyor. Hastanın yanındaki kişilerin bu süreçte çalışması çok zor. Bu yüzden sesimi duyan kişilerin ALS Derneği’nin resmi sitesine bağış yapmalarını bekliyorum" dedi.

'YÜRÜMEK, ARINMAYI İFADE EDİYOR'

Yürüyüş için özellikle bu yolu seçtiğini ifade eden Acar, "Fransa’dan başlayıp İspanya’nın kuzeybatısına kadar devam eden 800 kilometrelik bir yol var. Hikayesi ise şöyle; Hz. Yakup’un müritlerinden bir tanesi, Hz. İsa taraftarı olduğu için kaçırılıp öldürülüyor. Gemi ile naaşı İspanya’ya götürülüyor. O dönem Amerika daha keşfedilmediği için orası dünyanın sonu olarak biliniyor. Hiç kimse bunu bilmiyor. Sonra bir gün çobanın biri naaşı görüyor ve oraya katedral yapılıyor. Bu olay yaşandıktan sonra herkes evinden çıkarak katedrale yürüyerek gidiyor. Öncelikle tamamen dini amaçlı olarak yürünüyor. Daha sonra yürümek, kendini bulmak, arınmak, kendiyle baş başa kalmak anlamına gelmeye başlıyor ve olay kültürel bir şeye dönüşüyor. Türkler bu yolu çok az biliyor ve çok az yürüyen var. Ben ise keşfetme duygusu ile merak duyuyorum ve bu yolu yürümek, yaşamak istiyorum. Benim hayata bakış açım yolda olmaktan geçiyor. Geçen yıl bu yolun son 120 kilometresini yürüdüm. Fransa’dan Santiago’ya gitmek için birçok alternatif yol var. Ancak ben Porketiz’den en popüler yol olan deniz yolundan yürüyeceğim. Görsellik açısından da çok güzel bir yol. Bu yürüyüşün ikinci aşamasını da Türkiye’de gerçekleştirmeyi planlıyorum" diye konuştu.

'MASRAFLARI ÇOK FAZLA'

Kuzenini ALS hastalığı sebebiyle kaybettiğini belirten Acar, "O dönemi ben de yaşadığım için biliyorum. ALS hastalarının çok fazla ihtiyacı var. Ne kadar yardım toplanır, sesim ne kadar duyulur bilmiyorum, ama masraflarının çok fazla olduğunu bildiğim için bu hastalığa dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak istiyorum. Hastaya bakan kişiler çalışamıyor, çünkü hastalarla sürekli ilgilenmek gerekiyor. Hastalığın tedavisi yok, sebepleri hala araştırılıyor. Süreç belli, ne kadar uzun yaşatılabilir diye bakılıyor. Konuşamayan, hareket edemeyen, yatağa bağlanan bir süreç söz konusu. ALS hastalığı Türkiye’de çok bilinen bir hastalık değil. Teşhisi de çok zor. Bu yüzden bu hastalığı gündeme taşımak istedim. Yürüyüşüm sonucunda ALS Derneği’nin resmi internet sitesine bağış yapmak isteyenler başvurabilir" dedi.




Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS