DTP'nin yeni başkanı Demirtaş oldu

DTP'nin yeni başkanı Demirtaş oldu

Demokratik Türkiye Partisi'nin sert çıkışlarıyla tanınan Genel Başkan Vekili Nurettin Demirtaş, DTP'nin yeni başkanı oldu. Kongrede ayrıca özerklik talebi içeren siyasi tutum belgesi oybirliğiyle kabul edildi.

Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) 2'nci Olağanüstü Büyük Kongresi'nde Nurettin Demirtaş genel başkanlığa seçildi.
 
Büyükhanlı Park Otel'de gerçekleştirilen kongredeki seçimlerde ilk iki turda yeterli çoğunluğu sağlayamayan Demirtaş, 3'üncü turda seçildi.
 
Genel başkanlık ve parti meclisi seçiminin yapıldığı kongrede İstiklal Marşı okunmadı.
 
Özerklik talebi oy birliğiyle kabul edildi
 
Kongrede 876 delegenin onayına sunulan, özerklik talebi içeren siyasi tutum belgesi oybirliğiyle kabul edildi. Böylece, "demokratik özerklik" ifadesi DTP'nin tüzüğüne girmiş oldu.
 
"Özerklik" talebini içeren siyasi tutum belgesindeki bazı ifadeler şöyle:
 
- Anayasa'da, herkesi Türk olarak tanımlayan vatandaşlık tanımı yerine, kültürel kimlikleri kabul eden "Türkiyelilik" üst kimliği vurgulansın
- Bayrak ve resmi dil herkes için geçerli olsun ama, Türkiye 20-25 bölge meclisiyle yönetilsin. Ve bölgeler özerk bir yapıya sahip olsun.
 
Kongrede, tüzük değişikliğine gidilerek 60 olan Parti Meclisi üyesi sayısı 80'e çıkarıldı. "Demokratik özerklik" ifadesi tüzüğe konulurken, yönetim organlarında kadın kotası artırıldı.
 
Demirtaş: "Neredeyse dilenci olduk"
 
Kongrede bir konuşma yapan Demirtaş, "Şiddetle her sorunu çözme iddiasında olan zihniyet Türkiye'yi ABD ve AB kapılarında neredeyse dilenci konumuna getirmiştir. Bu zihniyetin vardığı son nokta 8 askerin dramının, partimizin diplomatik ve gayet insani çabalarıyla kurtulup, mutluluğa dönüşmesi karşısında gösterilen karşı reflekslerde tüm çıplaklığıyla görülmüştür" dedi.
 
Siyasetin çözmesi gereken en acil konunun 'Kürt sorunu' olduğunu öne süren Demirtaş, "birlikte yaşama istencinin şiddet ortamında köreltilmemesi gerektiğini" ifade etti.
 
Demirtaş, TBMM'yi sorunların çözüm yeri olarak gördüklerini, "fakat inanılmaz bir tahammülsüzlük ve linç yaklaşımıyla karşı karşıya olduklarını" söyledi.
 
Irmak: "Teklik değil, çokluk olgusu..."
 
DTP tüzüğünde yapılan değişikliğe rağmen parti yönetiminin "Eş Başkan" olarak adlandırmaya devam ettiği Genel Başkan Yardımcısı Selma Irmak da, kendilerine yönelik bir "linç politikası" yürütüldüğünü söyleyerek, "Ağzımızı her açtığımızda bize soruşturma açılıyor" diye konuştu.
 
Irmak, "Tek tip insan yaratılmaktan vazgeçilmelidir. Tek bayrak, tek vatan, tek dil olgusu bizi karşı karşıya getirdi, sorunu çözemedi. Teklik değil, çokluk olgusunu esas almalıyız" dedi.
 
Irmak, geçtiğimiz günlerde düzenlenen Demokratik Toplum Kongresi ve kongrenin "özerklik" istenen sonuç bildirgesinin, sorunların çözümü yolunda Türkiye kamuoyuna sunulmuş "kaçırılmaması gereken bir fırsat" olduğunu ileri sürdü.
 
Irmak, "Sadece Kürt sorununa değil, Türkiye'nin birçok alanda geri kalmasına yol açan ve içinden çıkılmaz hale gelmiş sorunlarına yönelik kapsamlı bir çözüm paketi olan Demokratik Özerklik Projesi 21'nci yüzyılın Türkiyesini şekillendirecek bir adımdır" dedi.
 
"Yerinde yönetimin esas alınarak, tek tip yönetimin terk edilmesi", yeni yapılacak anayasada "kültürlerin kendilerini ifade etme imkanına kavuşturulması" gerektiğini savunan Irmak, "tekçi zihniyet" ile yapılan anayasayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını ifade etti.

Türk: "Bu bir nöbet değişikliği"
 
DTP Grup Başkanı Ahmet Türk de, kongreye ilişkin çeşitli tartışmalar yaratılmak istendiğini belirterek, "Bu bir nöbet değişikliği, hizmet değişimidir" dedi.

Türk, "Eksiklerim varsa, arkadaşlarım, halkım, partim beni bağışlasın" diye konuştu.

Tuğluk: "Tek dil-tarih-devlet çatışma süreci başlattı"

DTP milletvekili Aysel Tuğluk da "tek dil, tek tarih ve tek devlet anlayışının, cumhuriyet dönemiyle birlikte isyan ve çatışma sürecini başlattığını" iddia etti.
 
"Kürt sorunu"nun demokratik bütünlük içinde çözüm aşamasına taşınması gerektiğini ifade eden Tuğluk, "Eyalet, federasyon gibi kavramlaştırmalara dayalı çözümlerle değil, demokratik birlik modeliyle çözümü bulabiliriz" diye konuştu.

Tuğluk, "Kürt olgusunu inkarın anayasal zeminde sürdüğünü" öne sürdü. "Sorunun nihai çözümü anayasal olacaktır" diyen Tuğluk, "Kürt realitesinin anayasal zeminde yadsınması halinde, herkes için felaket olabilecek koşulların
ortaya çıkabileceğini" savundu.
 
ABD'nin Kürtlere yönelik politikasında belirsizlik olduğunu da ifade eden Tuğluk, bölgede "iyi Kürt-kötü Kürt" ayrımı yapıldığını ileri sürdü.

Kongrede bir konuşma yapan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras da şiddetten arınmış bir toplumda bir arada yaşama kültürünün inşa edilebileceğini
belirterek, bu konuda parlamentonun tarihi bir sorumluluğu bulunduğunu
söyledi.

Kongre'de Atatürk posteri yok
 
Ankara Büyükhanlı Park Apart Otel'de gerçekleştirilen kongrenin açılışında, bir süre önce vefat eden Orhan Doğan ve Hatem İke anıldı.
 
Salondakilerin, "özgürlük ve demokrasi şehitleri adına" saygı duruşuna davet edildiği açılışta, İstiklal Marşı okunmadı.
 
Divanın oluşturulduğu sahnenin arkasında Türk bayrağı ve parti flamasının yanı sıra Orhan Doğan'ın da fotoğrafı yer aldı. Salonda Atatürk posterinin asılmadığı görüldü.
 
Kongrede, divan başkanlığına Nursel Aydoğan seçildi. Salona sadece delegelerin alındığı kongrede 878 kayıtlı delege oy kullandı.
 
Kongre salonunda, "Demokratik özerklik ile demokratik cumhuriyet", "Demokratik sosyalizm ışığında özgürlüğün zaferine yürüyoruz", "Siyaset kadınla demokratikleşecek ve toplumlaşacak" yazılı pankartlar asıldı.
 
Kongreye, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras ile eski DEP milletvekilleri Hatip Dicle ve Selim Sadak da katıldı.
 
Emniyet önlemleri
 
Polis tarafından DTP kongresinin yapıldığı Büyükhanlı Park Apart Otel çevresinde sabah erken saatlerden itibaren yoğun güvenlik önlemleri alındı.
 
Delegeler, kongrenin yapılacağı salon ve girişler bomba imha ekiplerince tarandıktan sonra polis tarafından oluşturulan kontrol noktalarında üst aramaları yapılarak salona alındı.
 
Girişler sırasında delege olduğu öğrenilen 2 kişinin ruhsatlı silahlarıyla kongrenin yapılacağı salona girmek istemeleri üzerine polis, bu kişilerin silahla girişini engelledi.
 
Yaklaşık 700 polisin çevre güvenliğini aldığı Park Otel ve civarında panzerler ve çok sayıda polis aracı bulunuyor.

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS