Haberi okuyunca öyle sevindim ki anlatamam. Nihayet kapı önlerine ayakkabı, ayakkabılık, terlik, paspas hatta sair eşyaların bırakılması Yargıtay tarafından yasaklanıyormuş. Gerçi bu durum zaten 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre hukuka aykırıydı ancak maalesef uygulanmıyordu.
Dijitalleşen dünyada çocukların ve gençlerin ellerinden düşmeyen o küçük ekranlar, artık sadece birer iletişim aracı değil, aynı zamanda eğitimdeki en büyük "dikkat dağıtıcılar" olarak tanımlanıyor. Global bir eğitim dalgası, İngiltere’den yükselen kararlarla yeni bir boyuta taşınmış durumda. Peki, "okullarda telefon dönemi" gerçekten bitiyor mu?
“ Yapay Zeka (AI) ” kavramı, çağdaş yaşamın temel dinamikleri arasındaki yerini çoktan almış bulunuyor. Bu çerçevede, artık sadece teknik arka planda ve uzmanlık tekelinde bir oluşumdan ziyade, her yönüyle kurulan “yeni bir hayat” akışı, belki de modelinden söz etmek gerekiyor.
Annelik, insanın kendisiyle ve duygularıyla yüzleştiği bir süreçmiş.. ilk gününden itibaren hazır olsanız da olmasanız da sürekli bir şeylere veda etmeniz gerekiyor.. bir de üstüne layıkıyla veda ettikten sonra layıkıyla yas tutabilmeniz gerekiyor..
Bu hafta gökyüzünde sert etkiler kadar sürpriz fırsatlar da var. Bazı burçlar aşk hayatında yeni başlangıçlara hazırlanırken, bazıları ise sabır testinden geçecek. Özellikle iletişim krizleri, eski meseleler ve ani kararlar haftanın ana gündemi olacak.
Bir dönem yanlış bilgi daha çok kulaktan kulağa yayılırdı. Bugün ise algoritmalar sayesinde saniyeler içinde milyonlara ulaşabiliyor.
Bazı günler vardır… Takvime bakmadan hissedersin. Hava biraz daha yumuşak, rüzgâr biraz daha umutlu eser. İşte Hıdırellez tam olarak böyle bir gün.
Ukrayna’da arabuluculuk rolünü üstlenen Trump’a karşılık Putin’in İran çıkmazında devreye girmesi, küresel dengenin yeni şifresini ortaya çıkardı. ABD’nin Rusya-Ukrayna hattında kurmaya çalıştığı müzakere masasına karşı Moskova’nın ABD-İran geriliminde arabuluculuk pozisyonuna geçmesi, sonu merakla takip edilen bir diplomasi satrancına dönüşmüş durumda. Her iki ülkenin hamleleri diplomasi tarihine titizlikle not düşülüyor.
Türkiye ve dünyada yılın belli zamanlarında bazı doğa olayları meydana gelir. Bunlardan bazıları her yıl gerçekleşirken bazıları da belli aralıklarla olur. Önümüzdeki günlerde yaşanacak doğa olaylarını sizler için sıraladım.
Geçtiğimiz yazılarda sizlere dünyada Yapay Zekâ ile birlikte yeni sınırlar ve güç dengelerinin değişimlerini beklediğimi paylaşmıştım. Ortadoğu’da süren savaş, hem enerjide hem ticarette düzenin artık eskisi gibi olmayacağını ve birçok yeniliğe hazır olmamız gerektiğini işaret ediyor. Her ülke bu kaotik dönemde yeni bir pozisyon almaya doğru, bir hazırlık içerisinde. Bu durumdan şirketlerde çok ciddi dersler çıkartarak, krizleri yönetmeye odaklanıyorlar.
Dijitalleşmenin hızlandığı bir çağda şehirler giderek daha fazla sensör, otomasyon ve yapay zekâ destekli güvenlik altyapılarıyla donatılıyor. Akıllı binalar, IoT tabanlı sensör ağları ve merkezi kontrol sistemleri sayesinde yangın riskleri artık daha erken aşamalarda tespit edilebiliyor. Ancak teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun, yangın güvenliği hâlâ yalnızca algoritmaların ve otomatik sistemlerin yönetebileceği bir alan değil. Özellikle inşaat sahaları, büyük ticari binalar veya yangın güvenlik sistemlerinin geçici olarak devre dışı kaldığı durumlarda insan gözetimi kritik bir rol oynamaya devam ediyor.
İlginç rekorlarla yine karşınızdayım. Her hafta yazdığım yazılarda Guinness Rekorlar Kitabı'na giren olayları sizlere sunuyorum. Bu olayları konuşurken empati de yapmayı sağlıyoruz. Bugün ise en uzun yaşayan insandan bahsedeceğim. Peki ya siz 122 yaşına kadar yaşamak ister miydiniz?
Bazen ülkemizde çok garip tartışmalar oluyor. İnsan hayret ediyor. Sonuncusu Gazze’de yaşananları aktarmak için bölgeye giden CNN TÜRK ekibinden Fulya Öztürk ile ilgiliydi.
Pandemi sonrasında canlanan turizm sektöründe küresel çapta büyük bir rekabet yaşanıyor. Dünyanın her yanında kentler ve ülkeler üst gelir grubu ziyaretçilere çekici gelecek “deneyimler” sunmak için yarışıyorlar. Deniz, güneş, kumsal ve “her şey dahil” benzeri tatil programlarının yanı sıra, kültür ve özellikle de gastronomi turlarına olan talepte de büyük bir artış gözlemleniyor.