Bayrama sayılı günler kala, coğrafyamızda yaşanan savaş halinin, eko-politik tehdit ve risk algılarını arttırıcı etkisi daha yakından hissediliyor. Süregelen savaş andacında, başta petrol fiyatları üzerinden ortaya çıkan olumsuz gelişmelerin muhtemel “kalıcı etkileri” zihinleri şimdiden meşgul ediyor.
Bu yılki Oscar Ödül Töreni yalnızca sinema dünyasında olmayacak. Aynı zamanda küresel siyasetin de gölgesinde gerçekleşecek. İran’dan gelebileceği konuşulan olası tehditler nedeniyle Los Angeles’ta güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Hollywood çevresinde adeta kuş uçurtulmuyor. Dünyanın en prestijli sinema gecesi, alışılmış ihtişamının yanında bu kez ciddi bir tedirginliği de beraberinde taşıyor.
Dijitalleşmenin hızlandığı bir çağda şehirler giderek daha fazla sensör, otomasyon ve yapay zekâ destekli güvenlik altyapılarıyla donatılıyor. Akıllı binalar, IoT tabanlı sensör ağları ve merkezi kontrol sistemleri sayesinde yangın riskleri artık daha erken aşamalarda tespit edilebiliyor. Ancak teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun, yangın güvenliği hâlâ yalnızca algoritmaların ve otomatik sistemlerin yönetebileceği bir alan değil. Özellikle inşaat sahaları, büyük ticari binalar veya yangın güvenlik sistemlerinin geçici olarak devre dışı kaldığı durumlarda insan gözetimi kritik bir rol oynamaya devam ediyor.
Rusya’nın İran konusundaki tavrını belirsiz ve sesiz bulanlar, aslında Ortadoğu’daki diplomasi satrancını doğru okuyamayanlardan oluşuyor. Çünkü yaşanan gelişmeler dikkatle incelendiğinde, İran denkleminde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in rolünün ne kadar ağır olduğu; satır aralarında, attığı diplomatik adımlarda ve verdiği mesajlarda kolayca görülebilir. Nitekim Donald Trump’ın krizin ilk günlerindeki söylemleri ile Putin’le pazartesi akşamı yaptığı telefon görüşmesinin ardından kullandığı ifadeler arasındaki ton farkı da bunun en dikkat çekici göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Uzun süredir gökyüzünde frene basılmış gibi hissettiren bir dönem vardı. Planlar gecikiyor, fırsatlar bir türlü netleşmiyor, bazı konular sürekli içimize dönmemize neden oluyordu. İşte bunun en önemli sebeplerinden biri Jüpiter retrosuydu.
Sabah uyanır uyanmaz elimiz telefona gidiyor. Hava durumuna bakıyoruz, trafikte hangi yol daha kısa diye uygulamaya soruyoruz, bir haber okumak istediğimizde karşımıza hangi başlıkların çıkacağına algoritmalar karar veriyor. Farkında olsak da olmasak da hayatımızın görünmez bir yerinde artık yapay zekâ var.
Türkiye’de iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Eşitlik Kültürüne Duyarlı İşyeri (EKD) Ödülleri, bu yıl 9. kez sahiplerini buldu.
Türkiye’de ve Dünyada dolandırıcılık bitmiyor. Kısa bir zamanda da biteceğini hiç sanmıyorum. Neden?Çünkü dolandırıcıdan önce bitmeyen bir şey var: açgözlülük.Herkes aynı masalı anlatıyor:“Ekonomi kötüydü…”“Çaresizdim…”“Güvendim…”Gerçek şu: İnsanlar 1 koyup 10 alma hayaliyle akıllarını askıya alıyor. Bu kadar basit. Saadet Zincirleri Hâlâ Çalışıyorsa Sebebi Kim?
Yeni trafik cezaları 2026 Şubat ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişikliklerle cezaları ciddi şekilde artarken bazı trafik ihlallerine de yeni cezalar getirildi.
Şubat'ın ilk haftasında Slovakya Trencin'de bir sergi açılışı vardı. Hem de tarihi Roma İmparatorluğu dönemine kadar dayanan Trencin Kalesi'nin içinde... Hem de bir Türk sanatçı ekibinin 6 sanat işinin içinde yer aldığı tarihe iz bırakan önemli bir sergi ile...
Bu hafta Super Bowl sahnesinde sadece bir performans izlemedik bunun yanında bir manifesto ilanına da şahit olduk. Her yıl muhteşem şovlarla sanatçıların kendilerini öne çıkardıkları sahnede bu sefer Bad Bunny kendisinden daha çok, birçok alt mesajı manifesto olarak izleyicilerle paylaştı. Bu duruş ciddi anlamda büyük seslerin çıkmasına vesile oldu. Bu sefer Super Bowl’un gösterişli sahnesi ; eğlencenin yerine kimlik, göç ve sömürgecilik üzerine güçlü bir haykırışa sahne oldu.
İlginç rekorlarla yine karşınızdayım. Her hafta yazdığım yazılarda Guinness Rekorlar Kitabı'na giren olayları sizlere sunuyorum. Bu olayları konuşurken empati de yapmayı sağlıyoruz. Bugün ise en uzun yaşayan insandan bahsedeceğim. Peki ya siz 122 yaşına kadar yaşamak ister miydiniz?
Bazen ülkemizde çok garip tartışmalar oluyor. İnsan hayret ediyor. Sonuncusu Gazze’de yaşananları aktarmak için bölgeye giden CNN TÜRK ekibinden Fulya Öztürk ile ilgiliydi.
Pandemi sonrasında canlanan turizm sektöründe küresel çapta büyük bir rekabet yaşanıyor. Dünyanın her yanında kentler ve ülkeler üst gelir grubu ziyaretçilere çekici gelecek “deneyimler” sunmak için yarışıyorlar. Deniz, güneş, kumsal ve “her şey dahil” benzeri tatil programlarının yanı sıra, kültür ve özellikle de gastronomi turlarına olan talepte de büyük bir artış gözlemleniyor.