Yılın ilk çeyreğini tamamlamaya hazırlandığımız Mart ayının ilk haftasında, otomotiv dünyası hem iç pazardaki bahar hareketliliğini hem de küresel ticaret hatlarındaki gelişmeleri masaya yatırıyor. Mart başı, geleneksel olarak pazarın canlanmaya başladığı, filoların yenileme alımlarını hızlandırdığı ve bireysel tüketicinin bayilere daha sık uğradığı bir dönemin habercisidir.
Haftanın ilk iş günü paylaşılan Eylül ayı enflasyon manşeti ile değişmeyen sendrom; “Enflasyon Etkisinde Eko-Politik” kendisini bir kere daha hatırlatıyor.
Eskiden “sağlıklı yaşam” dediğimiz şey, daha çok doktor kapısına düştüğümüzde hatırladığımız bir kavramdı. Bir şeyler ters gidene kadar bedenimizle pek de ilgilenmezdik. Şimdi ise tablo değişiyor. Hem de gözle görülür biçimde.
80 yaşına basmadan 3-5 gün önce, Oscar ödüllü Hollywood yıldızı Susan Sarandon, New York’ta aktivist gömleğiyle İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’yu şiddetle protesto ederken önce hırpalandı, ardından polisler tarafından kelepçelenerek tutuklandı.
Bazen kendi çeperinden ayrılıp dışarı bakmak, belki de büyük fırsatların hemen yanı başımızda olduğunu anlamanın en iyi yolu olabiliyor. Avrupa'da Oktoberfest dönemi ve ben birkaç gündür Münih’teydim. Bits & Pretzels teknoloji etkinliği için geldim ama benim için etkinliğin kendisi hikâyenin sadece bir parçasıydı. Asıl değer, etkinlik öncesinde ve sonrasında kurulan iletişimlerde ortaya çıktı; farklı ülkelerden gelen profesyoneller aynı soruya farklı şekillerde cevap aradılar: Lokal pazarımızda kurduğumuz bir şirketi global pazarlara nasıl taşırız?
ABD’nin Türkiye’nin F-35 programına dönüşünün önündeki temel engellerden biri olarak gösterdiği S-400’lerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi konusunda uzun zamandır herkes aynı soruları soruyor: Moskova gerçekten Türkiye’nin önünü açacak mı, yoksa bu mesele Ankara’nın karşısına aşılması zor bir duvar olarak mı çıkacak?
Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği’nde düzenlenen Alman Birliği Günü resepsiyonu bu yıl iki önemli yıldönümünü bir araya getirdi.
Kendisini, üç kuşağın dünya seyahatlerine ilişkin fotoğrafların yer aldığı bir fotoğraf sergisi haberi ile tanıdım. 1930'larda dede fotoğraf makinasını alıp, o dönemde gidilmesi oldukça zor olan dünyanın öbür ucundaki yerlere gidip gördüğünü, hissettiğini kayda almış. Ardından oğlu, en son da torunu yıllar içerisinde bu tutkuyu devam ettirmiş. Sonra torun, bir Hindistan seyahatinde 80 yaşına geldiğinde pişman olmamak için bugün neleri farklı yapmalıyım, neleri üretmeli, yaratmalıyım sorusunun peşine düşmüş.
Televizyon kumandasındaki "1" tuşunun nostaljik gücü çoktan tarihe karıştı. Bugün oturma odasının merkezindeki dev ekranlarda, geleneksel yayın akışlarının ringine havlu atalı çok oldu; kumandanın yön tuşları artık doğrudan YouTube logosuna, dijital kanallara ve bağımsız stüdyolara çıkıyor.
Sri Lanka’yı keşfetmek için elbette sadece gezmek yetmez. Ada kültürünü yaşamak, farklı lezzetlerini tatmak ve koklamak gerekli.
Dijitalleşmenin hızlandığı bir çağda şehirler giderek daha fazla sensör, otomasyon ve yapay zekâ destekli güvenlik altyapılarıyla donatılıyor. Akıllı binalar, IoT tabanlı sensör ağları ve merkezi kontrol sistemleri sayesinde yangın riskleri artık daha erken aşamalarda tespit edilebiliyor. Ancak teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun, yangın güvenliği hâlâ yalnızca algoritmaların ve otomatik sistemlerin yönetebileceği bir alan değil. Özellikle inşaat sahaları, büyük ticari binalar veya yangın güvenlik sistemlerinin geçici olarak devre dışı kaldığı durumlarda insan gözetimi kritik bir rol oynamaya devam ediyor.
İlginç rekorlarla yine karşınızdayım. Her hafta yazdığım yazılarda Guinness Rekorlar Kitabı'na giren olayları sizlere sunuyorum. Bu olayları konuşurken empati de yapmayı sağlıyoruz. Bugün ise en uzun yaşayan insandan bahsedeceğim. Peki ya siz 122 yaşına kadar yaşamak ister miydiniz?
Bazen ülkemizde çok garip tartışmalar oluyor. İnsan hayret ediyor. Sonuncusu Gazze’de yaşananları aktarmak için bölgeye giden CNN TÜRK ekibinden Fulya Öztürk ile ilgiliydi.