"Dalışın Haccı", "Barışın Kenti", "Sıcak kumların efendisi" ve bunun gibi birçok tabirin baş kahramanı, Sharm El Sheikh’in son dönemlerde popülerliği iyice arttı ve tatilcilerin yeni gözdesi oldu. Rotalar su altı dünyasını keşfetmeye doğru dönerken, bu muhteşem yere bu hafta birlikte gidelim istedim.
“Issız bir adaya düşseniz, yanınıza alacağınız üç şey nedir?” sorusunu bugüne kadar defalarca duymuşsunuzdur. Şimdi bu soruyu biraz çevirelim ve şunu canlandıralım zihnimizde: “Tropikal bir adaya ailece, çocuğunuzla düşseniz, yanınıza neleri alırdınız?”
Baharın geldiğini rengârenk çiçekler anlatmaz mı bize. Etrafta pembe, beyaz, kırmızı, sarı çiçekler açtıkça hayatımız da hareketlenmeye başlar. Bahar ayları hem yeni kararların verildiği hem de yepyeni planların yapıldığı tarihler olur genelde. Bazen bir çiçek tazeler bizi bazen de yeşilin üstüne serilen buketler.
Maskeler yaklaşık iki yıldır hayatımızda. Onlar olmadan bir yere gidemiyor, takmadığımızda da yüzümüzde bir eksiklik hissediyoruz. Peki, maske denince aklımıza bir tek cerrahi maskeler mi geliyor? Benim aklıma Venedik geliyor desem? Bir de karnavalı…
Yıllardır düşünürüm: Sevgimizi göstermek için illa bir güne mi ihtiyacımız var? Sevgi bir gün değil her gün gösterilir. Bu bazen bir sözcükle bazen bir cümleyle bazen bir hareketle ya da hediyeyle… Bunlar bile çeşitlenebilir.
“Masai Mara’da sabah oluyor..” Safari, bozkırlar ya da Masai Mara denildiğinde bir çoğumuzun aklına gelen, sevgili Ata Demirer’in meşhur skeçinden bir sahne. Kilometrelerce uzunluktaki alanda sabah 5’te daha hava buz gibiyken kalkılıp gidilen yollar. Adeta bir oyun gibi, oyun alanında yapılan kimi zaman hızlı kimi zaman yavaş hamleler. Peki bu deneyimin öğretisi ne?
Bedevi bir adamla kadın oradan oraya sürekli göç ederler. Kadın sürekli yolda olmaktanyorgundur. Bu konudan yakınsa da yine vakit gelince çadırlarını toplayıp yine farklı bir bölgeye doğru yola çıkarlar. Bir gün adam elinde çiçeklerle çadıra gelir.
Birbirine zıt kavramlar, tatlar, dokular doğru bir şekilde bir araya geldiğinde muhteşem bir ahenk oluşmuyor mu? Güneşli havada yağmur yağdığında mesela... Ülkelerden de İzlanda böyle işte. Ateş ve Buz. Bir arada…