Dünya Kupası'na kötü, hem de çok kötü başladık. Grup kuraları çekildiğinde, "Tam dişimize göre rakipler" dedik. Hatta daha da ileri giderek, "Lokum gibi eşleşmeler" yorumunu yaptık ve kendimizi bir anda dev aynasında gördük.
TRT’de 1985 yılında pazar günleri yayınlanmaya başlayan ve büyük ilgi gören Evet – Hayır yarışma programını, efsane sunucu rahmetli Erkan Yolaç yönetiyordu. Yarışmacılar, belirli bir süre boyunca sorulan sorulara “evet” veya “hayır” diye yanıt vermeyecekti. Ağzından bu iki kelimeden biri çıkarsa eleniyordu. Erkan Yolaç, soruları peş peşe sıralayıp bir de tuzaklar ekleyince yarışmacıların büyük çoğunluğu refleks olarak “evet” ya da “hayır” diyordu. Gerçekten refleks isteyen bir yarışmaydı. Zaten Erkan Yolaç’ın ününe ün katması ve programın rekor düzeyde izlenmesi, “evet” ve “hayır”ın çaresizlik yaratmasındandı.
Dünya Kupası nihayet bugün başlıyor. Meksika, Kanada ve ABD'nin ev sahipliği yaptığı bu dev futbol şölenine 24 yıl sonra yeniden katılıyoruz. İtalyan teknik direktörümüz Vincenzo Montella ve öğrencileri, kaptan Hakan Çalhanoğlu'nun liderliğinde ABD, Avustralya ve Paraguay ile aynı gruptan çıkabilmek için mücadele verecek.
Geçenlerde Marmaray ile Ataköy’e gidiyordum. Bakırköy İstasyonu’nda tren durunca pencereden dışarı baktım ve o muhteşem vagonları gördüm. Kendine özgü laciverte çalan renkleri ve üzerlerindeki altın sarısı “Wagons-Lits” yazısı beni heyecanlandırdı. Orient Express’in yolu yeniden İstanbul’a düşecekti.
‘Norma Jeane Mortenson da kim?’ diyeceklerin çoğunlukta olduğundan eminim. Yeni nesiller kadar, 50’leri ve 60’ları yaşamış olanlar da hafızalarını pek yoklamaz sanırım.
Bayramda eve kapandım. İsteyerek geçmişime gittim ve sevdiğim sıra dışı şarkıcıları ve müzik gruplarını doya doya dinledim. Özlemişim. The Beach Boys, The Supremes, The Kinks, The Temptations, Dave Clark Five, Herman’s Hermits, The Minstrels, The Byrds, Bee Gees ve The Animals gibi topluluklar…
Koyu bir Ferrari taraftarı olduğumu itiraf edebilirim. “Cavallo Rampante” (Şahlanan At) logosunu her zaman çok beğenmişimdir.
Aktif gazetecilik yaptığım dönemde Hollywood (Oscar), Cannes (Altın Palmiye) ve Venedik ( Altın Aslan) Film Festivaller’i arasında mekik dokurdum.