Son dönemlerin ön plana çıkan ana trendi olarak; “jeo-politik gelişmelerin, eko-politik akışları yönlendirmesi” başlığı karşımıza çıkıyor. Hal böyle olunca, artık ve nihayet, kesinleşen bir ABD-İran anlaşması tüm dünyada, sabırsızlıkla bekleniyor.
Adeta Körfez Savaşı gelişmelerine kilitlenmiş küresel jeo-politik dinamik ve gelişmelerin, “belirsizlik” faktörünün ön plana taşındığı sert bir iklime işaret ettiğine şüphe bulunmuyor.
İç ve dış piyasalarda, ağırlıkla Körfez Savaşı endeksli gelişmelerin etkisinde gelişen ve şekillenen bir ekonomik gidişat takip ediliyor. Ancak, anlık veya dönemsel gelişmeleri izler iken, Yapay Zeka (YZ) benzeri daha uzun vadeli ve köklü dinamikleri de sürekli “radarda tutmak” gerekiyor.
İç piyasaların, bir haftalık tatilin ardından açılması ile birlikte, çok sayıda güncel istatistik çalışmanın, birbirini takiben açıklandığı bir ekonomik takvim yaşanıyor.
Fransızların, “İhtiyarlık yapabilseydi; gençlik bilebilseydi!” atasözünü hatırlatarak başlamak gerekiyor. “Bilgi/deneyim” ve “heyecan/enerji” arasında optimal (en yarayışlı) birliktelik ile dengeyi kurma hedefine, eko-politik planda çoğu kez ulaşılamıyor.
Ramazan Bayramından sadece haftalar sonra şimdi Kurban Bayramı idrak ediliyor, ancak, o zaman başlayan Körfez Savaşı, dördüncü yılına giren Ukrayna Savaşı ile beraber küresel savaş atmosferini canlı tutuyor.
Uzun bayram tatili öncesinde, içeride ve dışarıda güncel eko-politik akışlar değerlendirmeye alındığında,ilk planda karşımıza “ Bayram Ekonomisi” başlığı çıkıyor.
Uluslararası jeo-politik dinamik ve gelişmelerin; güncel eko-politik akışı belirleme kudret ile kabiliyeti, son dönemlerde net olarak kendini gösteriyor. Körfez Savaşı gibi gelişmelerin arka planında yer alan güç mücadelelerini, etraflı okumalar temelinde çözümlemek gerekiyor.