Kurum ve kişiler için kullanılan Latince’den miras; “Qua Vadis?” sorusunu şimdi, Avrupa Birliği için sarf etmek gerekiyor: “Avrupa; Nereye?..”
Haftanın ilk iş günü paylaşılan Eylül ayı enflasyon manşeti ile değişmeyen sendrom; “Enflasyon Etkisinde Eko-Politik” kendisini bir kere daha hatırlatıyor.
Senenin son çeyreğinin dördüncü gününde, bu sayfalardaki 444. güncel makalemiz çerçevesinde, bir kere daha, güncel dinamik ve gelişmelere göz atmak istiyoruz:
Geride bıraktığımız üç çeyreklik (dokuz aylık) dönemde hakim olan “belirsizlik iklimi” gölgesinde yılın son üç ayına girilmiş bulunuyor. İşte, tam bu dönemeçte öne çıkan güncel ekonomik gösterge ile dinamikleri kayıt altına almak ve “ihtiyatlı iyimserlik” yaklaşımı ile yılın geri kalan kısmında gelişmeleri izlemek gerekiyor:
Güncel Jeo-Politiğin sert ikliminde yaşanan Eko-Politik sorunlara çözüm arandığında; Reel Politik gereği dikkatler, Küresel Güçler arasındaki ilişkiler üzerinde yoğunlaşıyor.
81.Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun hemen ardından düzenlenen ABD-Çin Liderler Zirvesi merakla takip ediliyor. Ele alınacak konular arasında, önümüzdeki ay sona erecek bir yıl süreli “ticaret ateşkesi” sonrası küresel ticaretin gelişme ve açılım senaryoları bulunuyor.
Eko-Politiğin güncel tablosuna bakıldığında, dışarıda; artan Jeo-Politik gerginlikler, içeride ise, bir kısım serbest fonların tasfiye kapsamına alınması dinamikleri ön plana çıkıyor.
İçeride ve dışarıda, hızla gelişen ve değişen bir Eko-Politik Gündem varlığını; yeni dinamik ve başlıklar üzerinden ortaya koyuyor.