Küresel ticaretin rotası yeniden çizilirken, İstanbul bir kez daha coğrafi ve stratejik avantajını dijital dünyanın merkezine taşıyor. 11-13 Haziran 2026 tarihleri arasında Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleşecek olan WORLDEF Istanbul, sadece bir fuar veya konferans değil; MENA bölgesi ile Türkiye arasında kurulacak olan yeni nesil dijital ticaret köprüsünün en somut adımıdır.
Gündelik hayatımızın akışı içinde çoğumuzun fark etmeden parçası olduğu devasa bir dönüşüm, Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı “Türkiye'de E-Ticaretin Görünümü Raporu 2025” verileriyle somut, sarsıcı bir tabloya dönüştü. Rapora göre, Türkiye’nin e-ticaret hacmi %52,2’lik bir artış göstererek 4,57 trilyon TL’ye ulaştı. Dolar bazında 115,43 milyar dolara denk gelen bu büyüklük, dijital ticaretin artık geçici bir eğilim değil, kalıcı ve sarsılmaz bir ekonomik zemin olduğunu teyit ediyor.
Dünya, büyük hırsların ve küçük hesapların çarpıştığı devasa bir arena. Bu arenada kulağımıza en sık çalınan, başarının kutsal kitabıymış gibi sunulan o zehirli cümle: "Amaca giden her yol mübahtır." Peki, gerçekten öyle mi? Yoksa bu cümle, karakterimizden verdiğimiz tavizleri örtmek için kullandığımız şık bir kılıf mı?
Geçtiğimiz hafta Wyndham Grand Istanbul Levent’te, Türkiye’nin enerji altyapısındaki amiral gemilerinden biri olan Astor Enerji’nin basın lansmanındaydım. Ankara’dan yükselen o üretim enerjisini yerinde hissetmek, sadece bir şirketin bilançosuna değil, Türkiye’nin sanayi geleceğine dair de umut verici bir vizyona tanıklık etmek demekti.
Dijitalleşen dünyada çocukların ve gençlerin ellerinden düşmeyen o küçük ekranlar, artık sadece birer iletişim aracı değil, aynı zamanda eğitimdeki en büyük "dikkat dağıtıcılar" olarak tanımlanıyor. Global bir eğitim dalgası, İngiltere’den yükselen kararlarla yeni bir boyuta taşınmış durumda. Peki, "okullarda telefon dönemi" gerçekten bitiyor mu?
Son dönemde Türkiye’de artan bir dolandırıcılık modeli daha var. Senaryo hep aynı: Sahte bir sosyal medya hesabı, genç bir kız profili, cinsel içerikli yazışmalar, ardından bir telefon…
Sinema sektörü, son yılların en büyük paradigma değişimlerinden birini yaşıyor. Geleneksel anlatı tekniklerinin yerini yapay zeka destekli süreçlere ve verinin sanata dönüştüğü yeni nesil dijital ekosistemlere bıraktığı bu dönüşüm döneminde; 5. TAYF Kısa Film Festivali, sinemanın geleceğini inşa eden bir merkez üssüne dönüşüyor.
Sosyal medya platformlarında "görünür" olmak artık sadece içerik üretmekle değil, o içeriği doğru psikolojik eşikte sunmakla ölçülüyor.