Ethem Sarısülük'ü vuran polise 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası

Ethem Sarısülük'ü vuran polise 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası

Ethem Sarısülük'ün Gezi Parkı eylemleri sırasında Ankara'da öldürülmesine ilişkin davada polis memuru Ahmet Şahbaz'a, 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verildi. Kararın açıklanmasının ardından salonda arbede çıktı.

Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Şahbaz, Ethem Sarısülük'ün annesi Sayfı Sarısülük, kardeşleri ve ailenin çok sayıda avukatı ile sanık avukatları katıldı. Duruşmada, katil zanlısı Şahbaz ve avukatları, esas hakkındaki savunmalarını yaptı.

Kapalı duruşma talebine ret

Duruşmada sanığın avukatlarına esas hakkında mütalaa yapmaları için süre verdi. Sanık avukatları sanığa duruşmalarda daha önce saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle duruşmanın kapalı yapılmasını istedi. Avukat ayrıca mahkeme heyetine yapılan sözlü saldırılarda hiçbir işlem yapılmadığını söyledi. Mahkeme heyeti sanık avukatının kapalılık talebini reddetti. Duruşmaya açık devam edildi.

Cumhuriyet Savcısı Cuma Doğan, esas hakkındaki görüşünde, iddianamede "meşru savunmada sınırın aşılması suretiyle adam öldürmek" suçu yöneltilen sanık polis Ahmet Şahbaz'ın eyleminin "meşru müdafaa olmadığını" kaydederek, "olası kasıtla adam öldürmek" ve "kamuya ait araç ve gereci suçta kullanmak" suçlarından 26 yıl 8 aydan 33 yıl 4 aya kadar hapsini istemişti.

Reddi hakim talebine ret

Duruşmanın savcısı, olayın meşru müdafaa sonrası adam öldürme olmadığını, olay sırasında sanığa taş atıldığını, haksız tahrik indirimin yapılmasını 6 yıl 8 aydan 25 yılı kadar hapis cezası verilmesini ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Müşteki avukatları ise olayın kasten adam öldürme olduğunu ve müebbet hapis verilmesini istedi.

Sanık avukatı esas hakkındaki savunmasında sanığın söylediği iddia edilen sözleri söylemediğini, bu sözlere ilişkin hiçbir belge sunulamadığını ifade etti. Mahkemenin baskı altında karar verdiğini ileri süren sanık avukatı, reddi hâkim talebinde bulundu. Mahkeme heyeti verdiği ara kararda CMK 24 ve devam maddeleri gereğince 7 gün için ret konusunda itiraz yapması gerektiği için talebin reddine karar verildi.

Tahliye talebi reddedildi

Mahkeme heyetinin bu karar üzerine sanık avukatları olay yerini net incelemediklerini ve yeni belgeler sunacaklarını belirterek ek süre istedi. Avukatlar ayrıca sanık için tutuklamayı gerektirecek bir neden olmadığını ve müvekkilinin tahliyesine karar verilmesini istedi.

Mahkeme heyeti verdiği ara kararda sanık vekillerine esas hakkında mütalaa için süre verildiğini belirterek dosyanın da geldiği aşama düşünüldüğünde taleplerinin reddine karar verdi.

Sanık polis: "Tehdit alıyorum"

Duruşmada sanığa son sözleri soruldu. Sanık Ahmet Şahbaz, son sözü sorulduğunda şunları söyledi:

"İlk duruşmadan beri yaşananlara hepimiz biliyoruz. Kalkanlarımızda delikler vardı. Gelen taşlardan korunmaya çalışıyordum. Savunmamı güzel yaptığımızı söylüyorsunuz. Uzaktan korkmuyor gibi görünüyorum ama içimdeki korkuyu telaşı, paniği anlamıyorsunuz. Olay esnasında yaşadığımız paniği de anlayamıyorsunuz. Koruma polisi verdiler bana. Twitter’da kimlik fotoğrafım paylaşıyor. Tehdit alıyorum. Polis olana kadar karakolun yolunu bilmezdim. Ekmeğimin derdindeyim. Müşteki avukatları arkadaşları görevlerini yaparken söylediklerini yalanlardan dolayı yalnız kaldıklarında rahat olmadıklarını düşünmüyorum. Allah’tan görüntüler varmış yoksa bitmiştik. Canınızı kurtarmak için arkadaşlarınızın üzerine basıyoruz. Gerekirse yine aynı yere gider olayı anlatırım. O açıyı anlamak için kaldırım taşını yemek gerekiyor. Yakın mesafeden bize arkadaşlara saldırdılar. Darbe sonucu yere düşürüldüğümde elimde kalkanım yoktu. Havuz başında 15 dakika boyunca bizi taşladılar. Kaçma imkanım olsa kaçar giderdim. Sürekli üzerimize taşlar isabet ediyor. Polis memuru olup o olayı girmeyen bu durumu anlayamaz. O durumda silahımı yerde iken çektim. Namluya mermi sürmedim. Yanımdaki eylemcinin bana hamle yaptığını gördüm. Ben onu tekme sureti ile uzaklaştırmak istedim. O andaki insanın halini düşünmek lazım. Olay sırasında geçen helikopterin sesi hala kulaklarımda. Silahıma aslında parkın içindeki gruba doğru çektim. O anda kafamdaki düşünce silaha mermiyi sürüp, havaya ateş etmek oldu. Eğer taşlamasalar zaten geri çekiliyordum. Bu kaza yaşanmayacaktı. Eğer kastım olsa benim 2 metre yanımda olan kişiye silahı doğrulturdum. Israrla havaya ateş ediyorum. Namlu kendilerine doğrultulmuş olsaydı zaten taş atmazlardı."

"Çektim sıktın videosundaki benim"

"Çektim sıktım' videosuna gelince; o videodaki benim. Gizlemeye gerek yok. Orada panik ile can havli ile kızgınlıkla ‘çektim sıktım 3 tane’ diyorum. ‘Vurdum’ gibi bir ifade kullanmıyorum. Ethem Sarısülük olduğunu öğrenince yoğun üzüntü yaşadım."

"Öldüğünü öğrenince Fatiha okudum"

"Öldüğünü öğrendiğimde oturdum Fatiha okudum. Bu konuda daha duyarlı hareket etmenizi istiyorum. Kafamda kask olduğu için karşı gruba uyarıda bulunamadım. Benim oradaki gayem geriye doğru adımlayarak gitmek. Ben havaya atmaya başlamışım. Sen beni hala taşlıyorsun ama sen beni hala taşlıyorsun. Benim vücut tepkilerim açıkça görülüyor. O taşlar sonrası kontrol bozulabilir. Bana taş atan eylemciler niyetimin havaya ateş atmak olduğunu bile bile beni taşlıyorlar. Duruşmalarda ben içinden ‘Allahım sen görüyorsun’ dedim. Benim de annem var. O eylemciler beni taşlayarak böyle bir kazanın yaşanmasına sebep oldu. Ben zaten olayda geriye doğru kaçıyorum. Psikolojim bozulmaya başladı. Deliller ortada, derdimi anlatamıyorum. Bu kadar olmaz. Kararı size bırakıyorum. Adalete güveniyorum. Beraatımı talep ediyorum."

Sanık polise 7 yıl

Daha sonra verilen arada mahkeme karar verdi. Ethem Sarısülük’ün ölümüne neden olan polis memuru Ahmet Ş. “Olası kastla adam öldürme” suçundan 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Saat 10:30'da görülmeye başlanan davaya, Ethem Sarısülük'ün annesi, abisi, yakınları, avukatları, CHP Millet vekili Aylin Nazlıaka ve HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de katıldı.

Davada görülmedik güvenlik önlemi

Jandarma, duruşmanın yapıldığı salonda, polis ise adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemi aldı. Sanığın bulunduğu bölümün çevresi jandarma tarafından tamamen kapatılırken, izleyici sıralarının ilk iki bölümüne de jandarma personeli oturdu.

"Katil açıkça ödüllendirilmiştir"


Kararın açıklanmasından sonra Ankara Adalet Sarayı önünde açıklamada bulunan Sarısülük ailesinin avukatlarında Murat Yılmaz, "Bugün Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, bir hukuksuzluğa imza attı" ifadesini kullandı. Ethem Sarsülük'ün vurulmasından bu yana hep hukuksuz uygulamalarla karşı karşı olduklarını savunan Yılmaz, "Hiçbir şekilde biz bir adaletin gelmeyeceğini biliyorduk. Ama bu kadarını da beklemiyorduk. Neden beklemiyorduk? Katil Ahmet Şahbaz, bugün açıkça Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ödüllendirilmiştir. Ethem Sarısülük'ü sokak ortasında kafasına ateş ederek öldürdüğü için ödüllendirilmiştir" diye konuştu.

"Ethem Sarısülük bir kez daha yargı eliyle öldürülmüştür"

Yılmaz, "7 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, bugün utancından Ahmet Şahbaz'ın tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Bu kararı, bu cezayı kabul etmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla bizim mücadelemiz şimdi başlıyor" değerlendirmesinde bulundu. Avukat Yılmaz, "Çünkü bugün bir kez daha Ethem Sarısülük öldürülmüştür. Yargı eliyle öldürülmüştür. Bir kez daha Ethem Sarısülük'ün ailesi öldürülmüştür" görüşünü dile getirdi. 

Sanık Şahbaz'ın müebbet hapis cezası alması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, mahkeme kararını temyiz edeceklerini ve Yargıtay'a götüreceklerini söyledi.

"Bundan sonra adalet sokaklarda, meydanlardadır"

Sarısülük ailesinin avukatlarından Kazım Bayraktar ise "Bugüne kadar bu polisleri bu şekilde koruyan bu yargılamalar, siyasi iktidarın talimatıyla, siyasi iktidar, polis, yargı arasında gerçekleşen işbirliğiyle yürümektedir" dedi.

Soruşturmanın başından itibaren hukukun altüst edildiğini ve bugüne gelindiğini ileri süren Bayraktar, "En son tutuklama kararından sonra sanki havası değişmiş, farklı bir şey olacakmış gibi bir beklentiye sokuldu kamuoyu. Arkasından 7 yıl, beraat gibi bir ceza verildi" diye konuştu. 

Türkiye yargısından adalet beklemediklerini kaydeden Bayraktar, "Bundan sonra adalet sokaklarda, meydanlardadır. Adalet orada söke söke alınacaktır" şeklinde konuştu.

"Bugün bizleri bir kez daha mezara koydular"

Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan da "Bugün burada bir tiyatro daha oynandı. Gerçekten komik bir tiyatro. Ülkemizde adaletin olmadığı apaçık ortada. Bugün bizleri bir kez daha mezara koydular. Ama bununla başa çıkacağız" ifadesini kullandı. Bu sırada duygulanan Elvan, "İnanıyorum ki sizlere de güveniyorum. Biz hakkımızı ve adaleti bulacağız ve sizlerin sayesinde bu adaleti geri getireceğiz. İnanıyorum. Ama birlik ve beraberlik zamanı. Hepinize teşekkür ediyorum" dedi.

"Bu adaleti biz kabul etmiyoruz"

HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ise karara ilişkin değerlendirmesinde "Aslında halk için korkunç bir sonuç. Zalimler ve katiller için bir mutluluk verici sonuç elde edildi. Bu adaleti biz kabul etmiyoruz" görüşünü dile getirdi. Kararın, kamuoyunun ve Sarısülük ailesinin vicdanını tatmin etmeyeceğini ifade eden Kürkçü, şöyle devam etti: 

"Ancak politika üretenler için, bizim işimiz bunları söylemekle yetinmek olamaz. Bizim bu devlet düzenini değiştirmeye mecburiyetimiz var. Ya bu devlet düzeni değişecek, adalet hakim olacak veya biz burada köleler gibi bizimle alay edilmesine, ölülerimizin üzerinden zafer dansları yapılmasına razı olacağız. Buna razı olmayız, razı olmayacağız. Ancak bu bir seferde ve kolay kazanılacak bir mücadele değil. Ama eninde sonunda adalet hakim olacak."

"Sağlıklı bir yargılama yapılamadı"

Sanık Şahbaz'ın avukatı Uğur Ceyhan da kararın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, "Mahkemenin siyasi baskılar neticesi verdiği bir karar. Mahkeme, görüşünü daha önce beyan etmişti. Önceden verdikleri bir karar var. Kararın baskı neticesinde verildiği çok açık. Heyetin, marjinal grupların, terör  örgütlerinin etkisinde kaldığı çok açık. Sağlıklı bir yargılama yapılamadı. Yargıtaydan adil bir karar çıkacağını düşünüyoruz" diye konuştu.

Müvekkilinin tutukluluğunun devamına itiraz edeceklerini bildiren Ceyhan, mahkeme heyeti hakkında da "ihsası reyde bulundukları, mahkemenin itibarını koruyamadıkları, devlet büyüklerine hakaretlere karşı bir şey yapmadıkları" gerekçeleriyle HSYK'ya şikayette bulunacaklarını belirtti.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS