Unutturulan geçmişi ile Ani

Unutturulan geçmişi ile Ani

Son dönemin popüler tren hattı Doğu Ekspresi’nin son durağı Kars’ın Ermenistan sınırına yakın eski Ermeni başkenti Ani’den kalanlar “Taşın Şiiri Ani: Kültürlerin Kavşağında Bir Mimarlık Hazinesi” sergisi ile İstanbul’a taşındı.

İki başkent, İstanbul ve Ani’nin kaderi yüzyıllar önce bir araya geldi. O zamanlar İstanbul, Bizans İmparatorluğu’nun başkentiydi, Konstantinopolis adıyla. Ani ise mimari olarak bölgeye büyük katkıda bulunan Ermeni Pakraduni hanedanının yönetimindeydi. O dönem iki başkentin de gündemi “İsa’nın Büyük Kilisesi” olarak anılan Ayasofya’ydı.

989 yılındaki büyük deprem sonrasında Bizans İmparatorluğu, kubbesinin ihtişamı ile anılan Ayasofya’nın restorasyonu için mimar arıyordu. Sorunu çözecek isim, Ani’deki eserleri ile ünlenen Trdat olacaktı.

Bu buluşmadan sonra iki başkent de çok değişti. Doğal afetlerin gazabına uğradılar, farklı medeniyetler tarafından bazen yağmalandılar, bazen yeniden inşa edildiler. Biri 1985’te, diğeri 2016’da Dünya Mirası Listesi’ne giren bu iki şehirden İstanbul’da resmi rakamlara göre 15 milyonun üstünde kişi yaşıyor, Ani ise bir “harabe” olarak turistlerin ilgi odağı. Kaderlerini yine bir araya getirense Tütün Deposu binasındaki “Taşın Şiiri Ani: Kültürlerin Kavşağında Bir Mimarlık Hazinesi” sergisi.

Sergi Ani’nin tarihi ile başlıyor. Her ne kadar öne çıktığı dönem 10. ve 11. yüzyıllar olsa da bu Ermeni başkentinin geçmişi bugüne kadar bir kronoloji üzerinden takip edilebiliyor. Çizelgeyi, Ara Güler, Martin Manukyan, Murat Germen ve Vedat Akçayöz’ün çektiği fotoğraflar takip ediyor. Serginin heyecan verici yanlarından biri Kars’ın Rus yönetiminde kaldığı dönemde başlayan arkeolojik çalışmaların da fotoğraflarına yer verilmiş olması. Bu çalışmalarda ortaya çıkanlar arasında dikkat çeken parçalar bulunuyor.

Onlardan biri Ermenistan’daki ünlü Zvartnots katedralinin bir benzerini Aziz Krikor Kilisesi adıyla Ani’ye yaptıran Ermeni Kralı Gagik’in heykeli. Bu heykelin bir kopyası bugün Ermenistan’nın başkentindeki Tarih Müzesi’nin girişinde bulunsa da orijinali 1. Dünya Savaşı yıllarında “kayboldu”. Hakkında tek bilinense heykelin bir parçasının Erzurum Müzesi’nde olduğu. Eski halinden geriye kalanlarsa bu sergide yer alan tarihi fotoğraflar. Sergide yer alan bir başka çarpıcı fotoğraf serisi de Ani’nin bugününe ait.

Bir kalp çizimi utanç verir mi? Ya da bir sevgi gösterisi kızgınlık yaratabilir mi? Bunlara “evet” yanıtı verebiliyorsunuz bu sergide. Çünkü çizildikleri, daha doğrusu kazındıkları duvarlar, Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Ani’ye ait. Ve bu çizimlerin yanı başında gözleri oyulmuş, üstleri karalanmaya çalışılmış aziz tasvirleri de bulunuyor. Bu yıkımı belgeleyen fotoğraflar ziyaretçilerinde sadece kızgınlık değil utanç da yaratıyor. Utanç çünkü bu kültür katliamının engellenememiş olduğu ve hala da devam etmesine de seyirci kalındığı için…

“Taşın Şiiri Ani: Kültürlerin Kavşağında Bir Mimarlık Hazinesi” sergisi 29 Nisan’a kadar Tütün Deposu’nda ziyaret edilebilir.

 

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS