Yordam Kitap 2018'e dört yeni kitapla girdi

  1. Kültür Sanat
  2. Kitap
Yordam Kitap 2018'e dört yeni kitapla girdi
Yordam Kitap 2018'e dört yeni kitapla girdi

Yordam Kitap Marksist klasikleri okurla buluşturmaya devam ediyor. Karl Marx ve Friedrich Engels'in "Gotha ve Erfurt Programları Üzerine" Erkin Özalp'in Almanca'dan çevirisiyle çıktı. Yordam Edebiyat da 2018'e İvan Gonçarov'un Oblomov'u ile girdi.

Karl Marx ve Friedrich Engels'in "Gotha ve Erfurt Programları Üzerine" adlı eseri Erkin Özalp'in Almanca'dan çevirisi ve derlemesiyle; Paul Blackledge'in "Marksist Tarih Kuramı Üzerine" Şükrü Alpagut'un çevirisiyle; Greg Albo ve Leo Panitch'in hazırladığı "Devrimi Yeniden Düşünmek - 1917 Ekiminin Mirası ve Günümüz" adlı çalışması Rafet Koca'nın çevirisiyle okurla buluştu. İvan Gonçarov'un klasik romanı "Oblomov" da Nuri Yıldırım'ın çevirisiyle Yordam Edebiyat'ın 2018'de okura sunduğu ilk kitap oldu.

Gotha ve Erfurt Programları Üzerine

"Kapitalist toplum ile komünist toplum arasında, birinin diğerine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Buna siyasal bir geçiş dönemi de karşılık gelir ve söz konusu geçiş döneminin devleti, proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamaz."

Marx ile Engels'in Alman işçi sınıfı partisinin farklı program taslakları ve programları hakkındaki eleştirel değerlendirmelerinin yer aldığı yazı ve mektupları, program sorununa nasıl baktıklarını göstermenin yanı sıra, işçi sınıfının iktisadi kurtuluş mücadelesi ve bunun siyasal mücadeleyle ilişkisi, proletarya diktatörlüğü, kapitalist toplumdan komünist topluma geçiş süreci, işçi sınıfı enternasyonalizmi gibi pek çok başlıktaki yaklaşımlarına da açıklık kazandırıyor.

Gotha ve Erfurt Programları Üzerine, Marksizmin Almanya'daki gelişim tarihine de ışık tutan bir derleme. Alman işçi sınıfı partisinin yöneticileri, Marx ile Engels'in pek çok konudaki görüşlerini ancak uzun süren tartışmalar ve iç mücadeleler sonrasında benimsemişti.

Derlemede ayrıca, Marksizmin kurucularının eleştirilerine konu olan program taslaklarına, bu metinlerin son hâllerine ve tartışmalar sırasında anılan bazı önemli belgelere yer veriliyor.




Marksist Tarih Kuramı Üzerine

Fukuyama'nın "tarihin sonu"nu ilan etmesinin üzerinden henüz on yıl bile geçmeden kapitalizm karşıtları, "Başka bir dünya mümkün" diyerek ayağa kalktı. "İşgal et" eylemleri, "Biz % 99'uz" diyen kitleler, Tahrir, Gezi ve daha nicesi "tarihin sonu" tartışmalarını sona erdirirken solu da canlandırdı.

Bu türden slogan ve eylemlerin hiç de ütopik kuruntular olmadığını; kapitalizmin, tıpkı kendinden önceki köleci ve feodal üretim tarzları gibi tarihsel bir üretim tarzı olduğunu ve zamanla tarih sahnesinden çekilebileceğini gösteren isimlerin başında bizzat Marx gelir. Onun ardından Marksist tarihçi ve düşünürler, yeni siyasal ve toplumsal gelişmeleri de değerlendirerek, bu tarihsel bakış açısını sürdürdüler. Marksist tarih kuramının güçlü, gelişkin ve hayat dolu olduğunu savunan Paul Blackledge de bu isimlerden biri. Kitabına, geleneksel tarihçilerin ampirizmi ve postmodernistlerin rölativizmi karşısında, tarihin incelenmesine yönelik Marksist yaklaşımı savunarak başlıyor. Daha sonra, Marx ile Engels'in ölümlerini izleyen yarım yüzyıl boyunca Lenin, Troçki, Lukács gibi teorisyenlerin ürettiği çalışmaları inceleyerek 1950'lerdeki Büyük Britanya Komünist Partisi Tarihçiler Grubuna kadar uzanıyor.

Köleci, feodal ve Asya Tipi Üretim Tarzı da dahil olmak üzere farklı üretim tarzlarının içeriğine ve aralarındaki geçişlere dair tartışmalara da giren yazar, tarihin hareketinde yapı ve öznenin etkinliği sorununa dair daha yakın tarihli (Sartre ile Althusser arasında geçen) tartışmaları da ele alıyor. Kitabın son bölümlerinde, günümüzde postmodern konjonktürün dönemleştirilmesi konusunda geliştirilen birbirinden farklı Marksist yaklaşımları inceleyen Blackledge, bu önemli tartışmaların siyasal uzanımlarını da ortaya koyuyor.

Tarihçilerin, kültür, toplum ve siyaset kuramı araştırmacılarının, kapitalizm karşıtlarının ve tarih meraklılarının ilgi ve merakla okuyacağı bir kitap.



Devrimi Yeniden Düşünmek - 1917 Ekiminin Mirası ve Günümüz

Çağdaş Marksizmin en önemli ve verimli tartışma kanallarından biri olan Socialist Register, 1917 Ekim Devrimi'nin yüzüncü yılını selamlayan özel bir sayı ile okuyucuyla buluşuyor.

Leo Panitch ile Greg Albo'nun editörlüğünde hazırlanan bu sayı, Birleşik Krallık'tan İspanya ve Yunanistan'a radikal solun 21. yüzyıldaki serüvenine Ekim Devrimi merceğinden bakarken, Latin Amerika sosyalizmini ve Çin Devriminin mirasını da es geçmiyor.

Güncel Marksizmin Slavoj Zizek, Leo Panitch, August H. Nimtz, Wang Hui gibi önde gelen düşünürleri, Socialist Register 2017'ye, Marx ve Engels'in devrimci partiye bakışları, sınıf ve parti ilişkilerinin alabileceği biçimler, devrimin güncelliği ve devrimci iyimserlik gibi hiçbir zaman gündemden düşmeyecek kuramsal tartışmalarla misafir olurken, bugün farklı coğrafyalarda yaşanan gelişmeleri de değerlendiriyorlar.

Ekim'in mirasını hem güncel hem de tarihsel boyutlarıyla ele alan, sosyalizmin 21. yüzyılda karşı karşıya olduğu önemli sorunların üstesinden gelmek için bu mirasın ne denli önemli olduğunun altını çizen, ufuk açıcı bir çalışma...




Yordam Edebiyat 2018'e Oblomov'la merhaba dedi

Oblomov, tıpkı Don Kişot ve Godot'yu Beklerken gibi, ünü yazarını aşmış romanlardandır. Oblomov sadece bir roman kahramanı değil, bir kavramdır. O, ataletin, aylaklığın, tembelliğin, üşengeçliğin, hayalciliğin, uykuculuğun cisimleşmiş halidir.

Yatağında hayal kurarak uyuklamaktan başka bir emeli olmayan Oblomov'un, önce taşınma derdiyle boğuşmak, sonra çiftliğini denetlemek zorunda kalmakla altüst olan dünyası, eşine az rastlanır bir mizahla anlatılır.

Her biri unutulmaz birer kahraman olan Zahar, Ştoltz ve Olga, Oblomov'u tek karakter etrafında örülen bir roman olmaktan çıkararak, bir dönem romanı kılar. Aristokrat yetiştirme tarzının kanatlarını yolduğu Oblomov'un yanı sıra, en az efendisi kadar tembel olan Zahar ile, tek meselesinin aristokrasi olmadığını ifade eder Gonçarov. Ştoltz ile "kapitalist işadamı" resmedilirken; akıllı, meraklı, ince ruhlu Olga ile modern Rus kadınının müjdesi veriliyor gibidir.

Oblomov, çok boyutlu, ince ayrıntı ve sembollerle, psikolojik analizlerle dolu destansı bir romandır, onu sadece toprak aristokrasisinin tembelliğini, asalaklığını anlatan bir kitap olarak görmek eseri eksik anlamak olur. Bu büyük eser, Rus insanının ulusal mizacını, genlerine işlemiş özelliklerini gün ışığına çıkarmakta, Rus toprağından evrenselliğe uzanmaktadır...

"Oblomov, muazzam bir şey! Çoktan beri böylesi görülmedi... Oblomov'un yakaladığı başarı tesadüfi, gelip geçici cinsten değil, sağlam, esaslı, kalıcı bir başarıdır." Lev Tolstoy

"Dünyada tek bir Rus kaldığı sürece Oblomov hatırlanacaktır." İvan Turgenyev

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Description $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS