İçinden ölüm geçen Kalben şarkıları

  1. Kültür Sanat
  2. Müzik
İçinden ölüm geçen Kalben şarkıları
İçinden ölüm geçen Kalben şarkıları

Kalben’in “Sonsuza Kadar” albümü Ankara saldırısı başta olmak üzere Türkiye’nin içine girdiği şiddet sarmalının sanatçı üzerindeki yansımasını hissettiriyor. Özellikle iki şarkısında…

Kalben son dönemin en çok konuşulan, en çok dinlenen isimlerinden biri. Öyle ki ikinci albümü için yazılan haberlerin çoğunda bir basın bülteninden çıkmışçasına aynı vurgu var. “Müzik listelerine hızlı bir giriş yapan” ve “dijital dünyanın albümü ve şarkısı en çok dinlenen ve indirilen ismi”…

Kalben ile ilgili son dönemde çok sayıda röportaj ve makale yayınlandı gazetelerde, internet sitelerinde ya da Youtube’da. Dinleyicileri onu yavaş yavaş tanımaya başladı. Sadece şarkı sözlerine yansıttığı geçmişini, duygularını da değil. Mesela Posta Gazetesi'nden İpek Atcan ile konuşurken “ruj sürmemesini” ya da Dipnot.tv’den Hilal Akkuzu ile söyleşisinden şarkı yazmaya annesini kaybettikten sonra başlamasını da. Ve her geçen gün bu bilgiler artıyor, artıyor ve artıyor…

Kalben’in ikinci albümü “Sonsuza Kadar” da çok konuşuldu, gündeme geldi ve tartışılmaya devam ediyor. En sert eleştiri Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç’tan geldi. Uluç’un “Yalakanım Bebeğim”a yorumu şöyle: “Yahu bu ne ayıp, ne utanç verici şarkı!”

Hıncal Uluç’a göre “bir 'sapıklığı' yoksa her erkeğin şarkıda bahsi geçen kadından nefret etmesi” gerekiyordu. Çünkü “yalaka” sözü “yalamak” sözünden türemişti. Bu nedenle “sözleri okuyup da midesi bulanmayacak kadın, erkek” olamazdı. İşin ilginç yanı “ayıp” ve “utanç verici” uyarısı yapan yazarın T24’ün derlemesiyle bir kez daha hatırlanan, Sabah gazetesi arşivlerine kazınmış bir başka cümlesiydi: “Bir ara yeri düşmüştü de ‘Pek çok kadının cinsel fantezileri arasında tecavüze uğramak vardır’ demiştim.”

Kalben’in albümünü beğenen yazılar da var elbet. Vatan Gazetesi’nden Eda Solmaz gibi. Solmaz, “Kalben, artık aşk kırıklıkları üzerine söylemiyor şarkılarını. 13 şarkılık ‘Sonsuza Kadar’da aşkı bulmuş bir kadının neşesine dahil oluyoruz” diyordu yazısında. Doğru bir tespit bu. Ancak bu neşe zaman zaman boğazda düğüm de bırakabiliyor. Hayatın acı gerçekleri nedeniyle. Özellikle de Türkiye’de yaşayanlar için…

Albüme adını veren “Sonsuza kadar” şarkısında Kalben şöyle soruyor:

“Hatırlar mısın geniş, ferah meydanları

Savaşsız ve sakin akşamları”

Hatırlamakta bile zorlandığımız bir döneme, Türkiye’de ve bölgesinde savaşın yoğun yaşanmadığı günlere çağırıyor dinleyicisini… “Küçük, ayıp, kısa ayıp, yalan yanlış bir aşkın hikayesi”ni anlatırken bir cümlesi vuruyor dinleyenini:

Yağmur yağdı halimi sorarken

İyiyim dedim, yalan söyledim”

Adeta o an kulağınıza fısıldıyor Suruç katliamından yaralı kurtulan Dersim Roştiya Asme LGBTİ’den Loren Elva: “Şu an hastanede yatıyorum vücudumda yanıklar var, kulaklarım duymuyor, telefonlarınızı mesajlarınızı cevaplayamıyorum. İyi değilim, iyi olmayacağım, iyi olmayın”

Bunları akla getirmesinin nedeniyse albümün ilk şarkısı olan “Ateşböcekleri”… Bu şarkı, 5 Haziran 2015’teki HDP mitingiyle fitili ateşlenen şiddet sarmalında, Kalben’in şehrini, Ankara’yı vuran ve “Türkiye tarihinin en çok ölüme neden olan” diye kayıt düşülen saldırıyı hatırlatıyor. Böylece o “aşk dolu” albüm daha en başından bambaşka bir yere de oturuyor.

“Radyoda bir şarkı çalar,

Durgun aklım neye yarar?

Seni hatırlarım,

Sağımızda mezarlıklar. Sağımızda...

Eski bir dostun hayaleti kovalar,

Bizi bu güzel günler oyalar.

Radyoda bir şarkı çalar,

Ankara'da bombalar.”

Alışılmayan, alışılamayan ölümlerin bıraktığı boşluklara, kovuklara doluyor bu sözler… Ve şarkının sonuna doğru daha da açığa vuruyor Kalben, bizde, her birimizde beraber yaşamak zorunda bırakılan izleri…

“Hiç unutmadım seni.

Gazetedeki resmini.

Uzun ve kayıp ismini.

Unutamam ki,

Unutamam ki.”

 

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Description $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS