Yapı Kredi Kültür Sanat’ta nisan ayı etkinlikleri

  1. Kültür Sanat
Yapı Kredi Kültür Sanat’ta nisan ayı etkinlikleri
Yapı Kredi Kültür Sanat’ta nisan ayı etkinlikleri

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık (YKKSY)’ın sinemadan tiyatroya, plastik sanatlardan grafik sanatlara, fotoğraftan arkeolojiye kadar her alandaki söyleşi / konuşmalar dizisinde nisan ayında birçok etkinlik yapılacak.

3 Nisan Salı günü yapılacak olan “Sazlı Cazlı Sohbet: 60’lı Yıllarda Türkiye” etkinliğinde Derya Bengi, Naim Dilmener ve Murat Meriç, Bengi’nin YKY’den çıkan 60’lı Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük - “Dünya Durmadan Dönüyor kitabından hareketle, dönemin siyasal ve kültürel ruhunu şarkılar eşliğinde tartışacaklar. İki Yabancı, Burçak Tarlası, Abidik Gubidik Twist... Almanya’ya işçi göçü, İnönü koalisyonları, Demirel-Ecevit - Erbakan’lı yılların başlangıcı, TİP’in yükselişi...

Başta hat sanatı olmak üzere, geleneksel sanatların araştırılmasına ve yaşatılmasına yaptığı büyük katkılarla tanınan Prof. Uğur Derman, “Tarih Sarmalı’nda Kent” dizisine konuk oluyor. Derman, “İstanbul ve Hat Sanatı” başlıklı konuşmasında İstanbul’a ilişkin yüzlerce yıllık görsel belleğin en önemli unsurlarından biri olan hat sanatının yakın tarihimizdeki izlerini sürecek. 24 Nisan Salı günü Loca’da gerçekleştirilecek olan “Tarih Sarmalı’nda Kent” dizisinin moderatörlüğünü Doç. Dr. Teyfur Erdoğdu üstleniyor.

YKY 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Etkinlikleri

Çocuklar için imza günleri ve söyleşiler

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, YKY Beyoğlu Kibaevi’nde bir dizi etkinlikle kutlanıyor. Bu etkinliklerde Yapı Kredi Yayınları’nın çocuk kitabı yazarları / çizerleri çocuklarla buluşup, söyleşiler ve okumalar gerçekleştirerek kitaplarını imzalayacaklar.

14 Nisan Cumartesi:

Yalvaç Ural - söyleşi ve imza

21 Nisan Cumartesi:

Sara Şahinkanat - okuma ve imza

28 Nisan Cumartesi:

Feridun Oral - imza

28 Nisan Cumartesi:

Elif Yemenici - imza

YKKSY etkinlikler

Sergi

Şehirlere Alışamadı

Sabahattin Ali’nin Şehirleri

14 Şubat - 27 Nisan

Yapı Kredi Kültür Sanat

Sabahattin Ali

Küratörlüğünü Sevengül Sönmez’in yaptığı “Şehirlere Alışamadı - Sabahattin Ali’nin Şehirleri” sergisi, Sabahattin Ali’nin yaşamı boyunca bulunduğu Anadolu şehirlerine ve Berlin’e onun gözünden bakmayı amaçlıyor. Sabahattin Ali Arşivi’nden çıkan yeni belge ve fotoğrafların yanı sıra Tarih Vakfı Arşivi ve Ömer Koç Koleksiyonu’ndaki belgelerle zenginleşen sergi; Cumhuriyet’in ilk yıllarında Anadolu şehirlerindeki yaşamı ve II. Dünya Savaşı öncesinin Berlin’ini Sabahattin Ali’nin çektiği fotoğraflar ve yazdıkları aracılığıyla anlatıyor. Tüm yapıtları YKY’den çıkan şair, öykü, roman ve oyun yazarı, eleştirmen ve edebiyat düşünürü Sabahattin Ali’nin yaşamına bir gezgin gözüyle tanık olacaksınız.

6 - 13 - 18 - 27 Nisan 2018

Yapı Kredi Kültür Sanat binasında süren “Şehirlere Alışamadı - Sabahattin Ali’nin Şehirleri” sergisi dolayısıyla düzenlenen küratörlü sergi gezilerinde ziyaretçiler, serginin küratörü Sevengül Sönmez’in anlatımıyla Sabahattin Ali’nin yaşamına, eserlerine ve serginin konseptine ve tasarımına yeni bir gözle bakma fırsatını bulacaklar.

Sergi

Bir Meteliğin Peşinde İşaretler, İzler ve Hikâyeler

14.02.2018 - 27.04.2018

Yapı Kredi Kültür Sanat

Yapı Kredi Kültür Sanat, 14 Şubat - 27 Nisan tarihleri arasında, Yapı Kredi Sikke Koleksiyonu’ndan ilhamla üretilen üç güncel sanat projesine ev sahipliği yapıyor. “Bir Meteliğin Peşinde: İşaretler, İzler ve Hikâyeler” sergisi, Hera Büyüktaşçıyan, Ali Taptık ve Marco Di Giovanni’nin yapıtlarından oluşuyor. 2013 yılında Başak Şenova’nın önerisyle bu üç sanatçı, Yapı Kredi Sikke Koleksiyonu ve sikke koleksiyonculuğu konusunda araştırmalar yaparak eserlerini ürettiler. Hera Büyüktaşçıyan’ın mekanik heykeli ve çizimleri, Osmanlı tarihindeki önemli tağşiş olaylarından birini yeniden hatırlatırken; Ali Taptık’ın fotografik yerleştirmesi definecilikle akıl sağlığı arasındaki ilişkiyi irdeliyor. Marco Di Giovanni ise hayali haritası üzerindeki ajandalara yapıştırdığı küçük altın folyo parçaları ile kentleri altın yıldızlardan oluşan bir gökyüzüne dönüştürüyor.

2 Nisan Pazartesi

Sanat Tarihi Konuşmaları

Resim Sanatında Ayna

İnsanın aynadaki yansıması en başından beri sanatçıların aklını başından almış, çok çeşitli uygulamalara konu olmuştur. Leonardo da Vinci aynayı “ayna ressamın ustasıdır” olarak tanımlar, İtalyanca çevirmenleri bunu zaman zaman “ayna ressamın hocasıdır” olarak yorumlamışlardır. Ayna bir yandan ressamın zihninin metaforik bir uzantısı, diğer yandan resme mekânsal olarak katkıda bulunan önemli bir öğedir. Resimdeki ayna, bilmediğimiz ve o ayna olmasa göremeyeceğimiz bir durumu, bir açıyı görebilmemizi sağlamakta, resimsel gerçeklik üzerinde ikinci bir yanılsama alanı daha yaratmaktadır. Örneğin René Magritte, Çoğaltılması Yasaktır tablosunda yansımanın kendisini yanılsamaya uğratır.

2 Nisan Pazartesi

Çağdaş Sanat Konuşmaları

Ankara ODTÜ 1999

Konuşmacılar: Ali Mahmut Demirel, Hakan Topal

Ali Mahmut Demirel’in 16 Mart–15 Temmuz 2018 tarihleri arasında Arter’de yer alan “Ada” başlıklı sergisi kapsamında, sanatçının pratiğinin şekillenmesinde rol oynayan akademik ve kültürel ortama odaklanan iki buluşma gerçekleşecek. Yapı Kredi Kültür Sanat’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek olan bu buluşmalar, 1990’larda Ankara’da ortaya çıkan ve sonraki kuşakları da etkileyen bilgi üretimini, farklı perspektiflerden tartışmaya açmayı amaçlıyor. Buluşmaların ilkinde Demirel, erken dönem işleri ve bunların, içinde oluştukları bağlam üzerine konuşacak. Hakan Topal ise, 1993’te Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) kurulan Görsel İşitsel Sistemler Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde (GİSAM) ders veren film kurgu ustası Thomas Balkenhol’un emekliye ayrılması onuruna bir sunum yapacak. GİSAM’ın Türkiye’de medya sanatları için önemi, 1990’ların sonlarında ODTÜ’de biçimlenen medya dayanışma pratikleri ve sanatsal üretim, “kurum ve sevgi” kavramsal ilişkisi çerçevesinde değerlendirilecek.

Kültür Tarihi Konuşmaları

Sazlı Cazlı Sohbet: 60’lı Yıllarda Türkiye

Konuşmacılar: Derya Bengi, Naim Dilmener, Murat Meriç

YKKSYde geçen Aralık ayında düzenlenen Sazlı Cazlı Sohbet’te 50’li yılların Türkiye’si konuşulmuştu. Bu akşamki sohbet de sazlı cazlı ama bu kez konu 60’lar: İki Yabancı, Anadolu Pop, Burçak Tarlası, Abidik Gubidik Twist, Ye-Ye, kırkbeşlikler, Deniz ve Mehtap, arabeskin ayak sesleri, hippiler, toplumcu halk ozanları, İspanyol Meyhanesi... Arka planda milli bakiye, çarpık sanayileşme ve gecekondulaşma, Almanya’ya işçi göçü, İnönü koalisyonları, Demirel-Ecevit-Erbakan’lı yılların başlangıcı, TİP’in yükselişi... Dünyanın batısından doğusuna kaynayan bir isyan kazanı haline geldiği 60’lar, Türkiye için iki askeri müdahale arasına sıkışmış bir rönesans denemesiydi. Derya Bengi, Naim Dilmener ve Murat Meriç, Bengi’nin YKY’den çıkan 60’lı Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük - “Dünya Durmadan Dönüyor” kitabından hareketle, dönemin siyasal ve kültürel ruhunu şarkılar eşliğinde tartışacaklar.

11 Nisan Çarşamba

Fotoğraf Kulübü

Fotoğraflardaki İstanbul

Fotoğrafın bulunuşundan hemen sonra Batılı fotoğrafçılar, fotoğraf makinelerini sırtlandıkları gibi Doğu’daki ülkelerin yolunu tuttular. Bunlar arasındaki en cazip duraklardan biri elbette İstanbul’du. Doğal güzellikleri, kültürel ve tarihsel birikimi İstanbul’u dünyanın her yerinden gelen fotoğrafçılar açısından cazip bir durak yaptı. Günümüzde de İstanbul, yerli ve yabancı birçok fotoğrafçı tarafından ̶̶ özellikle dijital teknoloji ve postmodernizm sonrasında ̶̶ yeni bakış açıları ile farklı biçimlerde yorumlandı. Bu programda, geçmişten günümüze, fotoğrafçıların İstanbul’u nasıl gördükleri ve nasıl gösterdikleri fotoğraf okumaları eşliğinde ele alınacak.

13 Nisan Cuma

Çağdaş Sanat Konuşmaları

Manifestolar, Taktikler, Kavramlar: 1990’lar Ankara Video Çevresinin Düşünsel Kaynakları

Konuşmacılar: Ali Mahmut Demirel, Ege Berensel

Ali Mahmut Demirel’in 16 Mart–15 Temmuz 2018 tarihleri arasında Arter’de yer alan “Ada” başlıklı sergisi kapsamında, Yapı Kredi Kültür Sanat’ın ev sahipliğinde düzenlenen buluşmaların ikincisinde 1990’larda Ankara’da etkinlik gösteren video sanatçılarını besleyen kaynaklara odaklanılacak. Ege Berensel, “Ankara Video Çevresi” diye adlandırdığı, 1990’larda ODTÜ’de bir araya gelen bir grup medya sanatçısı ve medya aktivistinin pratiklerinden söz edecek. 1993 yılında ODTÜ’de kurulan Görsel İşitsel Sistemler Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (GİSAM) bir araştırma laboratuvarına dönüşerek oluşturduğu teorik arka plana değinecek. 1990’ların ortasında Bergama Köylü Hareketi’yle ortaya çıkan, Türkiye’de neredeyse ilk kez deneyimlenen video aktivizmi ve video arşiv kolektiflerinin üretimlerini, henüz yazılmamış bir “Türkiye Video Tarihi”nin içinde konumlandıracak. Demirel’in Arter’de sergilenmekte olan “Post-Apokaliptik Ütopyalar” serisi, sanatçı ve Berensel tarafından, bahsedilen tarihsel bağlamla ilişkilendirilerek yorumlanacak.

16 Nisan Pazartesi

İlhan Berk 100 Yaşında

Konuşmacılar: Ekrem Işın, Sevengül Sönmez, Veysel Öztürk, Yalçın Armağan, Orhan Kahyaoğlu

Edebiyatımızın "en genç şairi" denirdi ona. Türk şiirinin en üretken isimlerinden biriydi. 1953 yılına kadar çıkardığı kitaplarla gerçekçi bir şair görüntüsü veriyordu. Giderek İkinci Yeni şiirinin öncüsü ve en güçlü savunucusu olarak anılmaya başladı. Şiirlerinde cinsellik ve tarih ana temalar olarak belirdi. Çeşitli nesneleri, kent, sokak gibi olguları ayrıntılı bir “kimlik kartı” somutluğu taşıyanbir biçimde şiirleştirdi. Düzyazı şiirlerden aforizmalara harfleri, nesneleri ve semtleri sevmeye dek genişleyen çok kollu bir şiir ırmağıdır İlhan Berk. Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi’nin Yapı Kredi Kültür Sanat’ın ev sahipliğinde düzenlediği bu toplantıda Berk’in her şeye hayret ve sevgi ile bakan dünyasında bir yolculuğa çıkacağız ve genç şairimizin 100. yaşını kutlayacağız.

18 Nisan Çarşamba

Sabahattin Ali’nin Ankara’sı

1930’ların Ankara’sı, Cumhuriyet’in modern yaşam ve modern insan tasarılarının gerçeğe dönüştüğü genç bir başkentti. Kentsel peyzajdan mimariye, eğitim kurumlarından sanat kurumlarına, eğlence hayatından fikri hayata her şey değişiyor, dönüşüyor, gelişiyordu. Devlet Konservatuarı’nın ve Tercüme Bürosu’nun kuruluşu; Jansen Planı’na göre yapılan 19 Mayıs Stadyumu, Hipodrom, Gençlik Parkı, Fakülteler ve III. TBMM; dans orkestralarının çaldığı Bomonti Bahçesi, gezintiye çıkılan Kızılay Parkı, mükellef sofralarda yemek yenilen Gazi Çiftliği, bu dönüştürücü rüzgârın dışavurumlarıydı. Sabahattin Ali, eşi Aliye Hanım ve Kızı Filiz’le birlikte Kızılay’daki Karanfil Sokağı’nda, Adalar Apartmanı’nda yaşıyordu. Art arda eserler verdiği, Ankara Devlet Konservatuarı’nın kuruluşuna katkıda bulunduğu en üretken yıllarıydı. O’nun Ankara’daki yaşamının izini sürmek, Cumhuriyet Türkiye’sinin kültür, sanat politikalarının izini sürmek anlamına gelir. “Şehirlere Alışamadı - Sabahattin Ali’nin Şehirleri” sergisi kapsamında düzenlenen bu söyleşide, Filiz Ali’nin tanıklığıyla, Necati Tonga ve Sevengül Sönmez’in değerlendirmeleriyle bu izi sürmeye çalışacağız.

20 Nisan Cuma

Oda’nın Konukları

Gürsel Korat

“Kapadokya benim için ana dilidir, ruhumun ışığıdır, yaratma tutkumun beşiğidir. Bir yazarın coğrafyası varsa yazar onunla daha dolaysız görünür. Ben Kapadokya’yı yalnızca bir coğrafyaya yaslanmak amacı için değil, merkezin dışında duran bir edebi dünya kurmak için de seçtim,” diyor Gürsel Korat. Yazarın, Kapadokya’nın büyüleyici doğal manzaralarında, çokdilli ve çokkültürlü tarihinde geçen hikâyeler anlattığı Zaman Yeli, Güvercine Ağıt ve Kalenderiye romanlarında bu dünya güçlü biçimde seriliyor önümüze. Korat, şu anda yazmakta olduğu romanla birlikte Kapadokya Dörtlüsü’nü tamamlamış olacak. Ve bu ay Beyoğlu YKY Kitabevi’ndeki Oda’ya konuk gelerek okurlarıyla Kapadokya Dörtlüsü ve Kapadokya’nın kendi edebiyatıyla ilişkisi üzerine sohbet edecek, kitaplarını imzalayacak.

20 Nisan Cuma, 21 Nisan Cumartesi

Cogito Dergisi ve Felsefeciler Derneği işbirliğiyle

Etik, İnançlar ve Eğitim Sempozyumu

Loca, bu ay çok önemli bir sempozyuma ev sahipliği yapıyor. YKY tarafından yirmi iki yıldır yayımlanan üç aylık düşünce dergisi Cogito ve Felsefeciler Derneği’nin işbirliğiyle düzenlenen “Etik, İnançlar ve Eğitim Sempozyumu” 20 ve 21 Nisan günlerinde gerçekleşecek. Sempozyum, bugün ülkemizde bir sorunsal olarak ortada duran ancak akademik düzeyde ve farklı perspektiflerden yeteri kadar tartışılmayan “seküler eğitim” kavramını ve olgusunu odağına alacak. İki güne yayılan ve toplam sekiz oturumda gerçekleşecek sempozyuma felsefe, psikoloji, psikanaliz, ilahiyat ve eğitim disiplinlerinden gelen otuza yakın isim bildiri sunacak. Sempozyumda tartışmaya açılacak belli başlı sorular şunlar: Ahlâki duyarlılık yalnızca din ve inanç bağlamında mı geliştirilebilir? Ahlâk eğitiminin din eğitimine indirgenmesinin siyasal, toplumsal, psikolojik ve psikanalitik sakıncaları nelerdir? Din eğitimi nedir? Seküler eğitim sisteminde din eğitimi nasıl olanaklı ya da olanaksızdır? Seküler toplumda farklı inançların birlikteliği söz konusu ise bunu gerçekleştirmenin ve sürdürmenin yolları nelerdir?

Sempozyum herkese açık ve ücretsizdir. Sempozyum programına http://sanat.ykykultur.com.tr/etkinlikler adresinden ulaşabilirsiniz.

24 Nisan Salı

Tarih Sarmalında Kent

İstanbul ve Hat Sanatı

Başta hat sanatı olmak üzere, geleneksel sanatların araştırılmasına ve yaşatılmasına yaptığı büyük katkılarla tanınan Prof. Uğur Derman, “Tarih Sarmalı’nda Kent” dizisine konuk oluyor. Derman, “İstanbul ve Hat Sanatı” başlıklı konuşmasında İstanbul’a ilişkin yüzlerce yıllık görsel belleğin en önemli unsurlarından biri olan hat sanatının yakın tarihimizdeki izlerini sürecek. Camilerin, mektep ve medreselerin, hanların, hamamların, çeşme ve sebillerin, mezar taşlarının, kısacası kamusal mimarinin bütünleyici ve ayrılmaz bir öğesi olmuş olan hat sanatının işlevlerini, geçmişten bugüne kültür politikaları doğrultusunda nasıl değerlendirildiğini tartışacak. ”Kültür politikaları bağlamındaki uygulamalar toplumsal hafızayı, estetik ve tarih algısını ve toplumsal yaşamı nasıl etkiledi? Bugün bu miras nasıl ele alnıyor ya da alınmalıdır?” sorularına yanıtlar arayacak. “Tarih Sarmalı’nda Kent” dizisinin moderatörlüğünü Doç. Dr. Teyfur Erdoğdu üstleniyor.

28 Nisan Cumartesi

Harf’ten ve Nota’dan

Halit Ziya Uşaklıgil’in Şarkıları

Hasta yatağındaki annenin, oğlundan "sanki bir rüyanın arasından, örtülü, sisli bir sesle” istediği bu son arzuya, Şevki Bey'in “Hal-i nez'imde acırsın sevgilim dinle beni” şarkısıyla cevap veren, Halit Ziya Uşaklıgil idi. Aşk-ı Memnu’nun, Mai ve Siyah’ın büyük yazarı tiyatro, opera- operet ve dansın yanı sıra klasik Türk müziğiyle de yakından ilgiliydi. Küçük yaşta eser meşk etmeye başlayan Uşaklıgil, İzmir ve İstanbul'da musıki meclislerinde bulundu. Yazarlığının yanı sıra bestekârlığıyla da bilinen Ahmet Rasim ve piyano çalmasıyla da ünlü yazar Recaizade Mahmud Ekrem yakın dostlarındandı. “Harf’ten ve Nota’dan” dizisinde bu kez Uşaklıgil'in şarkılarına kulak vereceğiz. Yazarın Kırk Yıl adlı hatıratının yanı sıra Aşk- Memnu başta olmak üzere roman ve hikâyelerindeki harflerde ve notalarda gezineceğiz.

30 Nisan Pazartesi

Sanat Tarihi Konuşmaları

Sürrealizm, 1920’lerde André Breton tarafından Freud’un görüşlerine (psikanaliz yöntemi) dayanılarak geliştirilen bir sanat akımıdır. Freud’a göre, insanoğlunun dış dünyasından edindiği alışkanlıklar, istekler bilinçaltında toplanır; düş (rüya, yarı rüya) durumunda çözülerek ortaya çıkar. Sürrealistler, Freud’un bu görüşünü edebiyata ve resme uygulamışlar, bilinçaltının bilinç alanına egemenliğini savunmuşlardır. Breton, “Sürrealizm, bugüne kadar ihmal edilmiş olan bazı çağrışım biçimlerinin yüksek gerçekliği, rüyanın büyük kudreti, düşüncenin karşılıksız oyunu hakkındaki inanışa dayanıyor. Sürrealizm, diğer bütün ruhsal mekanizmaları tamamen ortadan kaldırmayı ve hayatın başlıca sorunlarının çözümünde onların yerini almayı amaç edinir,” denir. 20. yüzyılın en önemli düşünce hareketlerinden biri sayılır. Kendinden sonra gelen hemen bütün sanatsal ifadelerde bu akımın etkisi görülür.

23 Nisan Ulusal Egmenlik ve Çocuk Bayramı Etkinlikleri

Çocuklar için imza günleri ve söyleşiler

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı YKY Beyoğlu Kibaevi’nde bir dizi etkinlikle kutluyoruz. Yapı Kredi Yayınları’n çocuk kitabı yazarları ve ressamları çocuklarla buluşacak, söyleşiler ve okumalar gerçekleştirecek ve kitaplarını imzalayacaklar. 

14 Nisan Cumartesi:

Yalvaç Ural - söyleşi ve imza

Oda

21 Nisan Cumartesi:

Sara Şahinkanat - okuma ve imza

Oda

28 Nisan Cumartesi:

Feridun Oral - imza

Kitabevi

28 Nisan Cumartesi:

Elif Yemenici - imza

Atölyeler

7 Nisan 2018 Cumartesi

Yaratıcı Okuma Atölyesi

Ayyy... Ay

Ayyy! Ay kitabını Ayla Çınaroğlu yazdı, Mustafa Delioğlu resimledi.

Alfabe

“Ayağına Diken Batan Süper Karga ve Mumuk” serisiyle, usta çizgilerini çocuklarla buluşturan Selçuk Demirel, Alfabe ile yine çocuklara sesleniyor: Okumayı bilmeyenler kadar yeni öğrenenler için de eğlenceli bir yolculuk vadeden Alfabe’de, alfabemizdeki 29 harf, alfabemizde yer almayan yabancı harfler ve noktalama işaretleri de yer almakta.

Sabahattin Ali - 3 Öykü

Bize insanın binbir yüzünü anlatan, edebiyatımızın en önemli yazarlarından ve “hep genç kalan” Sabahattin Ali’yle tanışmak için üç etkileyici öykü: “Arabalar Beş Kuruşa”, “Ayran” ve “Sırça Köşk”. Sabahattin Ali’nin bu gerçekçi ve hüzünlü öyküleri Sedat Girgin’in resimleriyle buluşuyor.

Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk: Kiraz Dostluğu

Bahar gelince çocukların en sevdiği şey nedir? Elbette uçurtma uçurmak. İşte bizim yaramazlar da güzel mi güzel bir uçurtma yaparlar. Ama uçurtmayla ilgili kurdukları hayaller hiç de umdukları gibi olmaz... Macar yazar Erika Bartos’un hem yazıp hem resimlediği, “Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk” serisinin dördüncü kitabı: Uçurtma.

Katie ve Yıldızlı Gece

Katie müzede gezerken, ünlü ressamların tablolarının içine girip çıkmaya, resimlerin içindeki hayatlara dahil olmaya başlar. Vincent van Gogh’un resimleri arasında başlayan heyecanlı koşturmaya ve maceraya, resimlerin kahramanları da katılır. James Mayhew’in hem yazıp hem resimlediği bu seri New York’taki Metropolitan Müzesi, Floransa’daki Uffizi Müzesi, Paris’teki Louvre Müzesi gibi birçok müze ve sanat galerisinde bulunuyor.

Keyt’in Mücadelesi

Keyt’in Mücadelesi, farklı duygu ve durumlara odaklanan "Gerçek Hayattan Hikâyeler” dizisinden yayımlandı. Keyt, fiziksel bir etkinlikte bulunduğunda nefes darlığı yaşayabiliyor ve durup dinlenmesi gerekiyor. Üstelik çok öksürüyor, özellikle de geceleri. Bu hikâye küçük okuyucuların, astım belirtilerini ve tedavisini daha iyi anlamalarını sağlayacak.

Üç Ejder Masalı

“Hiç unutmayın!” dedi Killıh. “Zaman çok hızlı akar ve geri alınamaz. Zamanını boşa geçirenler üstlerinde ejderha ateşi gibi yakıcı bir pişmanlık duyar.”

Nilay Özer’in yazdığı, dinozorların soyu tükendikten, ejderhalar yeraltına çekildikten milyonlarca yıl sonra başlayan Üç Ejder Masalı’nı Seçil Çokan resimledi.

Hop Güm!

Sigmund ilk uçuş denemesinde kafa üstü küt diye düşer. Ailesi gece gündüz onun başından ayrılmaz, ellerinden geleni yapar, ona uçmayı öğretirler. Ancak Sigmund ne zaman konuşmak istese sadece “HOP GÜM!” diye gaklar hüzünle. Yaşlı beyaz bir tavşan, Sigmund’un bu halinin farkına varır ve eski neşesini bulması için ona yardımcı olmayı teklif eder.

Alis’in Hikayeleri

Gianni Rodari zengin halk masalları geleneğinden yararlanarak, kahramanı Düşüveren Alis aracılığıyla meraklar ülkesinin kapısını aralıyor. Ufak tefek Alis, her şeye ta içinden bakmak istediği için istiridyeden baloncuğa pek çok tuhaf şeyin içine düşer.

Alis’in Hikâyeleri kitabını Filiz Özdem çevirdi.

Eğitimciler ve Kütüphaneciler için Yaratıcı Okuma Atölyesi

Yaşar Kemal - Hüyükteki Nar Ağacı

Yaşar Kemal’in “doğa-insan ilişkilerini en iyi anlamda verdiğim yapıtlarımdan biri” dediği Hüyükteki Nar Ağacı, traktörün tarıma girmesiyle birlikte işsiz kalan yarıcılar ve mevsimlik işçilerin dramını konu alıyor. Kapitalizmin Çukurova’ya düşen büyük gölgesi, her satırla görünür kılınıyor.

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS