magazin haberleri

Ahu Tuğba: "Kaç kez evlendim bilmiyorum"

Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Ahu Tuğba, Posta’ya verdiği son röportajında özel hayatıyla ilgili çarpıcı itiraflarda bulundu. İşte o röportaj...



10 yıldır Amerika Miami’de yaşıyorsunuz. Nasıl bir hayatınız var?

Kızım Anjelik’le sabah okula gidiyorum. Onun okulu, onun hayatı... Her şeyimi ona göre yaşıyorum. Belki lisede, üniversitede çocuğu biraz yalnız bırakmak lazım. Ama kendi işimi bıraktım, onu bırakmadım. Kötü arkadaşlar edinebilirdi. Allah korusun, çok korkuyorum!

Neden bu kadar korku? Sizin çocukluğunuz nasıl geçti ki?

Ah o yıllar... Unuttuğumuz anılar. Çok güzel, babaya aşık bir kız çocuğuydum. 11 yaşımdan sonra kader ağlarını ördü. Babam bir kadın yüzünden bizi terk etti. Sonra onu bir daha hiç göremedim.

Hiç mi?

Hiç! İki sene önce bir arkadaşı aracılığıyla haber gönderdim, görüşmek istedim. Arkadaşına bile, “Askerlik arkadaşım olmasan kalbini kırardım. O bizim adımızı lekeledi. Asla affetmem” demiş. Sanatçı olmamı istemiyordu babam. Oysa ben zaten babama inat sanatçı olmuştum. O bizi tek edip gitti diye.
Pişman mısınız?
Büyük yaralar açtı içimde hayat. Babamın bizi terk etmesinin travmasını hiçbir zaman atlatamadım. Hayata ağır bir dramla başladım. Bu durum erkeklere bakışımı da etkiledi. Evliliklerimde güvensizlikler, sadakatsizlikler, her şey ardı ardına geldi. Şimdi bakınca görüyorum ki aslında hayatım koca bir dramdı...

Sinemaya 11 yaşında başlamışsınız. Çok küçük bir yaş değil mi?

Ben varlıklı bir ailede doğdum, maddi olarak bir sorumluluğum yoktu. Sinemaya girmeyi de kendim istemedim. Keşfedildim. Yoksa aklımda yoktu. Doktor ya da polis olmak istiyordum. İz sürmeyi çok severim. İyi bir dedektif olabilirdim. Ama hayat işte... Allah’tan şanslıydım, hep iyi prodüktör ve gazinocularla çalıştım. Beni çocukları gibi sevip sahiplendiler.

Manevi olarak ağır bir bedel ödediniz mi?

Hâlâ ödüyorum. Ağlama krizlerine girdiğim, kendi içime döndüğüm çok oluyor. Ama alınyazısının önüne geçemiyorsun. Yaralarım öyle derin ki hiç iyileşmiyor.
Zaman her şeyin ilacı denir...

İnsanın içindeki o çocukluk, o acılar geçmiyor. Geçmeyi bırak, o yara seninle birlikte büyüyor. Bambaşka güvensizlikler giriyor hayatına. Kimseye inanamaz, sığınamaz hale geliyorsun.

Oyunculuğu seviyor muydunuz?

Hayır, zorla yapıyordum resmen. Şöhret büyüsüne de kapılmadım. Normal vatandaş nasıl işine gidiyorsa ben de öyle gidiyordum işime. Ama hep zorla. Sorumluluk duygum yüksekti. Yaptığım işin mesuliyetini alırdım. Hiçbir işte sözleşme imzalamadım. Ağzımdan, “Evet” çıktıysa sözleşmem odur. Bir kez söz verdiysem o filmi bitirirdim, o sahneye çıkardım.

Büyük paralar kazanabildiniz mi?

Para nedir ki? İsteyen kazanır. Mühim olan sağlık ve iç huzuru. Onu da dünya kadar paranız olsa satın alamıyorsunuz. Ben iyi paralar kazandım ama kazandığımı da hep paylaştım. Sahnedeyken arkamda 50 kişilik dans-vokal grubum olurdu. Kazandığımı onlarla paylaşırdım. Sinemada para elime gelince set işçilerine dağıtırdım.

Sizin yaşınızda şöhretle tanışan isimler genelde okulu bırakıyor. Siz kolejde okumuşsunuz, ardından Kanada’da üniversiteye devam etmişsiniz...

Bu benim ailemden aldığım bir kültür. Annem de babam da iki üniversite mezunu. Ben de onlardan ne gördüysem onu uyguladım. “Şöhreti buldum. Okul da neymiş” demedim. Çocuk yaşta onlardan kopsam da genetik kodlarımıza işliyor galiba.

Siz bağımsızlığınızı erken ilan etmişsiniz. Şimdi kızınız “Koca kız oldum anne. Rahat bırak” demiyor mu?

Yooo! O hâlâ çocuk. Büyümesini bekliyorum. Bazen kendi kendime acaba çok mu sıktım diyorum. Üniversitede bile doğru düzgün arkadaşı yok. Kitap okumayı daha çok seviyor.

Asosyal mi biraz?

Anjelik okumayı daha çok seviyor. Müthiş akıllı, bilgili. Bakalım hayat ona ne getirecek? Korkuyorum da... Çünkü hep avucumun içindeydi. Böyle yaparak hayatın gerçeklerinden uzak mı tuttum diye kafama takılıyor. Ama hiç kıyamadım.

Kızınızın oyuncu olmasını ister misiniz?

Büyük konuşmamak lazım. Zaten bu dünyada büyüdü. Ona her yönünü anlatıyorum. Ama insanlara bir şeyi, “Yapma” dediğin zaman yaparlar. “Yap, dene” dediğin zaman yapmayabilirler. Gençlik işte... İnsanın kanının deli aktığı zamanlar... Ben ne desem boş. Kendisi bilir.

Evlilikleriniz neden yürümedi?

O imzadan sonra adamlara bir şey oluyor.
Ama 10 kez evlenmişsiniz! Hepsinde mi?
Bilmiyorum şimdi 8 mi 10 mu ama hepsi hataydı. Çünkü evlenince seni ‘garanti’ olarak görüyorlar ve aldatmalar başlıyor. İster istemez kulağınıza da geliyor. Bir süre seyrediyorsunuz. Zaten babam bizi başka bir kadın yüzünden terk ettiği için büyük bir travmam var. Bu ızdırapla yaşamış bir kadın olarak başka bir erkeğin bana bunu yapmasını nasıl kabul edebilirim?

Bütün ilişkilerinizde aldatıldınız mı?

Evet, hepsinde aldatıldım. Kızımın babası hariç hiçbirine dönüp selam vermem. Benim temizlikçimi, arkadaşımı hamile bırakan kocalarım oldu. Kadınlara da ‘arkadaşım’ demeye bin şahit ister. Çoğu da sanat camiasındandı...

O kadınlarla daha sonra karşılaştığınızda tepkiniz ne oluyordu?

Karşılaştığımızda utanmadan gelip selam verenleri vardı biliyor musun? Utanmıyor musun bana selam vermeye, “Ahucuğum nasılsın?” demeye. Ben olsam utanırım. Hatta gelip, “N’aber kumam?” diyenler oldu. Ben senin nereden kuman oluyorum?

Sen geldin benim üstüme, ikinci sensin.Ne diyeyim. Allah affetsin bunları. Kin tutan bir insan olmadım ama bunların yaptıkları çok çirkin. Niye yani? Erkek kıtlığı mı var? Yüzüme, “Sırf seninle birlikte olduğu için onunla oldum” diyen kadınlar bile oldu. Kadın kıskançlığı işte...

Peki, şiddet gördünüz mü?

Evet. Zaten o el bir kere kalktı mı arkası geliyor. Sonra ben buna çok bulaşmadan nasıl kurtulurum diye düşünmeye başlıyorum. Çünkü soğuyorsun, sizin isminizi kullanmalar başlıyor. Yattıkları kadınlara “Ahu Tuğba’yı evde bırakıp sana geldim” demeyi bir halt sanıyorlar.

Bire bir yaşadınız mı bunu?

Defalarca hem de... Ama ben ne hiçbirinin arkadaşına baktım, ne ayrılırken nafaka, şu bu istedim. Benim için izzet-i nefsim önemliydi. Sacit Aslan şahidimdir. Sonra da diyorlar ki bana, “Tuğba ha bire evlenip ayrılıyor.” E, bu adamları boşamayıp ne yapsaydım?

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS