Yılmaz Erdoğan yaşadığı zorluklardan bahsetti

Yılmaz Erdoğan yaşadığı zorluklardan bahsetti

Yılmaz Erdoğan yaşadığı zorluklardan bahsetti

1993 yılında senaryosunu yazdığı ve Demet Akbağ ile başrolünü paylaştığı 'Bir Demet Tiyatro' ile geniş kitleler tarafından tanınan Yılmaz Erdoğan, kendi yaşamına dair yakın arkadaşı Ahmet Mümtaz Taylan ile sohbetinde dikkat çeken açıklamalar yaptı. 1967 Hakkari doğumlu olan ünlü oyuncu ve yönetmen, lise eğitimini tamamladıktan sonra geldiği İstanbul'da yaşadığı zorluklardan bahsetti.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

'Otogargara, 'Bir Demet Tiyatro' ve 'Sen Hiç Atesböcegi Gördün Mü?' oyunları, 'Vizontele', 'Neşeli Hayat', 'Bir Zamanlar Anadolu'da', 'Organize İşler', 'Kelebeğin Rüyası', 'Son Umut' ve 'Ekşi Elmalar' filmleriyle tanınan Yılmaz Erdoğan, NTV'de sunuculuğunu Ahmet Mümtaz Taylan'ın yaptığı 'Empati' programına konuk oldu.

İstanbul'a ilk geldiği zamanı anlatan 54 yaşındaki sanatçı, "İstanbul'u ilk geldiğimde sevmemiştim. 'Ankara'ya mı dönsem?' diye düşünmüştüm. Sonra arkadaşlar 'Dur oğlum birine aşık olursun falan beraber gelişir' dediler, nitekim öyle oldu" ifadelerini kullandı.

 

İlk ve ortaokulu Hakkari'de bitirdikten sonra eğitimine Ankara Aydınlıkevler Lisesi'ne devam eden oyuncu, liseyi tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesini kazandı. Ünlü isim, İstanbul'un Kocamustafapaşa semtinde üç arkadaşıyla bekâr evine yerleşti. Yılmaz Erdoğan, o günler hakkında konuştu.

İstanbul'da Kocamustafapaşa'da 3-4 arkadaşız, zor bir evde kalıyoruz. Zor bir ev diye geçiyorum orayı, banyosu olmayan zorlukta bir ev. 10 günde bir hamama gidiyoruz. 'Madenci misin sen, madende mi çalışıyorsun?' dedi keseleyen arkadaş. Sonra burada DSİ ile futbol idmanlarına çıkmaya başladım, Üçüncü lige çıkmışlardı o zaman. Okul Ayazağa'da, ev Kocamustafapaşa'da, klüp Çamlıca'da, tiyatro bir de Beyoğlu'nda başladı. Tiyatroyu görünce, 'Ben bunun peşindeyim' dedim.

Yılmaz Erdoğan, "Çocuk sahibi olmak insanı değiştiriyor mu? İki tane evladın var aslanlar gibi. Ne diyorsun kız babalığı ile oğlan babalığı farklı şeyler mi?" sorusuna, "Farklı. Çocuğun bana yaklaşımı farklı. Senin mahalle arkadaşınla olan rekabetine benzer, babaya bir şeyi ispat ederken mümkün olan her şeyde babadan iyi yapma isteği var oğlanın. Rodin'le aramızda böyle rekabetçi bir ilişki var. Berfin öyle değil, Berfin babacıdır sever, yarışmaz babayla. Berfin'e de futbol öğrettim, çok güzel futbol oynar. Berfin şef, gastronomi ile uğraşıyor. Kız babalığı da erkek babalığı da çok tatlı" yanıtını verdi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

 

Yılmaz Erdoğan, 1993-1998 yılları arasında Sanem Oktar ile evli kalmış, 1996'da Berfin isimli kızı doğdu. 2006 yılında dünyaevine girdiği Belçim Bilgin ile 2018'de boşanan sanatçının, bu evlilikten de 2010'da Rodin isimli bir erkek çocuğu dünyaya geldi.