Elektrikli araç üretimi konvansiyonelden pahalı

Elektrikli araç üretimi konvansiyonelden pahalı

Elektrikli araç üretimi konvansiyonelden pahalı

Sektör yetkilileri elektrikli araç üretim maliyetlerinin halen konvansiyonellere göre yaklaşık 2 kat fazla olduğunu söylüyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Başkanı Ziya Özalp halen elektrikli arabaların maliyetleri mevcut konvansiyonel araçlara göre iki katı civarında olduğunu söyledi. Özalp, “Bu maliyetlerle istenilen satış rakamlarına ulaşılamayacak. Ürünleri uygunlaştırabilmek ve aracın maliyetlerini düşürebilmek amaçlı yedek parçaların daha uygun şekilde daha bildiğimiz teknolojilerle tekrar üretilmesi söz konusu. Onun için aslında burada kayıp gibi gözüken kırmızıların da çok kayıp olmayacağı yönünde görüşler var” dedi. Elektrikli araçların otomotiv satış sonrasındaki pazara etkisinin halen küçük olduğunu vurgulayan Özalp, “Türkiye’de bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl 7 binin biraz üzerinde araç satıldı. Yani talep hala istenen seviyede değil” diye konuştu.

Türkiye’de araç üretiminde kapasitenin yüzde 68’lerde olduğuna dikkat çeken Özalp yedek parça üretiminde bu oranın yüzde 75’lerde olduğunu vurguladı. Genel anlamda üretim adetlerinde ciddi bir artış olduğunu gördüklerini belirten Özalp şöyle devam etti:

“Ancak sipariş adetlerinde bir azalma var. Uzak Doğu değil, biz özellikle bu yakın tedarik zinciri politikasıyla Avrupa’nın başta olmak üzere hâlâ Avrupa’nın en gözde otomotiv yedek parça sektöründe tedarik yapan ülkesiyiz. Bu avantajımızı koruyabilmemiz için rekabetçi gücümüzü her anlamda korumamız lazım. Bu döviz fiyatları da olabilir, işte enerji fiyatları da olabilir. Yine işçilik fiyatlarında da belli makul seviyelerde olabilir. Tek başımıza sadece tedarik sanayi olarak 50 milyar dolarlık bir ihracat yapabilmemiz mümkün. Sadece dünyaya yedek parça satarak bu mümkün.”

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Kargo maliyetleri artışta

Satış sonrası sektöründe döviz probleminin ağırlıklı olarak ön plana çıktığını anlatan Özalp şöyle devam etti:

“Döviz kurlarındaki hareketlilik ve kargo maliyetleri bizi zorluyor. .2020 ve 2021’de en çok sorulan soru çip kriziydi. . Bu kriz tam anlamıyla çözülemedi. Çünkü sadece üretimin olmamasıyla değil günden güne araçlardaki çip sayısı, yedek parçadaki çip sayısı da artıyor. Bunun için ihtiyaç hep artan grafikte devam ederken tabii ki zaten yaşanan geriden gelen talebi karşılayabilmek amacıyla bütün krizi bir anda çözebilmek mümkün değil. Navlun fiyatları aynı emtia fiyatları gibi çok yüksek seviyelerden çok daha ulaşılabilir seviyelere geldi. Şu anda işçilik maliyeti ve lojistik merkezlerinin fiyatları. Metrekare fiyatları ve gümrükte yaşanan problemler aslında tedarik problemlerinin büyük çoğunluğunu oluşturuyor.”

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

EYT konusu hassas

Özalp EYT konusunun otomotiv sektörü için büyük bir sorun olabileceğini söyledi. Otomotiv sektöründeki tecrübe, sektörde bulunan kişi sayılarının verimliliğinin belli bir yaştan sonra edinildiğini belirten Özalp şunları kaydetti:

“Bugün bir boyacı bulmak, kaportacı bulmak, bir bakımcı bulmak çok zor. Bugün fabrikalarda mühendisler, işte bizim satış temsilcilerimiz ve ekipleri yapabilmek de çok kolay değil. Onun için EYT öncesinden de normal anlamda emekli olmuş tüm çalışanlarımızı elimizde tutmak için çok ciddi çaba sarf ediyoruz. Firmalarımız zaten bu noktada çalışanlarının memnuniyetini artırmak için zaten sektörde çok ciddi bir şekilde, hani hem özlük hakları olarak hem yani hakları olarak bunu geliştirmeye çalışıyordu. Bu bizim için önemli ve kritik bir konu.Çünkü gerçekten bu iş kaybını yaşarsak, insanlar gerçekten de çok genç yaşlarda emekliliğine girerse, bu nokta gerçekten birçok sektörü zorda bırakır ki bunun başında otomotiv olur.”