Çocuk ve gençlerde depresyon

Çocuk ve gençlerde depresyon

Çocuk ve gençlerde depresyon

Çocuklar ve Gençlerle Ruh Sağlığının Geliştirilmesi, Önlenmesi ve Müdahalesinde Ergoterapinin Rolü... Ergoterapist Rabia Tuğçe Karaman yazdı...

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Depresyon:

Herkes zaman zaman üzgün veya nötr hisseder; hatta çocuklar ve gençler bile. Bununla birlikte, uzun süreli ve değişken üzüntü dönemleri yaşayan gençlerin, majör depresif veya distimik bozukluklar gibi daha ciddi tıbbi durumları olabilir. Depresyon, kaybolup tekrar ortaya çıkabilen döngüsel semptomlara sahip bir duygu durum bozukluğu olarak sınıflandırılır. Bu semptomlar, genç bir kişinin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını engelleyebilir; günlük yaşam, aktivite performans ve genel refah ile ilgili zorluklara neden olabilir.

Çocuklarda ve gençlerde, işleyiş ve ruh sağlığı üzerindeki etkisi nedeniyle en ciddi hastalıklardan biri olarak kabul edilen depresyon, intihar için önemli bir risk oluşturur. Semptom yaşayan gençlerin üçte ikisi yardım aramaz ve bu nedenle kimlikleri tespit edilememektir. Depresyon belirtileri gençlere göre değişir ve bireysel olarak değerlendirilmelidir. İntiharın 10-24 yaş arası ölümlerin üçüncü önde gelen nedenlerinden olduğunu biliyor muydunuz? Dünyada ergenlik döneminde depresyonla ilgili yapılan çalışmalarda genellikle anksiyete, bipolar bozukluk ve maddenin kötüye kullanımı gibi tanıların eşlik ettiği görülmektedir ve bu ruhsal nedenlere bağlı olarak da intiharın çok yaygın olduğu araştırmalar sonucunda ortaya konmuştur.

Gençlikte ortaya çıkabilecek bazı depresyon belirtileri şunlardır:

Aktivitelerden ve diğer insanlardan zevk almama veya ilgi kaybı,
Bilişsel görevlerde, özellikle konsantrasyon ve karar vermede zorluk,
Sinirlilikteki artış gibi ani, kalıcı duygulanım değişiklikleri,
Sosyal aktivitelere katılıma direnç gibi ani, kalıcı davranış değişiklikleri,
Aile-arkadaşlar-okuldan kaçınma ve yalnız kalma tercihi,
Uyku düzeninde değişiklikler (örneğin uykuya dalmakta veya erken uyanmakta güçlük çekmek),
Aktivite seviyelerindeki değişiklikler (örneğin düşük enerji ve hızlı yorgunluk veya uyarılabilirlik),
Çok fazla veya çok az yemek yeme gibi iştah değişiklikleri,
Artan yetersizlik, umutsuzluk ve çaresizlik duyguları,
Değersizlik ifadeleri ve asılsız suçluluk düşünceleri,
Kimler depresyon gibi bir duygu durum bozukluğu geliştirme riski altındadır?

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Ailesinde majör depresyon, distimi veya bipolar bozukluk gibi duygu durum bozuklukları öyküsü olan çocuklar,
Aşağıdakileri içerebilecek durumları yaşayan çocuklar:
Finansal belirsizlik veya yoksulluk,
Madde kullanımı,
Yüksek düzeyde çatışma/ şiddet,
İstismar,
Ergoterapistler, günlük yaşamın tüm uğraşı alanları üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle, gençlerde depresyonun ele alınmasında önemli bir rol oynar. Ergoterapistler gençlere, ailelere ve diğer disiplinlere ev, okul ve topluluk gibi çeşitli ortamlarda rehberlik, destek ve müdahaleler sunmaktadır.

Depresyon belirtileri yaşayan çocuklar ve gençler, aşağıdaki performans alanlarında zorlanabilir:

Sosyal Katılım

İlgi/eğlence kaybı, yetersizlik hissi ve düşük enerji nedeniyle izolasyon,
Aile stresi ve gerilimi (gencin sosyal olarak geri çekilmesinden kaynaklanabilir).
Günlük Yaşam Aktiviteleri (GYA)

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Yeme düzenindeki değişiklikler,
Düzenli olarak banyo yapmak ve/veya temiz giysiler giymek gibi kişisel bakıma karşı ilgi kaybı.
Eğitim

Konsantrasyon ve diğer bilişsel görevlerle ilgili zorluk, görevlere katılmayı ve görevleri tamamlamayı engeller,
Tembel veya ilgisiz olarak etiketlenebilir,
Okula gitmeyi reddedebilir, sık sık hasta hissetmekten şikayet edebilir veya okuldan erken ayrılmak isteyebilir.
Çalışma/ Üretkenlik

Okula benzer bilişsel zorluklar,
Görevlere ilgisiz görünebilir,
İşe geç gelebilir veya hiç gelmeyebilir,
Yavaş veya yetersiz çalışma (örneğin yönergeleri yanlış anlayabilir, zaman yönetimi).
Oyun/ Boş zaman

Daha önce zevk aldığı boş zaman etkinliklerine karşı ilgisizlik gösterebilir.
Uyku/ Dinlenme

Uykuya dalma veya uykuyu sürdürmede güçlük gibi uyku düzenindeki bozulmalar, sürekli yorgunluğa katkıda bulunur.
Süreçte, ebeveynler/ bakım verenler iyi bir gözlemci olmalı; bu gözlemlerin ışığında iyilik halinin artırılması ve bağımsızlığın geliştirilmesi için ergoterapi danışmanlığına (multudisipliner ekibin parçası) başvurmalıdır.