Son Dakika

Çocukluk travmaları kleptomani hastalığına yol açabiliyor!

A A

19.11.2021 - 11:49

Halk arasında çalma hastalığı olarak bilinen “kleptomani” yaşayan kişilerde, çocukluk döneminde yaşanan ruhsal travmaların etkili olduğunu belirten uzmanlar, kişide olumsuz ruh halini azaltmak veya bastırılmış öfkenin göstergesi olarak böyle bir semptom geliştiğini vurguluyor. Kleptomanin hırsızlık ile eş anlamlı olmadığının altını çizen uzmanlar, dürtü kontrol bozuklukları adı altında sınıflandırıldığını ve kişinin çalma dürtüsünü engelleyememe hali olduğunu belirtiyor.

Çocukluk travmaları kleptomani hastalığına yol açabiliyor!

Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Habib Erensoy, halk arasında “çalma hastalığı” olarak da bilinen kleptomaniyi, “maddi değeri çok yüksek olmayan değersiz ve pek işe yaramayan eşyayı çalmak” olarak tanımlıyor.

Doç. Dr. Habib Erensoy, “Çocuklukta değersiz eşyayı çalmak, çocukluk hatası olarak algılanabilir ve genellikle bu davranış ilerleyen yaşlarda ortadan kalkar. Erişkin dönemde bu olumsuz davranışın (hırsızlık) hem ahlaki hem cezai sorumluluğu elbette ki fazladır.” diyor.

Kleptomaninin hırsızlık ile eş anlamlı olmayıp ruhsal bir hastalık olan dürtü kontrol bozuklukları adı altında sınıflandırıldığını kaydeden Doç. Dr. Habib Erensoy, kleptomanları ve davranışlarının şu şekilde açıklıyor:

Hırsızlıktan farklı olarak kişinin sosyokültürel, dış görünüş ve ekonomik durumuyla uyumsuzdur.
Kişi genelde çalma davranışına karşı aşırı istek duyar.
İşine pek yaramayan, parasal değeri fazla olmayan ıvır zıvır nesneleri alım gücü olduğu halde çalar.
Çalma dürtüsünü engelleyemez.
Kişi, çalma davranışının olumsuz sonuçlarını farkındadır.
Bu davranışının sonucunda utanç, sıkıntı duyduğu halde dürtülerine karşı koyamaz.
Tüm bunlara rağmen benzer davranışı tekrarlar.
 
Kleptomaninin nedenlerine değinen Doç. Dr. Habib Erensoy, durumu psikanalitik kurama göre şu şekilde açıklıyor:

Psikanalitik kurama göre, kleptomanide her an haz almayı isteyen alt benlik ve kişiye sınır koyan üst benlik arasında kalan benlik dengeyi sağlayamıyor.
Üst benliğin acımasız etkisi artmış ve kişi, kendisini cezalandırmak, suçlamak için çalma eylemlerine başlıyor.
Freud’a göre, bireyin bastırılmış çatışmaları rol oynuyor.
 
Kleptomani yaşayan kişilerde, çocukluk döneminde yaşanan ruhsal travmaların etkili olduğunu kaydeden Doç. Dr. Habib Erensoy, “Kişi olumsuz ruh halini azaltmak veya bastırılmış öfkesinin göstergesi olarak böyle bir semptom geliştirebiliyor" dedi. 

Doç. Dr. Habib Erensoy, kleptomaninin depresyon, kişilik bozuklukları, Dissosiatif Bozukluk ve takıntı hastalıkları gibi psikiyatrik hastalıklarla beraber veya epilepsi, demans ve bazı beyin tümörleriyle görülebildiğini kaydediyor.

Doç. Dr. Habib Erensoy, kleptomani tedavisi için şu açıklamada bulunuyor:

Kleptomani, dürtüselliği azaltarak ve eşlik eden psikiyatrik hastalıkları tedavi ederek kontrol altına alınabilir. Travmatik yaşantıları olanlarda psikoterapi, belirtileri azaltır.