Diz kireçlenmelerinde kök hücre tedavisi

Diz kireçlenmelerinde kök hücre tedavisi

Günümüzde ortalama yaşam süreleri ve aktivitelerle beraber seyreden kireçlenme sorunları hayat kalitemizi düşüren ve üzerinde daha çok düşünülmesi gereken bir sorun olarak karşımıza çıkmakta. Peki kireçlenmelere karşı kök hücre tedavisi kireçlenme üzerinde ne kadar etki ediyor? Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ziya Postalcı tüm ayrıntılarıyla açıkladı...

Kireçlenme dediğimiz eklem yüzeyinde geri dönüşümsüz hasarın en önemli nedeni eklem yüzeyinin aşınmasıdır. Hasarlı kıkırdakların iyileşebilme potansiyelleri çok kısıtlıdır ve yaşa bağlı olarak bu az olan potansiyeller daha da kaybolur. Bu nedenle orta ve ileri yaş gruplarında olan insanlarda bu gibi eklem ağrıları daha çok gözlemlenmektedir.


Daha genç nüfusta ise sakatlıklar, aşırı mesleki yüklenmeler ve şişmanlık erken yaş kireçlenmelerde başlıca nedenlerindendir.


Biyolojik tedavilerin popülaritesi eklem kireçlenmelerinde giderek artmaktadır. Bu tedavi çeşidinin başında PRP dediğimiz uygulama yer alır. Son yıllarda kök hücre tedavileri uygulamaları eklem kıkırdağının yenilenmesinde giderek artan bir oranda biyolojik tedaviye seçenek olarak kullanılmaya başlanmıştır.


Yağ dokusundan aspire edilerek ve süzülerek elde edilen otolog kök hücrenin kireçlenmiş diz eklemine enjekte edilmesiyle ilgili çalışmalarda hastaları izleme süreleri en az 12 ay olmuştur. Tüm hastalarda oranları farklı olmakla beraber ağrılarda azalma ve rahatlama söz konusudur. Çalışmalarda hastaların ağrılarının önemli derecede azaldığı not edilmiştir. Bazı hastalarda tolere edilebilir ve enjeksiyon öncesine göre hafifleyen bir diz ağrısı şikayeti mevcuttur. Hastaların kullandığı ağrı kesici ilaçlarda azalma görülmektedir.


Diğer yöntem ve koruyucu önlemlerin yeri yadsınamaz


Kireçlenme tedavilerinde kilo vermek, egzersiz ve fizik tedavi protokollerini uygulamak, NSAİ grubu (ağrı ve yangı azaltıcı) ilaçlar kullanmak ve çeşitli diz içi iğne tedavileri oldukça etkili. Bu tedavi çeşitlerinin uygulamadaki yerleri ve zamanlamaları hastanın yaşı, kireçlenmesinin derecesi, kilosu ve yaşam aktivitesiyle doğrudan ilgilidir.

Kıkırdaktaki kireçlenmeyle beraber seyreden kaybın (kök hücre tedavisinde olduğu üzere) geriye kazanılması gibi bir durum yaşanmamaktadır. Yapılan çalışmalarda, kireçlenmenin kök hücre tedavisiyle gerileyip, kıkırdak dokunun geri kazanıldığı kök hücre tedavisinden 3 ay sonra çekilen MR görüntüleriyle somut olarak ortaya konmuştur.

Günümüzde enjeksiyon tedavilerinin yaygın kullanımı ve gelişen teknoloji sayesinde ameliyatsız tedavi seçeneği olarak bir alternatif oluşturmuştur. Yağ dokusunun kök hücre elde etmede yüksek başarısı ve elde edilen kök hücrelerin hem miktar hem de kalite olarak diğer eklem içi enjeksiyon yöntemlerinden daha üstün olması nedeniyle eklem kireçlenmelerinde önümüzdeki yıllarda artan sıklıkla kullanılmaya devam edecektir.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS