Beşiktaş kahvaltıcılarının alamet-i farikası

Beşiktaş’ta birbirinin devamı üç sokak, üçünün de neredeyse tamamı kahvaltıcı... Hafta sonları tüm mekanlar doluyor, hatta kalabalık sokağa taşıyor, kapıların önünde upuzun kuyruklar oluşuyor. Biz de Beşiktaş kahvaltıcılarının alamet-i farikası nedir diye merak ettik. Mekanların hemen hepsini gezdik, nerede ne yenir, fiyatlar nedir öğrendik. Yolunuz düşerse aklınızda bulunsun diye... Birgül Kopuz, Beşiktaş'ın gelişen kahvaltı kültürünü CNN TÜRK Seyahat okurları için kaleme aldı.



İstanbul’da kahvaltı denilince ilk akla gelen semt Beşiktaş artık. Çarşı’nın kalbi Beşiktaş, çoktandır kahvaltıcılarıyla anılır oldu. Ihlamurdere Caddesi üzerindeki Çelebioğlu, Şair Veysi ve Köşeli Sokak kahvaltıcılarla dolup taşıyor. Bu üç sokak tek bir isimle, ‘Kahvaltıcılar Sokağı’ olarak anılıyor. Adrese gerek yok, Beşiktaş Çarşı’da kime sorsanız tarif eder size kahvaltıcılar sokağını.

Hafta sonu 11.00’den sonra giderseniz, sokaklarda upuzun kuyruklar göreceksiniz, şaşırmayın. Hafta içi biraz daha sakin ama yine de günün her saati mekanların çoğu dolu. Kapanan dükkanların yerine mutlaka bir yeni kahvaltıcı açılıyor. Hafta içi daha çok öğrenciler mekanları dolduruyor, hafta sonu aileler de onlara katılıyor.

Her mekanın kendi müdavimleri var, bazen de kuyrukta beklemek istemeyenler yeni arayışlara giriyor. Böylece yeni açılan mekanlara da şans veriliyor. Şehir dışından da gelenler var, yurtdışından da… Kahvaltı çılgınlığı artarak devam ediyor yani Beşiktaş’ta. Biz de nedir bu Beşiktaş kahvaltıcılarının alamet-i farikası dedik ve olayı yerinde incelemeye karar verdik.

Beşiktaş kahvaltıcılarını bu kadar popüler hale getiren, civardaki üniversitelerde okuyan öğrenciler olmuş aslında. Fiyatların makul oluşu da her kesimden insanın kahvaltıya gelmesini sağlıyor. Menüleri incelediğinizde, ufak farklılıklar olsa da aşağı yukarı fiyatların aynı olduğunu görüyorsunuz.

Sabahın körü ya da akşamın bir vakti fark etmiyor, günün hangi saatinde gelirseniz gelin kahvaltı yapabiliyorsunuz burada. Mekanların önünde durmuş sizi ısrarla içeriye davet edenler olmasaydı ne iyi olurdu diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Kahvaltıcılar, Çelebioğlu Sokak’tan başlayıp Köşeli Sokak’a uzanıyor ve Şair Veysi Sokak’ta son buluyor. Sokakların girişlerinde yer alan mekanlar daha kalabalık. Çılgın kalabalıktan uzakta karın doyurmak isterseniz, sokak boyunca kıvrımları takip edip damak ve göz zevkinize göre bir mekan bulabilirsiniz.

Her şey Pando ile başladı

Eskiden Beşiktaş ve kahvaltı denilince ilk akla gelen çarşı içindeki Kaymakçı Pando idi. Yolu bu civara düşüp de orada kahvaltı etmeyen kahvaltı tutkunu azdır herhalde. Pando, tarihi 1895 yılına dayanan bir kahvaltı dükkanıydı. Dededen kalma dükkanın işletmeciliğini en son Pandeli Şestakof yapıyordu. Ballı kaymaklı, sucuklu yumurtalı kahvaltısını bir yiyen mutlaka bir daha geliyordu. Çünkü İstanbul’da onun balının, kaymağının, sütünün bir eşinin daha olmadığını bilen bilirdi. Ünü Türkiye sınırlarını aşan 32 metrekarelik dükkanda kimler kahvaltı yapmamıştı ki! Geçmiş zaman eki kullanıyoruz; çünkü Pando üç yıl önce kapandı. Pandeli Usta da bazı sağlık sorunları yaşıyor ne yazık ki.

Sokağın en eskisi

Kahvaltıcılar Sokağı’nın en eskilerinden Çakmak Kahvaltı Salonu’nun sahipleri Pandeli Usta’nın yanında bu işi öğrenmişler. 2002 yılında da kendi mekanlarını açmışlar. Şu anda Beşiktaş’ta aynı isimli iki kahvaltı mekanları var. Şah İsmail Çakmak eski günleri anlatıyor: “Biz 2002 yılında açtığımızda Kaymakçı Pando dışında kahvaltıcı yoktu Beşiktaş’ta. Biz de açıldıktan 1-2 yıl sonra iyi iş yapmaya başladık. Şimdiki gibi talep yoktu dışarıda kahvaltıya. Babam, Pando Usta’nın yanında 1969 yılında çalışmaya başlamış, ondan öğrendi mesleği. Ben de son zamanlarına yetiştim, kısa bir süre çalıştım Pando Usta ile. Bir tarihe tanıklık ettik kısacası.”

Aslen Erzincanlı bir aile. Çakmak’taki ürünlerin bir kısmı da Elazığ’dan geliyor. Tulum peyniri, bal, kavurma hep memleketten. Görsellikten çok kaliteye önem verdiklerini söylüyorlar. Çakmak, en eski olmanın avantajını kullanıyor, müdavimleri başka yere gitmiyor. Gitse de dönüp tekrar geliyor. Üniversitede okurken Çakmak’ta kahvaltı yapıp şimdi eşi ve çocuğuyla birlikte gelmeye devam edenler var.

Fiyatlar ortalama tek kişi kahvaltı 12-13 lira, menemen ile birlikte 20 lira civarında. Çakmak’ın kavurması ve kaymağı meşhur. “Pando’nun kaymağı neyse bizdeki de o” diyor Şah İsmail Çakmak. Birinci sınıf manda sütünden yapılıyor. Dükkan sabah 07.00’de açılıyor. Yoğunluk hafta sonları 10.00-11.00 gibi başlıyor, öğleden sonra 15.00’e kadar sürüyor. Akşam 18.00’e kadar kahvaltı servisi var.

Çek bir ‘full menemen’

Faruk Kafe Kahvaltı da Çakmak’ın ardından açılmış, sokağın eskilerinden sayılan bir kahvaltıcı. Önceleri üniversite öğrencilerine tost satarak başlamışlar işe, şimdi karşılıklı iki dükkanla hizmet veriyorlar. Menemenleri çok beğeniliyor, özellikle de ‘full menemen’ en çok tercih edilen lezzetlerden. Fiyatı 8 lira. Sahanda sosis, ıspanak kavurma, pastırma tava, sahanda ekşimikli biber gibi farklı seçenekler de var. Sahanda sıcakların fiyatları ortalama 10 lira civarında. Hafta sonu önünde uzun kuyruklar oluşan mekanlardan Faruk Kahvaltı Cafe.

Pişi cennetine hoş geldiniz

Sokağın bir diğer kahvaltıcısı Pişi Kahvaltı & Burger. Adı üzerinde, burası pişileriyle ünlü. Zaten sokaktaki pişi geleneği de burada başlamış (gerçi aksini iddia edenler de var). Bilmeyenler için söyleyelim, pişi bir çeşit hamur kızartması. Sade olarak yenilebildiği gibi içine peynir, patates, sucuk, kaşar, pastırma, çikolata da koyulabiliyor. Pişi tabağı, üç adet büyük sade pişi, siyah ve yeşil zeytin, beyaz peynir, domates, kurutulmuş domates, salatalık ve acukadan oluşuyor. Fiyatı 15 lira. Ayrıca dilediğiniz malzemelerden hazırlanan pişi ve yumurta siparişi de verebilirsiniz. Burgerleriyle de ünlü olan mekânın menüsündeki ‘pişi burger’, ‘ot obur’, ‘hünkar bayıldı’ dikkat çeken seçenekler. Pişi Kahvaltı & Burger, Beşiktaş’ta çok tutulunca Kadıköy Moda’da da bir şube açmış.

Kahvaltıda makarna ya da pizza da var

İki buçuk yıl önce açılan Limos Cafe özellikle üniversite öğrencilerinin tercih ettiği mekanlardan. Renkli dekoru ile diğer mekanlardan ayrılıyor. Kahvaltı dışında alakart servisleri de var. Makarnadan pizzaya zengin bir menü oluşturmuşlar. Pişi, patates kızartması ve sigara böreği kahvaltı menüsünün ara sıcakları. Limos serpme kahvaltı en çok tercih edilen seçenek, fiyatı ise iki kişilik 44 lira. 14 liraya ekonomik kahvaltı seçeneği de mevcut. Eğer kahvaltıda kahve tercih edenlerdenseniz, Limos’ta farklı kahve çeşitleri bulmanız mümkün.

Reçellerden reçel beğen

'Reçelsiz kahvaltı yapmam' diyorsanız işte tam size göre bir mekan. Envai çeşit reçeli bir arada bulabileceğiniz Reçel Türevleri, Beşiktaş kahvaltıcılarının ilgi gören mekanlarından. Türev, mekanın sahibinin ismi, reçeller ise annesinin eseri. Bildiğiniz tüm klasik reçelleri unutun ve soğan reçeli, patates reçeli, havuç reçeli ile biraz maceraya atılın. Ya da müdavimleri dinleyin; ceviz, ayva ve limon reçelini deneyin. Reçeller Adana’dan geliyor, dileyen beğendiği reçeli kavanozlarda satın alabiliyor. Reçel Türevleri’nde serpme kahvaltı 16 lira. Omlet çeşitleri 9-16 lira, menemen çeşitleri ise 9-13 lira arasında değişiyor. Mantarlı-kaşarlı omleti çok beğeni alıyor.

Ekmek ve simitler taş fırından

Peynir Ekmek Cafe & Kahvaltı, üç yıllık bir mekan. Bulunduğu yer eskiden berber dükkanıymış. Şehir dışından hatta yurtdışından da müdavimleri var. Muhlaması ve gözlemeleri meşhur. Taş fırınları var, ekmeklerini, simitlerini, poğaçalarını kendileri yapıyorlar. Hafta sonları kolay kolay yer bulunmuyor. Kahvaltı fiyatları açlık durumunuza göre değişiyor: Az kahvaltı 11, standart kahvaltı 15, çok kahvaltı 25 lira. Muhlamalı Karadeniz kahvaltısının fiyatı ise 22 lira. Peynirli, kavurmalı, kıymalı, patatesli, ıspanaklı gözlemelerin fiyatı 9-15 lira arasında değişiyor.

Kuyruk idare etmek zor zanaat

Zeytindalı Cafe, 2014 yılında açılmış. Pişi ve menemen kahvaltıda en çok talep gören seçenekler. Kahvaltı tabağı 15, iki kişilik serpme kahvaltı 49 lira. Sütle yoğrulup yapılan ve çok talep gören pişi dışında gözleme çeşitleri de var, fiyatları 10-15 lira arasında değişiyor. 50 kişilik mekânda hafta sonları yer bulmak zor, kapıda uzun kuyruklar oluşuyor. Sırf o kuyruğu idare etmek için bir kişi görev yapıyor. Zira anlaşmazlıklar çıkabilir, herkesi memnun etmek ve adil davranmak gerekiyor.

Omletleri ve taze kahvaltılıkları ile öne çıkan sokağın bir diğer mekanı Bikahvaltı’da tulum peyniri Erzincan’dan, beyaz peynir Balıkesir Gönen’den, tel peyniri Adapazarı’ndan geliyor. Organik bal-kaymak 15 liraya, sucuklu kaşarlı omlet 10, mantarlı kaşarlı omlet 12 liraya satılıyor. Menüde krep ve gözleme çeşitleri de var.

“Kuyruktan artar, bize de yeter”

Çelebioğlu ve Köşeli Sokak’ın kalabalığından biraz uzaklaşıp Şair Veysi Sokak’a girince, mavi-beyaz dekoruyla kendinizi bir Ege kasabasında hissedeceğiniz Porcini Kafe’ye rastlıyorsunuz. 10 ay önce açılan mekânın sahibi Alper Alagöz, “Diğer sokağın müşterisi o kadar fazla ki kuyrukta beklemek istemeyenler bize geliyor” diyor. Kuyruktan artan onlara da yetiyor yani. Biraz sakinlik isterseniz Porcini’yi tercih edebilirsiniz ama çok açsanız, kahvaltı doyurmayabilir, porsiyonlar biraz küçük. Yanında pişi ya da yumurta çeşitlerinden isteyin. Yan masadan, patates kızartması ve sosisin gayet başarılı olduğu da kulağımıza fısıldandı.

Sokağın en yenisi

Geldik sokağın en yeni mekanı Kardeş Payı’na. Bir ay önce açılmış. Adını, mekanı işleten iki kardeşten ve aynı isimli diziden alıyor. Volkan Yıldız ve kardeşi uzun yıllar Çakmak Kahvaltı Salonu’nda çalıştıktan sonra patronlarının da desteği ile aynı sokakta kendi mekânlarını açmaya karar vermişler. Pişiler ve gözlemeler anne elinden çıkma. Pankekleri oldukça başarılı. Ege’ye özgü bir lezzet olan Çingene salatası da öne çıkan bir lezzet. İçinde salatalık, domates, biber, tulum peyniri, nar ekşisi, zeytinyağı ve limon var.

Pişiyi sokağa kim getirdi?

“Beşiktaş artık dünya markası oluyor, bizim kahvaltı sokağımız da öyle… Muhlamamız efsanedir, pişiyi de sokağa biz getirdik. İlk yapan şefimiz İzzet Usta’dır” diyor Erhan Bey. Kendisi buradaki üç işletmenin de sahibi. Carmenta’yı dört yıl, Eleven’ı bir yıl, Semt Cafe’yi de yedi ay önce açmış. Bu konuda farklı rivayetler var; pişiyi sokağa ilk kim getirdi bilmiyoruz ama Erhan Bey’in bu gidişle sokağa hâkim olacağı ihtimal dahilinde.

Anlamlı bir fincan kahve

Son olarak Kahvaltıcılar Sokağı’nın en farklı mekanındayız: Demgoodcofee. Sosyal sorumluluk projelerini ve sosyal girişimleri hayata geçirmek amacı ile 2014 yılında kurulan DEM Derneği’nin mekânı. Demgoodcafe’de işitme ve konuşma engelli barıştalar çalışıyor. Misafirler de sipariş kartları aracılığı ile siparişlerini işaret diliyle veriyor. Şart değil tabii sadece bir seçenek. DEM Derneği Proje Koordinatörü Açelya Sarıkaya, Demgoodcofee’de insanları ‘anlamlı kahveler’ içmeye davet ediyor. Burası bir üçüncü dalga kahve dükkânı aslında. Sütlü ve demleme kahve çeşitleri, yanında da atıştırmalıklar var. Kahvaltı sonrası şöyle ‘anlamlı bir kahve’ içip sakince sohbet etmek isteyenlerin uğramadan geçemeyeceği bir mekan.

Peki neden bazı mekânlar daha kalabalık, diğerleri daha sakin? Merakımızı Peynir Ekmek Kafe’nin işletmecisi Can Akdağ gideriyor: “Neresi kalabalıksa, nerede kuyruk varsa orası iyidir diye bir algı var Türk halkında. Bir de fiyatı daha ucuzsa tamamdır. Lezzete pek bakan yok açıkçası.”

Huzurlu bahçesiyle daha sakin bir kahvaltı keyfi vaat eden Saklı Bahçe, Nilgün Abla’nın yeri olarak bilinen Fiskos Cafe, Balkon ve diğerleri... Her birinin kendine has bir lezzeti ve müdavimi var. İyisi mi siz bir hafta sonu kalkın Beşiktaş’a gelin ve kendiniz deneyimleyin. Ama sabah 11.00’i geçirmeyin, yoksa kuyrukları görünce aç midenizin gurultuları tadınızı kaçırabilir. Bir de beklentinizi fazla yüksek tutmazsanız, daha mutlu ayrılabilirsiniz buralardan...

'Kaliteli ve iyi hizmet sunanlar ayakta kalacak'

Beşiktaş Kahvaltıcılar Sokağı olarak bilinen Çelebioğlu, Şair Veysi ve Köşeli Sokak, Sinanpaşa Mahallesi’ne bağlı. Beşiktaş kahvaltıcılarının alamet-i farikasını bir de mahallenin muhtarına soralım dedik ve Sinanpaşa Mahallesi Muhtarı Salim Ergün İskent’in kapısını çaldık.

'Doğma büyüme Beşiktaşlıyım. Daha önce babam 30 sene muhtarlık yaptı Beşiktaş’ta. Benim çocukluğumda şimdi kahvaltıcıların olduğu sokaklarda eskiciler, berber dükkanları, koltukçular vardı. Eskiden bir tek Kaymakçı Pando vardı, oraya gelirdi herkes kahvaltı için. Sonra Pando’nun yanında çalışanlar Çakmak’ı açtı, ardından Faruk Kafe derken onlarca kahvaltıcı açıldı. Bu geleneği üniversite öğrencileri başlattı aslında. Semtte kahvaltı kültürünün oluşmasında onların katkısı büyük. Beşiktaş ve çevresinde 9 üniversite var. Bu da büyük bir avantaj semtimiz için. Bir de Beşiktaş’ın ulaşım kolaylığını hesaba katarsak, ilgi giderek arttı buraya. Bir kahvaltı kültürü oluştu. Özellikle son 3-4 yıldır popülerliği iyice arttı.

Öte yandan Türkiye’de hatta çoğu Avrupa ülkesinde bile Beşiktaş gibi bir semt daha yok. Özgürlüklerin alabildiğine yaşanabildiği bir yer Beşiktaş. Beşiktaş Çarşı’yı merkez alırsak, günlük ortalama 2 buçuk-3 milyon insan buradan yani bizim mahalle civarından geçiyor. Bu tarz mekanlar tabii ki semte bir hareketlilik, canlılık kazandırıyor. Bu durum diğer esnafa da yansıyor.

Beşiktaş Belediyesi’nin kahvaltıcıların olduğu sokakları geliştirmek, güzelleştirmek için bazı projeleri var. Sokağı trafiğe kapatmayı, binaları güzelleştirmeyi düşünüyorlar. Bu popülerlik ne kadar sürecek, kalıcı olacak mı zamanla göreceğiz. İyi ve kaliteli hizmet sunan mekanlar ayakta kalır, diğerleri kapanır gider. Çünkü hizmet sektöründe verebildiğiniz sürece alırsınız. İyi olanlar kazanır, diğerleri elenir.'

Fotoğraflar: Altan Aykan

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS